• 02 Nisan 2020, Perşembe 14:43
SELÇUKBORA

SELÇUK BORA

Şeytanın "Tanrıcılık" oyunu!

Şeytanın ‘’Tanrıcılık’’ Oyunu!

Tek Dünya Devleti Planı

 

Şeytan, yalnızca yaratılan mevcut sistemin basit bir düşmanı değildir.

Aynı zamanda sistemden beslenen ve sistemi, sahibi olan Allah ile birlikte taklit etmeye çalışan bir kopyalayıcıdır.

Allah’ın yarattığı hemen her şeyin paralel bir kopyasını meydana getirerek kendi sistemini kurmaya devam ediyor. Öyle ki insanları tek merkezden kontrol ederek haşa tanrı olmak istiyor.

Dini sembollerin, kavramların, ibadetlerin yerine Masonluk gibi teşkilatlarda kullanılan ritüeller getirerek müridlerini sahte dinler ve sahte aydınlanmalar ile etrafına topluyor.

Geçmişte şeytana tapanlarca kurulan tüm gizli cemiyetlerde asıl amacın, bir gün tüm dünyayı ele geçirip insanlığı köleleştirmek olduğu bilinen bir gerçektir.

Her insanla tek tek uğraşmak yerine İblis, herkesi gören göz ve kulaklara sahip olup, bir zamanlar Firavun’un; ‘’Ben sizin en yüce Rabbinizim.’’ (Naziat, 24) dediği gibi gücünün doruğuna ulaştığında Rablığını ilan edeceği günü tasarlıyor.

Şeytani bir kavram olan ‘’Her Şeyi Gören Göz’’ün temelleri Mısır’da binlerce yıl evvel atılmıştır.

Tıpkı tanrı gibi herkesi her zaman ve her yerde görmek, herkesin ne yapmak istediğini, neden yapmak istediğini bilmek, ama nasıl ve ne şekilde?

İblis geçmişte bunu her sabah çeşitli görevler verip dünyanın dört bir yanına saldığı, akşamları ise yapılanlar hakkında tek tek rapor aldığı şeytanlardan askerleriyle yapmaya çalışıyordu.

Fakat her şeyden haberinin olması mümkün değildi yine de.

Hatırlayın, cinlerden bir grup haber aşırdıkları gökyüzü ile irtibatları kesildiğinde ne olduğunu anlayamayıp meseleyi araştırmak üzere dört bir yana dağıldıklarında Peygamber efendimizi Kur’an okurken bulmuşlardı, gaybı da bilmiyorlardı.

Gayb, pek çok insanın zannettiği gibi yalnızca geleceği bilmek değil, şu an dahil olmak üzere hakkında bilgi sahibi olunamayan her şeyi içine alan son derece geniş bir kavramdır.

Askılıktaki bir ceketin cebinde veya oturduğumuz odanın çekmecesinde olduğunu düşündüğümüz ama ne olduğunu bilmediğimiz her şey bizim için gaybdır, bilinmezdir.

Ancak binlerce yıllık tecrübe gösterdi ki şeytan, insanları yoldan çıkarsa, kaos ve anarşiye zemin hazırlasa, savaş ve katliamlara yol açsa da insanları tek tek takip edebilmesi mümkün değildir.

Yaptığı tüm kötülüklere rağmen ne yaparsa yapsın bir türlü ulaşamadığı kuvvet, herkesi her zaman her yerde görmek ve işitmekti.

Tanrılığın ilk ve en önemli şartı her şeyi her zaman ve her yerde görmek ve işitmektir.

Görmeyen ve işitmeyenden İlah olur mu?

 

Hz. İbrahim'in, üvey babası ile konuşmasını nakleden bir ayette, ‘’İşitmeyen ve görmeyen şeylere niçin tapıyorsun?’’ (Meryem, 42) sorusuna muhatabın cevap verememesi, ibadetin ancak Semi (her şeyi işiten) ve Basir (her şeyi gören) bir mabuda yapılabileceğini, dolayısıyla bu sıfatlara ancak Allah'ın sahip olduğunu gösterir.

O gün cin-şeytanlarından askerleri ile yapamadığını bugün insan şeytanlarının eli ile ve teknolojiyi sonuna kadar kullanarak yapmak istiyor.

Kontrolü ele geçirdiğinde ‘’Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?’’ diyecek, insanlık üzerinde kurduğu baskı ve sahip olduğu güç sayesinde kendisine sayısız taraftar bulacaktır.

Çaresiz insanların boyun eğmekten başka seçeneği kalmayınca en büyük meydan okumasını yapacaktır.

Bugün her köşe başına dikilen kameralar, yüz tanıma sistemleri, vücut ısısını ölçen cihazlar, kiminle, ne zaman ve neden konuştuğunuzun bilgisini veren Whatsapp, Messenger ve WeChat benzeri sohbet programları, hangi sayfaları takip ettiğinizi, sosyal medyada ne kadar kaldığınızı, ne okuduğunuzu ve izlediğinizi kaydeden sosyal medya hesapları, ne yiyip ne içtiğinizi sisteme kaydeden kredi kartı ödemeleri bizleri tek dünya devletine doğru götürüyor, hazırlıyor…

Telefonumuzun ve bilgisayarımızın kamerasından dahi izleniyoruz.

İnternette gezinip çayımızı yudumlarken kameranın diğer ucundan bize bakan ve alay eden gözleri hissedebilirsiniz.

Facebook benzeri sitelerden ‘’Arşiv indir’’ butonuna tıkladığınızda karşınıza çıkan klasörde rehberinizdeki tüm numaraların dahi indiğini görüyorsunuz!

Galerinizdeki tüm fotoğraflara kolayca erişiyorlar. Whatsapp gibi programların -tek kuruş ödemeden, bedava kullandığınız halde- hiçbir geliri olmadan milyarlarca dolara satılabilmesinin sebebi, birileri kişisel bilgilerinize sahip olmak istediği içindir.

Bunun başka hiçbir mantıklı nedeni yoktur.

Bu tür programların yapılıp piyasaya sürülmesinin en büyük sebebi de daha en başından budur, casusluk!

Halk, ücretsiz olduğu için sever ve kullanır.

Bedava peynir yalnızca fare kapanında olur.

Kullandığımız telefon ve bilgisayarların yalnızca ‘’kullanım hakkı’’ bize aittir, özgür değiliz.

İnternet tüm dünyayı birbirine bağlarken dünyanın en büyük veri havuzunu da (big data) oluşturmuş durumda.

Bize ‘’kolaylık’’ ve ‘’nimet’’ olarak sunulan teknolojik aletler, evlerimize ve ceplerimize sokulmuş birer casustan ibaret.

Eğer bilime yönelmez ve gerekli tedbirleri almazsak yakın gelecekte teknolojinin, şeytanın kontrolünde olmasının korkunç neticesi ile karşı karşıya kalacağız.

İslam, bilime karşı değildir, aksine cehaletin düşmanıdır. Bilimin, şeytanın hizmetinde olmasına karşıdır. Bunun olmaması için de bilime teşvik eder.

 

Çünkü şeytanın, maksadına ulaşmak için her asırda ele geçireceği her ilim, insan, kavram ve malzemeyi en iyi şekilde kullanacak zeka ve yeteneğe sahip olduğu aşikardır.

Şeytan, müridlerini ‘’Kötülüğün Tanrısı’’ olduğuna inandırabilmek için bu güce kavuşmaya çalışıyor ve hedefine çok yaklaşmış durumda.

Birkaç aydan beri sözde Çin’deki vahşi hayvanlardan ürediği iddiasıyla başlayan virüs salgını yalanı da bu düzenin Çin’de kurulmaya başladığını gösteren şeytani bir işarettir.

Yalan ve korkunun pompalanması ile birlikte Çin’de bina girişlerine dahi yüz tanıma sistemlerine sahip kameralar yerleştirilerek insanların, oturdukları binalara giriş çıkışları bile kontrol altına alınmış durumdadır.

İnsanlara ‘’korunma'' (gerçekte takip) amaçlı çip takılacağı, kabul etmeyenlerin ise yine HALK TARAFINDAN sistem ve halk düşmanı ilan edileceği günler geliyor.

Öyle ki, kendi sağlıklarının tehlikeye düşmesinden korkan ve sayıları gittikçe artan bilinçsiz kitleler, çip taktırmak istemeyenleri düşman ilan edecek ve hatta Tek Dünya Devletinin kolluk kuvvetlerine ihbar edeceklerdir.

Dünyayı yönetenlerin kurdukları senaryonun, tüm dünyayı ölüm korkusu ile yönlendirmesini istemelerinin tek nedeni budur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Kadir Şimşek Kadir Şimşek 08.05.2020 12:05

Hocam astral seyahat hakkında malumat verebilir misiniz? Bir de Amon ve Ra gibi eski Mısır uygarlığının cinlerle irtibat kurdukları ve piramitleri falan onlara yaptırdıkları söyleniyor bu doğru mu?

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık