• 26 Mayıs 2016, Perşembe 10:56
SELÇUKBORA

SELÇUK BORA

BİOENERJİ, BÜYÜ, CİN VE NAZAR İLİŞKİSİ

Bize en çok soruların başında şu geliyor:

-Bioenerji ile kişiye cin, büyü-sihir ve nazar gibi kötü enerjiler bulaşır mı?

Bu yazıyı yayınlamamızdaki en büyük etkenlerden biri de, şüphesiz pek çok bioenerjistin beni arayarak veya mesaj göndererek bu uygulamanın tehlikelerini sormaları ve hatta bazılarının bu tehlikeleri vücutlarında ve hayatlarının farklı sahalarında, kimisinin uykularında ve rüyalarında birebir görmeleri ile sonunda bu çalışmadan tamamen vazgeçecekleri yönündeki düşünceleri idi. Bize de hakkında ilim sahibi olduğumuz, (gerçek ilim sahibi olan ancak Allah’tır!) uğruna ömrümüzü verdiğimiz manevi varlıklar ve tehlikeleri konusunda gerçekleri yazmak ve paylaşmak kaldı. Kimin hatırı kalırsa kalsın yalnız, Hakk razı olsun !

Burada anlattıklarımızla kimseyi etkilemek, tesir altına almak, korkutmak ve tedirgin etmek gibi bir amacımız YOKTUR! Herkes meseleyi kendi vicdanında ve Kur’an’ı Kerim izinde ve ışığında çözecektir.

Soru: Bioenerji ile kişiye cin, büyü-sihir ve nazar gibi kötü enerjiler bulaşır mı?

‪Cevap: Elbette. Kişiye müdahale edildiğinde, üzerinde bulunan cin gibi bilinçli ve büyü ya da nazar gibi bilinçsiz enerjiler bioenerjiste de intikal edecek ve hastaya yapılan müdahaleye engel olmaya çalışacaklardır. Bu bir enerji savaşıdır. Sadece bioenerji eğitimi almakla kişi bu tür kötü enerjileri tanımlayamaz, teşhis koyamaz ve elbette temizleyemez. Kişi, manevi ilimler hakkında da bilgi sahibi olmalıdır.

Soru: Rahatsızlığım için bir bioenerjiste gidiyorum. Kendimi bir-iki gün iyi hissettikten sonra sıkıntılarım tekrar başlıyor. Bu yıllardan beri böyle, bunun sebebi nedir?

Cevap: Üzerinizde büyü-sihir, cin musallatı ya da nazar gibi kötü enerjiler var. Bu tür enerjiler bioenerji seansı sırasında bir miktar zarar görebilir, yanabilir ve bu varlıklar ya da enerjiler seans bitinceye kadar hastanın bedeninden uzaklaşabilir, etkilerini bir miktar yitirir ve sonunda tekrar gelirler ve hasta için sıkıntılar yeniden başlar. Bu durumda gidilmesi gereken kişi bioenerjist değil, manevi tedavi konusunda uzman bir kimsedir.

Soru: Cin musallatı, büyü-sihir veya nazar gibi kötü enerjiler bioenerji ile temizlenebilir mi?

Cevap: Hayır, asla. Büyü bozmanın en doğru ve kestirme yolu Kur’an tedavisidir. Büyünün kaç adet olduğu ne zaman yapıldığı, hangi amaçla ve kimler tarafından yapıldığı bilinmedikçe kim kimi nasıl tedavi edecektir? Bizler, bioenerji ile cinler üzerinde yaptığımız çalışmalarda; bu enerjinin cinlerin BAZI türlerine zarar verdiğini, kimisini yaktığını, kimisine ise hiçbir fayda vermediğini ve hatta tamamen boşlukta kaldığını gördük. Bunlar manevi tedavi konusunda uzman kişilerin işi ve kabiliyetidir. Apayrı bir uzmanlık alanıdır. Örneğin kişi üzerinde bulunan lanet-beddua, Allah’a isyan, anne-babaya karşı gelme gibi günahlar veyahut yerine getirilmemiş adaktan gelen şeytan gibi kötü enerjiler de olabilir. Bu durum yine bioenerjistlerin anlayacakları bir durum değildir. Zira bununla ilgili aldıkları herhangi bir eğitim yoktur. Bioenerjistler manevi rahatsızlıklar ile değil, tıbbi rahatsızlıklar ile ilgilenmektedirler ve manevi konular hakkında bilgi sahibi olmayan kimselerdir.

Soru: Bazı bioenerjistler nazar, musallat ve büyü gibi enerjileri ‘’bioenerji’’ veyahut ‘’kozmik enerji’’’ gibi çalışmalarla temizlediklerini iddia ediyorlar. Bununla ilgili görüşünüz nedir?

Cevap: Tam bir hezeyan! Bir kimse düşünün, üzerinde anne-babasından aldığı lanet ve bedduayla gelen bir şeytan olsun. Bu kimseye anne-babası haklarını helal etmedikleri ve okudukları lanet-beddua için de tövbe etmedikleri taktirde bu kişi asla kurtulamaz, iyileşemez. Buradan meydan okuyorum. Bu işi farklı şekilde tedavi edebilen, edebildiğini iddia eden bir kişi varsa çıksın karşıma! Bunlar hayal görüyor, daha doğrusu bunlar birkaç seansla birlikte hastadan bir süreliğine uzaklaştırdıkları cinleri yakarak öldürdüklerini ve hastayı tamamen iyileştirdiklerini zannederek aldanmış kimselerdir.

Soru: Bioenerji uygularken meydana gelen MANEVİ RAHATSIZLIK BELİRTİLERİNİ nasıl anlarım? Kişide manevi bir tehlike olup olmadığını nasıl ayırt edebilirim?

Cevap: Bu belirtiler açıkça bellidir ve sadece bioenerji uygulaması sırasında değil, hacamat ve Kur’an okuma esnasında da aynı belirtiler meydana gelir. Bunlar kısaca şunlardır:
Bioenerji- Hacamat- Kur’an okunması ve şifa niyetiyle müdahale sırasında hastada; bayılma, kendinden geçme, vücutta gizlenen cinlerin hastanın ağzından konuşmaları ,hastanın bilmediği bir dilde konuşması, çığlık atma, yere düşüp yuvarlanma ve buna benzer anormal davranışlarda bulunma, denge kaybı, diş gıcırdatma, ortada hiçbir neden yokken sebepsiz yere öfkelenme ve bioenerjiste saldırma, çevredeki eşyaya zarar verme, anlamsız ve mantıksız sözler sarf etme, bioenerji sırası beklerken aşırı sıkılma, kaçma isteği, mide bulantısı ve kusma… Kişide bu gibi haller meydana gelirse seansa alınmadan önce hastaya, kendisinde büyü-sihir, cin musallatı veya nazar gibi çeşitli manevi rahatsızlıklar olduğu ihtimali bulunduğu söylenmeli, bu yönde uyarılmalı ve mutlaka bir hocaya yönlendirilerek üzerindeki manevi rahatsızlıktan arındıktan sonra seansa alınmalıdır. Aksi halde hasta üzerindeki cinler bioenerjiste çeşitli sıkıntılar çıkaracak, seansı mümkün olduğunca engellemek için gayret edecek ve hatta bioenerjiste de musallat olarak zarar vermeye çalışacaklardır.

Soru: Bin bir hevesle başladığım bioenerji serüvenini göremediğim, farkına varamadığım ve tehlikelerinden korunamadığımı fark ettiğim kötü enerjilerden korunmak maksadıyla bırakmak istiyorum, ne dersiniz?

Cevap: Tıbbi rahatsızlıklar için bioenerji uygulamanızda bir sakınca yok. Ancak kendinizi kötü enerjilerden korumak için ilminiz, günlük okumanız gereken çeşitli ayet ve dualarınız yoksa ve ayrıca üzerinde büyü, musallat ve nazar gibi kötü enerjiler bulunan bir hastaya yaklaşım biçimini bilmiyorsanız manevi tehlikelere karşı korunmasız durumdasınız demektir, herhangi bir şey söyleyemem.

Soru: Bioenerji tıbbi ya da manevi her hastalığa- rahatsızlığa iyi gelir mi?

Cevap: Her hastalığa iyi gelen bir tedavi metodu yoktur, olamaz. Olsaydı eğer Resulullah Aleyhisselam Efendimizin buyurdukları gibi bu metod hacamat olurdu. Bir bioenerjistin manevi rahatsızlıkları tedavi maksadıyla çalışabilmesi için bu konuda eğitimli ve tecrübeli olması ŞARTTIR. Bu eğitim iki güne sığdırılacak bir eğitim de değildir. Kişinin bir uzman ile aylarca çalışıp kendini geliştirmesi, cinler alemi, büyü-sihir ve nazar konularında olağanüstü okuması ve çalışması ve tedavi maksadıyla gelen kimseler üzerinde nasıl çalışılacağını öğrenmesi gerekir.
Bizce en doğrusu bir bioenerjistin, manevi ilimlerde söz sahibi bir kimse ile birlikte çalışması, tedavi sürecini birlikte devam ettirmesidir. Tecrübelerimiz bunu açıkça ortaya koymuş ve yanılgıya ye vermeyecek şekilde bizlere bunu göstermiştir.(Cinlerle konuşan ve görüşen bir kimse olarak bunu söylüyorum.)

Soru: Bioenerjistlerin bazıları sizin ve sizin gibi manevi rahatsızlıkların tedavisi için çalışan kimselere ‘’cinci’’ veyahut ‘’cinci hoca’’ tabirini kullanıyorlar, ne diyorsunuz?

Cevap: Bunlar cahil ve bilgisiz kimselerdir. Kur’an’da haklarında başlı başına bir sure bulunan, sayısız ayette kendilerinden bahsedilen bu varlıklardan bihaber yaşayan, onları görmezden gelen ve yol açtıkları rahatsızlıklar hakkında hiçbir bilgileri olmayan bu tür kimseleri asla ciddiye almıyor ve yorumlarını gülünç buluyoruz. Bu kimseler gerçekte musallatlı ve yardıma muhtaç kişilerdir. Bunu şeytanın tuzaklarını iyi bilen biri olarak söylüyorum. Hepsini bir kenara bırakın, bir bioenerjistin cinleri, büyüyü, nazarı inkar etmesi veya hastaya müdahale ederken bu kötü enerjileri görmezden gelmesi ŞART MIDIR? Kim söylüyor bunu ve buradaki maksadı nedir? Böyle bir şey YOK! Bir Müslüman cinleri, şeytanları İYİ TANIMALI VE TEHLİKELERİNDEN EMİN OLMALIDIR? Bu Allah’ın emridir! Ben bioenerjistim diyerek bu gerçekten kaçan insan cahil ve tedbirsizdir, kendi sonunu kendi hazırlamakta ve bunun farkına dahi varamamaktadır! Kimse kusura bakmasın, bizler bir ilim öğrendik diye bu varlık ve enerjileri görmezden gelecek ve tedbirsiz hareket edecek kadar aklımızı yitirmedik henüz!
Bunlar, ilimleri olmadığı için müdahale ettikleri kişide cin bulunabileceği gerçeğini kabul etmeyen, sadece kolayca öğrendikleri ile her şeyi çözebileceklerini zanneden dar görüşlü kimselerdir. Şurada 30-40 yıllık bir geçmişi olan bir ilmi (Bioenerji) binlerce yıllık manevi ilimler ile kıyaslayamazsınız. Böyle bir kıyasa gerek de yoktur zaten. Zira her ilim dalı farklıdır.

Soru: Bioenerji ile cinler-şeytanlar arasındaki bağlantı nedir?

Cevap: Bir kimseye bioenerji uygulandığında vücutta bulunan bazı cin türleri ‘’uyarılır.’’ Cin zarar görür, bedeni yanmaya başlar veya cinin kısmen yanma ihtimali vardır ve cin yanmayla başlayan sürece dayanamayarak sonunda yüzeye çıkar, hastanın beynini ve bedenini tamamen ele geçirir ve bazı kere hastanın ağzından konuşmaya başlar. Bu konuşmayı o sırada orada bulunan herkes duyabilir, herkes bu duruma şahid olabilir. Benim çok defa yaptığım bir uygulamadır. İsteyenlere ve inanmayanlara gösterebiliriz bunu!

Soru: ‘’Bir danışanıma bioenerji uygularken rahatsızlandım, cinleri görmeye başladım, geceleri korkulu rüyalar görüyorum, rüyalarımda bana saldıran ve zarar vermeye çalışan kimseler görüyorum, sebepsiz yere asabileştim, çok halsizleştim, evimizde kavga eksik olmuyor, seanslar sırasında çok esniyorum’’ vb. gibi şikâyeti olanlar ne yapmalıdır?

Cevap: Bir danışan/hasta direk seansa alınmamalıdır. Kendisine evvela büyü-cin musallatı ve nazar gibi kötü enerjilerin var olup olmadığı hususunda bazı sorular sorularak bir mülakat yapılmalı, şüpheli durumlarda hasta bir ruhsal danışmana, manevi rahatsızlıklar konusunda deneyimli bir kimseye yönlendirilmelidir. Bioenerjistte veya hacamatçıda yukarıda söylenen belirtiler zuhur ederse hem hasta ve hem bioenerjist bir metafizik uzmana görünmelidir.

Soru: Bioenerjistler ‘’bu ilim cincilik, falcılık ve medyumluk değildir’’ gibi ifadeler kullanıyorlar. Buna ne diyorsunuz?

Cevap: Evet, bioenerji bunlar değil, ancak yer yer bunlarla bağlantılıdır, bunu inkar eden kişinin maneviyattan hiçbir bilgisi yoktur. Belli bir açıdan bakıldığında kainattaki her şey birbiriyle bağlantılıdır. Bir kişi birbiriyle bağlantılı olan bu farklı ilimlerin HEPSİNİ (manevi ilimler ve bioenerji) almak zorundadır. Sizler bir hastaya müdahale ettiğinizde ÜZERİNDE NE OLDUĞUNU görüyor musunuz? Hepinizin ‘’hayır’’ dediğini duyar gibi oluyorum. ’’Ellerinizin rehberliği’’ hastada cin, büyü-sihir veya nazar gibi kötü enerjiler olup olmadığını, musallat varsa kaç tane olduğunu ve türlerinin ne olduğunu söyleyebiliyor mu? Müdahale ettiğiniz vücudun içinde neler barındırdığını biliyor musunuz?
Bioenerji ile müdahale ettiğiniz insan bedenini düşünün. O beden, hem tıbbi rahatsızlıklar ve hem de manevi rahatsızlıkları aynı anda barındırabiliyor. Yani bir kişide hem epilepsi hem de cin musallatı, büyü veya nazar gibi kötü enerjiler var olabilir. Bu tür bir hastaya ettiğiniz müdahale sonucunda bu varlıkların öylece kalacaklarını ve size hiçbir şekilde karşı çıkmayacaklarını mı sanıyorsunuz? Sizler o halde cinleri zerre kadar tanımıyorsunuz. Bunlar (cinler) tedavinin daha başında sürece dahil olmakta ve tedaviyi üstlenen kişiyi bundan vazgeçirmeye, önüne engeller koymaya, onu korkutup yıldırmaya ve rahatsız etmeye çalışacaklardır. Bunlar gerçekler, isteyen alır isteyen yoluna bu şekilde devam eder. Zaten kişinin sıkılıp bunalması, hasta olması veya ölmesi niyetiyle kişiyle uğraşan hatta vücuduna giren bir şeytan elbette hastayı kurtarmayı amaçlayan bioenerjiste, hacamatçıya, doktora ve hatta psikolog ve psikiyatriste de saldıracaktır. Halk arasında sürekli konuşulur; Ruh hekimlerinin, psikiyatristlerin tuhaf davranışlarından ötürü kendilerine ’’deli’’ denilmektedir. Bunu araştırdığımda ruh hekimlerinin seansa aldıkları hastaların üzerinde bulunan kötü enerjileri aldıklarını gördüm. İster inanın ister inanmayın.
Hatta pek çok tıbbi rahatsızlığın kökeninde bile cinler, büyü ve nazar gibi kötü enerjiler vardır. Yani, bir bioenerjistin ‘’ben cinlerle uğraşmam, onlarla işim olmaz, bunlar boş laflar, ben tıbbi bir rahatsızlığa müdahale ediyorum’’ gibi sözleri bile aslında çoğu kere boştur, çünkü müdahale edilen rahatsızlık manevi kökenli olabilir. Ben pek çok kere büyü nedeniyle ölen, felç kalan, gözü görmez, kulağı duymaz olan, arabasıyla düz yolda takla atan kimseler gördüm. Şimdi, kimin rahatsızlığının tıbbi ve kiminin de manevi olduğunu ilminiz olmadan nasıl bilecek ve nasıl doğru teşhis koyacaksınız? Bu karanlığa kurşun sıkmak değil de nedir?
Geçen yıl Türkiye’nin ilk Bioenerjisti R.Güler (46 yıllık bioenerjist) ile yaptığım uzun bir konuşmada şunu gördüm ki kendisi bir hastayı ele alırken evvela hastada manevi bir sıkıntı olup olmadığına bakıyor ve konuşmamız baştan sona şeytanlar üzerine oldu. Pek çok rahatsızlığın cinler, büyü veya nazar tarafından meydana geldiğini itiraf etti kendisi. Vücuttaki şeytanları yakarak tedavi yoluna gidiyordu.(Kendisini ve çalışma şeklini tasvip etmediğim halde bu dedikleri doğrudur.)
Şimdi, bu yazdıklarımıza bakarak kimse hocalarına ‘’yalakalık’’ yapmak adına yazımızı iyice okuyup üzerinde iyice düşünmeden abuk sabuk konuşmasın. Kur’an’ı da açıp okuyarak evvela cin nedir, şeytan nedir, büyü nedir, sihir nedir bunları bir bir öğrensin, cinlerin insan vücuduna nasıl girdiklerini araştırsın, sonra konuşsun…KAZANACAK OLAN DA KAYBEDECEK OLAN DA SİZLERSİNİZ..!
Bizler, bioenerjinin ne olduğunu bilmeden hakkında yanlış düşünen ve bioenerjinin ‘’şeytani bir ilim’’ olduğunu varsayan diğer bazı ‘’hocalar’’ gibi hareket etmekten, bu ilmi icra edenlere iftira etmektense bir kursa katılıp bioenerjiyi yakından tanımayı tercih ettik. Bioenerjist arkadaşlardan da aynı ‘’önyargısız’’ ve ‘’şartlanmışlıktan” uzak’’ davranışı bekliyoruz. Zira aksi halde Allah’ın kitabı Kur’an’da açıkça bahsedilen bu enerjilerin kişiye verecekleri zarardan bizler mesul değiliz. Aslolan insan sağlığıdır ve önemli olan doğru tedavi metodunu bulmak ve uygulamaktır. Sağlıkla kalın…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Şefik Şefik 24.08.2019 02:16

Selamun eleykum bu sorular cevap veren kimse beni arayabilirmi yardımınıza ihtiyacım var 05319751330

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık