• 17 Aralık 2017, Pazar 5:32
SAKİNREİS

SAKİN REİS

İsrail’i Kuran Aile, Kudüs’ü Başkent İlan Etti…

On gündür gündemimizin birinci maddesini işgal eden Kudüs'e yönelik operasyonu anlamamıza yardımcı olacak gerçeği yazımızın giriş cümlesi apalım: Trump'ı başkanlığa getiren güç, İsrail’in kurucusu olan Rothschild ailesidir.

***

Amerikan siyasetini yakından takip eden analistler, Trump'ın başkanlık hikâyesinin 30 yıl önce başladığını söylüyor. Rothschild ailesinin üyeleri 30 yıl önce Trump'ı iflas ettirerek daha o zaman kanatları altına almışlar. Rothshildler'in liderliğini yaptığı kendisini saklamayı seven "gizli organizasyonun" Trump’ı seçme nedeni "kullanışlı" ve "renkli” biri olarak görmesiymiş.

***

ABD’den yayın yapan bir haber sitesinde[1] yer alan bilgilere göre, emlak işleriyle uğraşan Donald Trump "1987'de (henüz 41 yaşında iken) Resorts International'daki hisselerin % 93'ünü satın alarak ilk kumarhane işletme deneyimine başlamış. 1950'lerin başında başlayan karanlık bir geçmişi olan  Resorts International, uyuşturucu kaçakçılığı, kumar ve diğer yasadışı faaliyetlerden elde edilen kârların, yani kara para aklanması maksadıyla kurulmuş bir CIA ve Mossad şirketi olarak biliniyor.

30 Ekim 1978 tarihli The Spotlight gazetesi, Resorts International'ın ilk yatırımcılarının Meyer Lansky, Tibor Rosenbaum, William Mellon Hitchcock, David Rockefeller ve Baron Edmond de Rothschild olduğunu yazmıştır.”

"1987'de, Resorts International'ın başkanı ve genç bir New York emlak uzmanı olan Donald Trump, CIA bağlantılı James Crosby'nin ölümüyle birlikte Crosby'nin kumar imparatorluğuna da sahip olarak işini iyice büyütmüştür."

"Renkli kişiliğinin yanı sıra, çeşitli lüks oteller, apartmanlar ve diğer ticari girişimlere de adını verince “Trump” ismi kısa sürede emlak sektöründe bir marka haline gelir. Ancak başlıklarda "Trump" ismi öne çıkarken, Resorts International'ın arkasındaki gerçek aktörler - Rockefeller ve Rothschild - kamuoyu gözünden gizlenmiştir."

“Donald Trump, 1980'lerin son yıllarında New York'taki emlak piyasasını güvence altına alan düzenlemelerle birlikte mali sıkıntıya düşer. Atlantic City'deki üç kumarhane ve diğer Trump varlıkları, alacaklıların mülkiyetine geçme tehdidi altına girer. Ancak son anda araya giren Rothschild Inc'in kıdemli genel müdürü Wilbur L. Ross Jr.'nin yardımı ve güvencesi ile Trump’ın kumarhaneleri elinde tutmasına ve tehdit altındaki imparatorluğunu yeniden inşa etmesine izin verilir.

Bu olayın tüm detayları yine bir Yahudi yayın organı olan Bloomberg’in 22 Mart 1992 tarihli nüshasında ayrıntılı olarak anlatılmaktadır[2] ve Wilbur L. Ross bugün hala Jacob Rothschild'in sağ kolu durumundadır.

***

Zaman geçer, Wilbur L. Ross Mart 2016'da bir kez daha ortaya çıkar ve Bloomberg tv’de yaptığı açıklama ile Trump'un adaylığına açık desteğini ilan eder.[3]

Tesadüf ki, aynı sıralar Jacob Rothschild'in oğlu Nat Rothschild, Trump’un danışmanlığını yapan bir Yahudiyle[4] evli olan kızı Ivanka Trump ile arkadaşlık yapmaya başlar. Bu, aileler arasındaki yakınlaşmanın ne düzeyde olduğunun göstermektedir.

***

2016’daki seçimlerde Trump Cumhuriyetçilerin Başkan adayı olur. Demokratların adayı ise bilindiği gibi Hillary Clinton’dır.

İlginç olan şu ki Hillary’in arkasındaki destekçi de, Trump’ın ardındaki güç de Rothshild ailesidir. Yani iki aday birbiriyle yarışmakta ama ikisi de aynı küresel güç tarafından kontrol edilmektedir.

Illuminati işte böyle çalışır; rol vereceği aktörleri onlarca yıl perde arkasında hazırladıktan sonra sahaya sürer ama sonucu hiçbir şekilde şansa bırakmaz. 

***

Gelelim madalyonun öbür yüzüne…

Donald Trump’ı seçmenin önüne koyan Rothschild ailesidir ama Beyaz Saray’a taşıyanlar sağcı, muhafazakar, Hıristiyan ve Evanjelik seçmen kitlesinin oylarıdır.

Yani "seçen" ve "seçileni" temsil eden dişliler birbirine uymaktadır.

Seçimi Trump değil de Hillary kazanmış olsaydı sonuçta yine Rothshildlerin adayı kazanmış olacaktı ama demokratlara oy veren liberal ve seküler seçmenin tepkileri dikkate alınarak Kudüs’ü bu şekilde İsrail’in başkenti ilan edemeyecek, şimdiye kadar yaptıkları gibi niyetlerini bir kez daha ötelemek zorunda kalacaklardı.  

Başkan ve seçmen kitlesinin profili uyumlu olunca, dünya için sürpriz olan bir kararla “ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını” ilan ettiler.

***

Bu karar Yahudi devleti tarihinde önemli bir kilometre taşıdır. 

Bu kararla, bölgedeki güç dengesinin 2006'da İsrail-Hizbullah savaşından bu yana ne ölçüde değiştiği ve "Arap Baharı"yla neyin hedeflendiği de açık bir şekilde ortaya çıkmıştır.

***

Bu gelişmeden çıkarılacak en önemli sonuç, Rothshildlerin de içinde olduğu 13 aileden oluşan Illimunatinin planlarını adım adım hayata geçirdiğidir. Bunu yaparken de can düşmanlarını kendine hizmet ettirmektedir. En önemli kanıtı, aslında Hristiyanlığın Protestan mezhebinin bir alt kolu Evanjelistlerin tamamıyla Yahudilerle mutabakat içinde çalışmasıdır.

***

Evanjelistler...

Yani nam-ı diğer “Siyonist Hristiyanlar”.

Bilindiği gibi muharref Tevrat (Eski Ahit), Hristiyanların kutsal kitabı “Kitab-ı Mukaddes”in bir parçasıdır. Protestan mezhebinin kurucusu olan reformist Martin Luther King ve Johannes Calvin, Kitab-ı Mukaddes’in içinde yer alan “Eski Ahit”e ayrı bir önem atfetmiş, zamanla da bu bölümü neredeyse inançlarının tek kaynağı haline getirmişlerdir.

İngiltere’de ortaya çıkan ve 18. yy’daki sömürgecilik döneminde Amerika’ya transfer olan Evanjelist akım mensupları, Eski Ahit’te, Mesih’in yeniden dünyaya gelmesi için bazı şartların yazdığına inanmaktadır.

Bu inanç sahiplerine göre en önemli şart, İsrailoğulları’nın vaat edilen topraklara dönerek, yeniden başkenti Kudüs olan bir Yahudi devleti kurmalarıdır.[5]

İşte bunun gerçekleşmesini kendilerine misyon kabul etmiş olan Evanjelistler, bütün imkanlarıyla Amerikan Hariciyesini İsrail’i kollayıp gözeten politikalar izlemeye zorlamaktadır.

Siyasi liderler de, büyük bir güç haline gelen bu Evanjelist seçmeni kaybetmemek uğruna mezhebin tüm taleplerini yerine getirmek için canla başla çalışmaktadır.

***

İlginç olan bir şey daha var ki onu da buraya not etmeliyiz: “Evanjelistler, aslında cehennemlik olduklarını düşündükleri Yahudileri Eski Ahit inancı nedeniyle desteklerken; Yahudiler de Evanjelistlerin tüm bu ikiyüzlülüklerini bilmelerine rağmen kendi vaat edilmiş topraklarına kavuşmak amacıyla Evanjelistleri desteklemektedir.” [6]

***

Peki Evanjelistler ABD'de bu kadar mı güçlü?

Evet, bugün 300 milyonluk Amerika nüfusunun yarısı Evanjelisttir.

Evanjelizm Amerika Birleşik Devletleri’nde son yarım asırda büyük güç kazanmış ve bugün artık siyasi bir hareket haline gelmiştir.

***

Mevzu aslında çok derin.

Ama bizim bu kısa makale ile anlatmaya çalıştığımız husus sadece, Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail'in başkenti ilan ederken bu cüreti nereden aldığını ortaya koymaktır. Yoksa, "vaad edilmiş topraklar" bağlamında Suriye ve Irak'ta meydana gelen karışıklıklar ile Türkiye'ye kurulan uluslararası kumpaslar bu mevzunun tamamlayıcısı diğer asıl parçalarıdır.

Onları da ayrıca ele alacağız inşaallah.

NOTLAR:


[1] http://yournewswire.com/rothschilds-caught-rigging-the-us-presidential-election/

[2] https://www.bloomberg.com/news/articles/1992-03-22/the-donalds-trump-card

[3] https://www.bloomberg.com/news/articles/2016-03-09/billionaire-wilbur-ross-would-support-trump-if-he-s-nominated

[4] Trump’un damadı danışmanlığını da yapan, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun iyi dostu -katıksız Yahudi- Jared Kushner’dir.

[5] Evanjelist inanca göre; İsa, yeniden yeryüzüne geldikten sonra Armageddon Savaşı’nda Deccal’ı ve ordusunu yenecektir. 

Ancak İsa’nın yeryüzüne dönebilmesi için gelişini tamamlayacak alametlerin tamamlanması gerekmektedir. Vuku bulacağına inanılan yedi aşama şunlardır:

1.  Yahudilerin Filistin’e geri dönmeleri

2. Büyük İsrail’in kurulması 

3. Yahudiler de dahil olmak üzere tüm dünya uluslarına İncil’in “müjde” olarak vaaz edilmesi

4. Yedi yıl sürecek olan felaket dönemi   

5. Hz. İsa’nın ikinci kez dünyaya gelişi 

6. Armageddon Savaşı (İslam literatüründe Melheme-i Kübra olarak isimlendirilir)

7. Kıyametin kopması ve İncil’e ve İsa Mesih’e iman edenlerin cennete yükseltilmeleri.

[6] Yasin Yaylar,  Evanjelizm ve Türkiye Planı, Yüksek Lisans Tezi, Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,

 Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı,  Kırşehir-2011


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık