• 30 Ağustos 2017, Çarşamba 12:29
SAKİNREİS

SAKİN REİS

Yerli Yazılım ve Veritabanı Geliştirilmesine Engel Olanlar Kimler?

Yerli yazılım ve veritabanı(database) uygulamaları bütün ülkeler için milli güvenliği de ilgilendiren stratejik bir konudur. Çünkü kullanılan her bir yabancı yazılım ve veritabanı en kritik bilgilerinize ulaşılma ihtimaline açık kapı bırakmak demektir. Yani o yabancı yazılım şirketi programın içine yerleştireceği küçük bir virüsü istediği zaman aktive ederek en kritik bilgilerinizi her an ele geçirebilir.

Peki ülkeler milli olmayan yazılımların getirdiği bu tehdidin farkında mıdır?

Hayır, çoğu farkında değildir. Maalesef Türkiye de bu ülkelerden biridir.

Sorun, duyarlı kişi ve kesimlerce zaman zaman dillendirilmekle birlikte, bu hususta bir bilinç oluşup devlet katından irade koyulduğuna dair bir bilgiye sahip değiliz. Bunun belgesi de Türkiye’de yerli yazılım kullanma oranının henüz % 3’lerde olmasıdır. Bunun da ne kadarının stratejik sektörlere hitap ettiğini varın siz düşünün.

Halbuki kamu kuruluşlarımız öncelikli olmak üzere stratejik üretim yapan tüm milli kurumlarımızın uluslararası saldırılara karşı veri güvenliklerini sağlamaları gerekiyor. Bunun tek yolu da bu sektörlerde kaynak kodlarına sahip olacağımız milli ve özgün yazılımlar geliştirip, verileri yerli veritabanlarında tutmaktır.

Ayrıca yerli yazılım sektörünün gelişmesi için devlet desteği şarttır. Devlet kurumlarında kullanılan yazılımların yerli firmalarca üretilmesi şart koşularak bu alanda çalışan firmalar teşvik edilmeli, hatta ödüllendirilmelidir.

***

Yerli yazılım sektörünün gelişmesinin önündeki en büyük engel dış güçler ve yurt içindeki işbirlikçileridir.

Milli yazılım üretme gayret ve kapasitesine sahip yerli firmalar ya cazip tekliflerle yabancı firmalar tarafından satın alınarak veya ortaklık tesis edilerek kontrol altına alınmakta; ya da  bu dış kaynaklı yapılar ve işbirlikçileri marifetiyle devlet kapısından özellikle uzak tutulup, dışlanmakta; ürünlerine pazar bulma ve kendilerini geliştirme şansları yok edilmektedir. 

Bunlara bir örnek olmak üzere yerli ve milli bir yazılım şirketi olan Turkyaz Yazılım Ltd. Şti’nin başından geçenleri anlatacağım.

***

Turkyaz Yazılım Ltd. Şti, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın talebi üzerine, Bakanlık, Belediyeler, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinin kullanacağı, ülkedeki kentsel dönüşüm faaliyetlerinin sorunsuz, akıcı ve şeffaf bir şekilde yönetilebileceği ARAAD (Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi) isimli bir yazılım geliştirir. Bakanlıkla imzalanan  Haziran - Aralık 2012 tarihlerini kapsayan 6 aylık bir sözleşmeye istinaden hazırlanan Kentsel Dönüşüm Yönetim Yazılımı 30.000 TL karşılığında bakanlığa kurulur.

Turkyaz Yazılım Şti., program işletmeye alındıktan sonra da 2013 Ocak ayından 2015 Haziran ayına kadar  2,5 sene süreyle, yeni sözleşmenin bugün yarın imzalanacağı sözlü taahhüdlerine inanarak bakanlıkta eleman çalıştırır ve uygulama esnasında ortaya çıkan ihtiyaca göre program geliştirmelerine devam eder. Bu dönemde firma maddi imkansızlıktan kaynaklı sıkıntılarını (Sunucu sistemlerinin icra yolu ile haczedilmesi dahil) ARAAD.net projesine hiç yansıtmaz ve hizmeti bir gün dahi olsun sekteye uğratmaz. Program bu süre zarfında aksamadan tıkır tıkır çalışır. Firma bu iki buçuk sene içinde defalarca talep etmesine rağmen bakanlık sürekli oyalayarak firmayla sözleşme yapmaz ve herhangi bir ödemede de bulunmaz. Ancak sorun olmayacağına dair ifadelerle güvence vermeyi sürdürür.

Sonra çözüm için bir formül geliştirilir ve ödemenin yapılabilmesi için yeni bir ihale açılacağı bildirilir. Firma ihale hazırlıklarını birlikte yapmaları için Havelsan’a yönlendirilir. Turkyaz Yazılım ve Havelsan Ocak-Mayıs 2015 tarihleri arasında birlikte bir ihale çalışması yaparlar. Turkyaz Yazılım yöneticileri Havelsan'ı milli bir şirket olarak görür ve her türlü veri ve bilgisini kurumla paylaşır. Talep üzerine de bakanlıktaki sistemin bir kopyası Havelsan bilgisayarlarına kurulur. (Turkyaz yönetimi bütün bu süreçlerin kayıt altında olduğunu ve istendiği an ispatlanabileceğini belirtmektedir.)

Haziran 2015’te sistem, Türkiye genelinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkezi ve 81 İl Müdürlüğü ile belediyeler, üniversiteler ve 700 yetkilendirilmiş firma tarafından sorunsuz kullanılırken, Turkyaz Yazılım’a herhangi bir bilgi verilmeden ve herhangi bir gerekçe de gösterilmeden birden bire kapatılır.

Bütün hakları Turkyaz'a ait olan, 25 senede geliştirilerek devlete emanet edilmiş ilk ve tek YERLİ Veritabanı Sunucu Yazılımı ile üç sene her gün çalışarak geliştirilen veri tabanı tasarımı ve 33 modülün kaynak kodlarından oluşan sistem, hukuki bir dayanak olmaksızın  22 Haziran 2015 - 1 Temmuz 2015 tarihleri arasında başka bir yazılıma aktarılarak "Yeni ARAAD" ismi ile  kullanıma sunulur. (Bakanlıkta halen bu program kullanılmaktadır.)

Literatürdeki adı “bilişim hırsızlığı” olan bu operasyon şirket yöneticilerinin ifadesine göre Bakan İdris Güllüce’nin emri ile  Havelsan üzerinden yapılmıştır.

Şirket yönetimi gelişmelerden haberdar olunca, durumu anlatan bir sayfalık şikayet dilekçesini Cumhurbaşkanına posta yolu ile; Başbakanlığa da kayıtlı resmi evrak olarak iletir. Dilekçedeki belgeli iddiaları hakaret kabul eden eski bakan Güllüce "Türk Milletini ve Devletini aşağılamak" suçlamasıyla şirket yetkililerini mahkemeye verir. (Mahkeme bu Eylül ayı içinde görülecektir.)

Bu arada Bakanlıkta kullanılmaya devam eden programa sahiplenilmek için 24 Şubat 2016’da Turkyaz Yazılım’dançalınan” sistemin aynısı sanki yeniden yazılacakmış gibi gösterilerek Gazi Üniversitesi tarafından ihaleye çıkartılır. İlandaki teknik şartname, iki sene boyunca defalarca taslak olarak üzerinde çalışılan, iş tanım kısımları bizzat şirket sahibinin oğlu Alp Geven tarafından yazılmış olan metindir. (Şirket yetkilileri bunu da ispatlayabilmektedir.)

Ancak burada bütün bunları aşan çok önemli bir husus var: Çalınan yerli veritabanı ve sistem kısımları tamamen Microsoft sistemlerine entegre edilmiş; böylece yazılımda köleliğe devam edileceği açıkça deklare edilmiştir.  

Ayrıca ilandaki idari şartnameye "25 yazılım uzmanının aynı şirkette 5 senedir bordrolu olarak çalıştığı belgelenecektir" gibi  maddeler konularak, ihaleye girmeye niyetlenecek şirketler devre dışı bırakılmakta, ihaleyi alacak firmanın adresi doğrudan verilmektedir: Havelsan. (Yeri gelmişken Havelsan’da dönen dolapları da ayrı bir yazıda ele alacağımızı belirtelim.)

Yerli ve milli bir firma olan, bu konuda bilinçli bir duyarlılığa sahip Turkyaz Yazılım yönetici ve çalışanlarının emek vererek üç senede geliştirip yazdığı sistem sanki yeniden yazdırılacakmış gibi ihaleye çıkarılır. (Planlandığı gibi Havelsan tek firma olarak ihaleyi alır ve alt yüklenici olarak Netaş’a aktarır.)

Hemen ardından da Turkyaz tarafından yapılacak itirazların önü kesilmek için 29 Şubat 2016 tarihinde Hürriyet gazetesinde Turkyaz Yazılım şirketi ve sahibini hedef alan bir haber yaptırılır ( http://www.hurriyet.com.tr/gizli-verileri-kullandi-davasi-basladi-40061484 ). Belli ki şirket yönetimi ürkütülmek, pasifize edilmek istenmektedir. Linkini verdiğimiz habere bakarsanız göreceksiniz ki, eski bakan Güllüce ‘hakaret’ iddiasıyla şirket sahibi Ramazan Geven’den şikâyetçi olurken; Bakanlık da Ramazan Geven’in‘Altı aylık sözleşmesi bitmesine rağmen üç yıl boyunca bakanlığa gelip gitmeye devam ettiğini, gizli verileri kullandığını, bir türlü engelleyemediklerini’ belirterek suç duyurusunda bulunmaktadır.

Farkında değiller ama sadece şu “üç yıl boyunca bakanlığa gelip gitmeye devam etti” ifadesi bile üç yıllık çalışmanın bakanlığın bilgisi ve rızası dahilinde olduğunu şüphe bırakmayacak şekilde belgelemektedir. Yoksa, kim, hangi bakanlığa, istenmediği halde üç yıl süreyle girip üstelik bilgi sistemleri üzerinde bir çalışma yürütebilir?

Daha pek çok detay var ama olayın özeti bu.

Açıkça görülmektedir ki burada Turkyaz Yazılım firması üzerinden aslında milli yazılım sektörüne bir operasyon çekilmiştir. Üstelik bu ülkenin bir bakanlığı kullanılarak.

Bu ülkemizde sık yaşanan örneklerden sadece birisi.

Peki bu dış güçler ve piyonlarına böyle fırsat verilirse bu ülkenin gelişimi ve milli güvenliği nasıl sağlanacak?

Bu ülke güçlü devletlerin itip kakmasından, kölelikten nasıl kurtulacak?

“Bize hep kurşunlar mı” düşecek?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık