• 10 Kasım 2018, Cumartesi 16:21
SELÇUKBORA

SELÇUK BORA

Büyük aşklar inkarla başlar!

Dün Şeytanın Varlığını İnkar Eden Bozgunculardan Sonra Bugün Büyüyü İnkar Eden Bozguncular Türedi… (En büyük aşklar inkarla başlar.)

 

İçinizde şeytanın varlığını inkar edebilecek biri var mı? Varsa –ki olabilir- imanını gözden geçirmelidir. Bir Kur’an hakikatini inkar etmek dinden çıkmak için yeter de artar bir sebep değil midir?

 

Geçen yıllar içinde şeytanın varlığını inkar eden bir güruh türedi. Onlara göre şeytan bir şahs-i hakiki değil, şahs-i manevi imiş. Yani hiçbir gerçekliği olmayan sembolik bir ifadeden ibaretmiş! Soyut bir karton kahramandan, çocukları korkutmak için uydurulmuş öcü benzeri bir safsatadan başkası değilmiş!

 

Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde Allahü Teala bize şeytanı kanlı-canlı, konuşan, fikir beyan eden, kıyaslayan, ihtiraslı, öfkeli, inatlaşan, isyan eden, planlar-tuzaklar kuran gayet zeki bir varlık olarak karşımıza çıkarıyor oysa, öyle değil mi?

 

Tüm bunlara rağmen şeytanı hayali bir varlık olarak kabul etmeye çalışan gafillerin maksadı nedir peki?

 

Kimisi –ki bu çoğunluğu teşkil eder- iki kitap okumaktan aciz, tek bir ayet bilmeyen, okumayan-araştırmayan tayfasından olduğu, kimisi şeytandan korktuğu ve çareyi onu inkarda bulduğu, kimisi ‘şeytansız bir hayatın’ kendisine daha kaliteli ve pozitif bir hayat sunacağına inandığı, kimisi İslam’ı yozlaştırmak için harıl harıl çalışan dış kaynaklı gizli örgütlerin elemanı olduğu ve kimisi de musallatlı olduğu için diyebiliriz!

 

Zira şeytan ancak hükmettiği bedenlerde zihin kontrolü sağlayabilir ve varlığını inkar ettirebilir… Neden mi? Ortaya çıkan kötülüklerin faili olarak bilinmemek ve saman altından su yürütebilmek için! Bunun tek yolu da şeytan diye bir varlığın aslında hiç olmadığını ve insanoğlunun tarih boyunca yanıldığını, cinlerden boşuna korktuğunu ortaya koyabilmekti.

 

İblis’in, insanlara musallat ettirdiği şeytanlara verdiği talimatlardan biri de ‘varlığınızı gizleyin!’ emri değil midir? Aldığımız bilgilere göre öyledir.

 

Şeytanın, varlığını inkar ettirmeyi başardığını gösteren en somut hadise ise “kötülük sorunu’’ olarak ortaya atılan ve kötülüğün kaynağı olarak şeytanın değil yaratıcının ve insanın yargılandığı felsefi zeminin zaman zaman hortlaması ve kabul görmesidir.

 

Şeytan bu akıllıca yolla özellikle son asırlarda filozof namlı pek çok kişiye kötülüğün kaynağını yaratıcı ve insan olarak belletmiştir. Sözde filozofların ‘kötülük sorunu’ diye ortaya attıkları tartışmada şeytan, gerçekliği olmayan hayali bir varlığa dönüşmüş, insanoğlunu (dolayısıyla kötülüğü) yaratan Allah ve artık dünyaya içinde kötülükle geldiğine inanılan insan suçlanır olmuştur…

 

Şeytan tüm bu akılsızca tartışmalara bakıp ne mi yapıyor, bir kenarda ellerini ovuşturup aklandığı için sevincinden ters taklalar atıyor!

 

‘Doktorunuzun tavsiyesi’ denilerek ‘takma’ dişleri ışıl ışıl parlayan beyaz önlüklü sahte doktorlar florür içeren zehirli diş macunlarını halka yıllardır nasıl kakalıyorsa, ‘kötülük sorunu’ hakkında ortaya atılan tüm sayıklamalar da bu çok okumuş filozof takımı tarafından halkın beynine sokuşturuluyor.

 

Meleklerin ve cinlerin varlığını inkar eden bir tefsir yazan Yahudi dönmesi Muhammed Esed’in açtığı bu yolda yürüyen bu insanlara, Kur’anda varlığı ve çalışma sahası apaçık anlatılan şeytanı inkar ettikten sonra ortada din-iman diye bir şeyin kalmadığını nasıl anlatacağız?

 

Esed’e göre melekler, insanların iyi huy ve davranışları, cinler-şeytanlar ise yine insanoğlunun kötü huy ve davranışlarıdır! Böyle kılıf böyle minare! Bana da ‘melekleri, cinleri inkar ettirecek bir kılıf bul’ deseler bundan başkası (bundan iyisi demiyorum bakın) aklıma gelmezdi zaten, yemezler çünkü.

 

Şimdi biz bu akl-ı evvellere nicedir akl-ı selimle ve eldeki delillerle cevap vermeye çalışırken bir de Youtube gibi video sitelerinde milleti dana gibi böğürtüp sözde şeytan çıkaran bir-iki şovmen türeyip büyünün varlığını inkar ettirmeye yönelik propagandalar yapmaya başladı iyi mi?

 

Neresinden tutsak, ne söylesek bilemiyoruz!

 

Her şeyden evvel büyünün ne olduğunu ve ne olmadığını bilmek gerekiyor. İnsanlık tarihi kadar eski, insanlar ve cinler arasında her zaman popüler, tüm kutsal kitaplarda varlığından özenle bahsedilen, şiddetle yasaklanan, vazgeçilemeyen bir enstürmandır büyü.

 

Büyü, bir insanın iradesini belli bir amaç doğrultusunda, geçici veya kalıcı bir süreliğine ele geçirme işlemidir. İnsanlar tarafından yapıldığı gibi cin-şeytanlarının da sıkça başvurdukları, hatta uzman oldukları, girdikleri bedende bolca tatbik ettikleri, akılları baştan alan, istemsiz davranışlara yol açan bir kuvvettir. Büyüde tesiri yaratan Allah’tır. Zira büyü, keyfi bir kanun değil, Bakara suresi 102. ayette de açıkça ifade edildiği gibi bir imtihan aracıdır.

 

Peki bugün büyüyü inkar etme noktasına gelen –her ne kadar ‘biz inkar etmiyoruz’ deseler de büyüden bahsedildiğinde kuyruğuna basılmış katır gibi çifte atan- bu kimselerin derdi nedir?

 

Bunların durumu, tıpkı büyüyü masum göstermek ve halkı büyücülüğe teşvik etmek için ‘ biz büyü yapmıyoruz, sevenleri buluşturuyoruz, arası bozulan karı-kocayı barıştırıyoruz, hayır yapıyoruz’ diyen ve ‘ak büyü’ masalını uyduran cin fikirli insanlardan farksızdır.

 

Zira bu kimselerin (büyüyü inkara gidenlerin) çoğu şeytan çıkarma işiyle iştigal ettiklerini söyleyen ve görünen o ki yaptıkları işi paravan edinerek bir Kur’an hakikati olan büyüyü inkar eden-ettirmeye çalışan, kısaca şeytana hizmet eden akılsız kimselerdir. ‘Büyü yok’ diyerek korunamaz ve kimseyi de büyüyü inkar ettirerek bu kötü enerjiden koruyamazsınız. Hakikatleri görmezden gelen herkes bir gün başına hakikat tokmağını yer.

 

Hele içlerinde rayting ve takipçilerini arttırma sevdasıyla –ve Hoca vasfıyla!- arkası yarın diziler gibi peş peşe şeytan çıkarma videoları yayınlayıp; ‘Bana bugüne kadar üç bin kişi geldi, birinde bile büyüye rastlamadım’ diyen körler var. Bunlar, gözleri görmediği halde ellerinde değnekle akşama kadar sokaklarda kimseye çarpmadan dolaşmayı ve aradıkları adresleri elleriyle koymuş gibi bulmayı başarabilen âmâ kardeşlerimize rahmet okutacak derecede kör ve sağırdırlar.

 

İnternete girdiğinizde sayfası; ‘aşk büyüsü, ayırma büyüsü, soğutma büyüsü, sabun büyüsü, papaz büyüsü’ ve daha bilmem ne büyüsü gibi başlıklarla dolu sayısız medyum, falcı (büyücü) ile karşılaşıyorsunuz…

 

Büyü ve büyücülük bu akl-ı evvellerin iddia ettikleri gibi bugün değil bitmek, altın çağını yaşıyor. Herkes, her yerde her şekilde büyü yapıyor, yaptırıyor.

 

Devlet bu işlerle meşgul olmak isteyen herkese vergi levhası veriyor. Verginizi ödedikten ya da herhangi bir vergi dairesine kayıtlı olduktan sonra ‘medyum’ etiketi altında ne yaptığınızın hiç önemi yok!

 

Bugüne kadar bize başvuran insanlarda insanlar ve cin-şeytanları tarafından yapılan-yaptırılan ne büyüler gördük, tarife sığmaz.

 

Büyü, kainattaki kanunlardan yalnızca bir tanesidir. Etrafınıza bakın, gördüğünüz canlı-cansız her şeyle büyü yapılabilir, yeter ki bu eşya yerli yerinde, zamanında, gerekli malzeme ile yan yana getirilerek kullanılmış olsun. Kısaca büyü, kıyamet kopuncaya kadar her zaman yapılabilecek bir uygulamadır. İnsanlar unutsa cinler (özellikle şeytanlar) aleminde yapılıp ucu yine insanlara dönecek bir silahtır. Eşyada, büyüyü her zaman ortaya çıkarabilecek bir potansiyel vardır. Eşyanın hakikati, yaratılışı (kaderi) böyledir, bunu kim değiştirebilir?

 

‘’Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler. Halbuki Süleyman inkâr edip kâfir olmadı, lakin o şeytanlar kâfirlik ettiler; insanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil'de Harut ve Marut'a, bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Halbuki o ikisi "biz ancak ve ancak sizi denemek için gönderildik, sakın sihir yapıp da kâfir olmayın!" demeden kimseye bir şey öğretmezlerdi. İşte bunlardan karı ile kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Fakat Allah'ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar verebilecek değillerdi. Kendi kendilerine zarar verecek ve bir fayda sağlamayacak bir şey öğreniyorlardı. Yemin olsun ki, onu her kim satın alırsa, onu alanın ahirette bir nasibi olmayacağını da çok iyi biliyorlardı. Hakkiyle bilselerdi, uğruna canlarını sattıkları şey ne çirkin bir şeydi.’’ (Bakara, 102)

 

Ayette belirtilen; ‘’sakın sihir yapıp da kâfir olmayın!" ifadesi şüphesiz ki geçmişte olduğu gibi bugün de insanoğlunu dinden çıkaracak bir yol olarak şeytanların iştahını kabartmaya devam etmektedir. Büyücüler şeytanların sadık hizmetkarlarıdır, öyle de kalacaklar.

 

Biz bugün, ‘büyü diye bir şey kalmadı’ diyerek büyü yapan büyücülerin büyüsünü bozmakla meşgulüz…

 

Evet, en büyük aşklar nefretle başlar, bu gözleri görmeyen, yanı başlarındaki büyücülerin yaptıklarına kör-sağır kesilenler de bir gün hakikate kurban gideceklerdir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 13 9 3 1 14 30
2 Kasımpaşa 13 8 1 4 10 25
3 Galatasaray 13 7 3 3 8 24
4 Beşiktaş 13 6 3 4 7 21
5 Yeni Malatyaspor 13 6 3 4 6 21
6 Atiker Konyaspor 14 5 6 3 5 21
7 MKE Ankaragücü 14 6 2 6 -1 20
8 Antalyaspor 13 6 2 5 -3 20
9 Trabzonspor 13 5 4 4 2 19
10 Göztepe 13 6 0 7 -1 18
11 Bursaspor 13 3 7 3 1 16
12 Demir Grup Sivasspor 13 3 6 4 -4 15
13 Aytemiz Alanyaspor 14 5 0 9 -9 15
14 Erzurum BB 13 3 5 5 -3 14
15 Fenerbahçe 13 3 4 6 -5 13
16 Akhisarspor 13 3 3 7 -9 12
17 Kayserispor 13 3 3 7 -12 12
18 Çaykur Rizespor 14 1 7 6 -6 10
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık