• 14 Ağustos 2018, Salı 16:09
SAKİNREİS

SAKİN REİS

Trump Kukladır, Biz Kuklacıya Bakalım…
Sahnede görünen şu ki, Trump dünyanın yeni belası.
Akşam yatarken, ya da sabah kalkınca attığı bir tweetle bir ülkeye posta koyuyor; ardından mesnetsiz yaptırım kararlarıyla o ülke halkını huzursuz, ekonomisini de perişan ediyor…
Bu turunç kafalı emlakçı böyle “öngörülemez” tavırlarıyla uluslararası gerginlikleri artırdıkça artırıyor.
Yaptırımlarının hedefinde “müttefikleri” de dahil olmak üzere birçok büyük Avrupa şirketi ve ülke var: Rusya, İran, Venezuella, Türkiye, Kanada, Meksika, Avrupa Birliği, vd…
Hepsi de Amerikan yaptırımlarından doğrudan etkileniyor.
Nitekim geçenlerde “kafasına esti”, Obama tarafından İran’la imzalanan nükleer anlaşmadan ABD’yi geri çekip, bu ülkeye yaptırım uygulayacağını duyurdu. İran’ı dünyadan izole eden yaptırımlarını açıklarken diğer ülkeleri tehdit etme küstahlığından da geri kalmadı:  “İran'la ilişkilerini sonlandırmayanlar ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacaktır.”
Breh, breh..
***
Peki ABD bunları niçin yapıyor?
Bunu anlamak için sahnenin önüne değil, arkasına bakmamız lazım ki bu oldukça uzun bir konudur. Ama uzatmadan tek cümleyle söyleyebiliriz ki sahne arkasında oyunu yazanlar da, yönetenler de uluslararası Yahudi organizasyonlarıdır. Trump da, ABD de, Evangelistler de bu oyunun sahnede rolünü icra eden aktörleridir sadece. Okumaya üşenmeyenler için daha önce kaleme aldığımız şu makale konun anlaşılmasında bir girizgah olabilir: (Lütfen tıklayınız).
Hedefleri dünya üzerindeki Yahudi hegomonyasını güçlendirmek, buna karşı oluşabilecek tehditleri bertaraf etmek ve İsrail’i Ortadoğu’da kökleştirip büyütmektir.
***
Kuklacının gösterdiği son hedef ise Türkiye oldu. Sebebi, yukarıda belirttiğimiz gibi Yahudi menfaatleridir...
Türkiye’ye yönelik yaptırımlar için de, casusluk faaliyetleri yüzünden tutuklu bulunan papaz kılığındaki bir ajanı bahane ettiler.

Amerika 2016’da çıkarttığı “Küresel Magnitsky Yasası”nı (bu yasa, ABD hükümetinin dünyada yolsuzluk ya da insan hakları ihlallerine karıştığı gerekçesiyle bireylere, şirketlere ya da diğer kurumlara yaptırım uygulamasına imkan veren muğlak bir yasadır) dayanak yaparak “Papaz Bronson’un tutukluluğunu Soylu ve Gül organize etti” iddiasıyla bu iki bakanımız hakkında yaptırım kararı aldı.  Ardından döviz spekülatörlerini devreye sokarak kaos çıkartmaya yeltendi, peşisıra  F-35 savaş uçaklarının teslimini durdurdu, vs...

Arkasının geleceğinden de şüpheniz olmasın.

Yahudilerin elinde bir oyuncak olan ABD’nin istediği zaman bir bahane uydurup her hangi bir ülke veya şirkete yaptırım uygulaması, -kurdun kuzuyu yemek için uydurduğu bahaneye benzer şekilde- yasa kılığına sokulmuş bir takım belgelere istinat ettiriliyor. Önde gelen pek çok isim ve şirket ne olduğunu bile anlamadan kendini bu "kara listelerden” birinde bulabiliyor.
*** 
ABD’nin bu “yeni konsept” saldırıları ağırlıklı finans ve enerji sektörleri üzerinden gerçekleşiyor.
Ayrıca, ülkelerin kamu borçlarını hedef alan yaptırımlar da uygulayabiliyor; örneğin IMF’nin ve dünya ülkelerinin dara düşen ülkeye kredi vermesini engellemek gibi…
Bu da üçüncü kişileri, bu kişi, kurum ve ülkelerle işbirliği yapmaktan alıkoyarak, ülkenin veya şirketin daha da sıkıntıya girmesine, hatta batmasına sebep olabiliyor.
Taktiklerinin özü bu işte.
***
Arkasında saklanan güçlerle birlikte küresel bir tehdit haline gelen ABD emperyalizmini dünya devletlerinin oluşturacağı bir dayanışma cephesi ancak bertaraf edebilir.
Gecikmeden bu cephe kurulmalı ve Türkiye de bu cephede tüm İslam aleminin temsilcisi olarak etkili bir rol üstlenmelidir.
Bunun için yapılması gerekenleri sonraki yazılarımızda ele alalım.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık