• 01 Mart 2014, Cumartesi 1:05
SAKİNREİS

SAKİN REİS

Hz. İsa Olduğunu 14 Yıl Önce Söylemeye Çalışmış!

Mehmet Ali Önel’in “Deşifre” programını izlemiş veya orada söylenenleri duymuşsanız sizin de şoke olduğunuzdan şüphem yok;

Hani biz “ehli dünya”dan sır gibi saklanan, cemaatin  “Fethullah Gülen’in Hz. İsa olduğuna” dair inancının faş edildiği şu meşhur tv programından bahsediyorum. 

Bilmeyenler için hatırlatalım, Fethullah Gülen'in “Ege’de talebe hizmetini en güzel yapan O'dur” diye tarif ettiği 20 yıl önceki talebesi Münip Erdem geçtiğimiz günlerde A Haber’de katıldığı canlı yayında çok çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu. Erdem özetle, "Bu hususu 20 yıl sır olarak sakladım, fitneye sebep olmamak için hiç kimseye söylemedim. Hocaefendi’nin en yakınında bulunan talebeleri Hocaefendi’nin Hz. İsa olduğu kanaatini taşıyor. Hoca efendinin cemaat tarafından Hz. İsa olarak bilinmiş olması kendi aralarında bir sır olarak saklandı senelerce. Hoca efendinin kendisine dedim ki, ‘Hocam siz Hz. İsa mısınız?’ Yüzü kıpkırmızı oldu tutarsız cümleleri peşi peşine eklemeye başladı. ”Ben Hz. İsa’yım” diyemedi “Hz. İsa değilim” de diyemedi. O kadar sıkıntılı bir hava meydana geldi ki soruyu sorduğuma bin pişman oldum.” diyordu.

***

 “Şeyh uçmaz, mürid uçurur” derler. Burada da cemaat mi hocasına hak etmediği bir bröve(!) verme gayretinde; yoksa rivayetlerin kaynağı bizatihi Fethullah Gülen mi diye düşünürken İttihad Yayınları Genel Müdürü Mesut Zeybek yaptığı açıklama ile bizi bu ikircikten kurtardı.

Zeybek,  Hz. İsa olduğu yönündeki iddiaları yalanlamadığı için 40 yıl önce Gülen’le yollarını ayırdığını anlatarak,”Yakınındakileri Gülen'in Hz. İsa olduğuna inandırmışlar. Kendisi ben Hz. İsa'yım demiyor ama yanındakilere İsa (a.s)’nın nasıl geleceğini 40 yıl önce, 'Bir gün valizle İzmir'e çıkar gelir' sözleri ile anlatmış. 'Hoca da elinde valizle geldi tamam budur' demişler. Hoca da ‘Hz. İsa değilim’ demiyor. ‘Ben İsa’yım’(as) da demiyor ama bütün adresler ona çıkıyor” diyor.

***

Bu açıklamalardan sonradır ki 16 sene önceki (10 Şubat 1998) Zaman gazetesinde yer alan ve Fethullah Gülen’in Vatikan’da Papa ile yaptığı görüşmenin aktarıldığı haberdeki küçük “dil sürçmesi” de bir anlam kazandı.

Mesut Erişen-Mustafa Ermek imzalı o meşhur haberde yer alan “dil sürçmesinden kaynaklanan kelime fazlalığı” zannettiğimiz ifadelerde meğer “çakma isa” kendini işaret ediyormuş.

Önce haberi okuyalım:

“Hocaefendi, Papa'ya hitaben, Cumhurbaskanımızın davetini hatırlatarak,  Papa'yı Türkiye'ye davet etti. Hocaefendi kendilerinin de bu konuda ev sahibi olabileceklerini ifade ederek, Papa "Kudüs'e ziyareti arzu ederse, Yaser Arafat ve Diyanet yetkilileri ile görüşerek, bunun gerçekleşmesi için gayret sarf edeceklerini." söyledi.

Hocaefendi, "Harran'ın üç büyük kitabi dinin doğuş yeri (Hz. İbrahim, Hz. İsa ve Museviliğin), olması itibariyle bizim icin fasl-ı müşterek olabilir. Bu sebeple çok rahat görüşüp konuştuğumuz Hz. İsa'nın 2000. doğum yılı kutlamaları münasebeti ile önemli mesajlar verilebilir. Hoşgörü adına önemli imzalar atılabilir" dedi.” (Haberin orijinali)

Biz bu metinde, Gülen’in cümleye başladıktan sonra düşünce akışının yön değiştirmesiyle oluşan kelime fazlalıkları gibi algıladığımız, “…çok rahat görüşüp konuştuğumuz…” ifadelerine takılmıştık. Bunların yayınlanmasını sayfa editörünün işine olan lakaytlığına yormuş, kendi kendimize “bu kelimeleri niçin bırakmışsa” demiştik. Ama şimdi anlaşılıyor ki bu ifadeler Gülen tarafından bilinçli kullanılmış, yayınlayanlar da bilinçli olarak yayınlamışlar. Ancak eski yoldaşlarının açıklamalarından sonradır ki Gülen’in bu sözlerle İsa Aleyhisselam’ın “rahat ulaşılabilir” ve “konuşulabilir” bir mekanda, yani yeryüzünde olduğunu ima ettiğini anlayabildik.

Zaten dil sürçmesi olsaydı, Zaman gazetesi editörleri hocalarının bu ifadelerine gerekli müdahaleyi yaparak, “çok rahat görüşüp konuştuğumuz” ifadesini çıkartmak suretiyle cümleyi o “illetli” (zannettiğimiz) halinden kurtarırlardı. Bir gerçeğe karşılık geliyormuş ki müdahale etmemişler.

***

Peki sahte bir isa’yı Müslümanların arasına salarak ne yapmak istiyorlar?

Yapılmak istenen Müslümanların ahir zaman alametlerine dair inançlarından kaynaklanıyor olmalı.

Biz inanıyoruz ki, İsa Aleyhisselam ahir zamanda gelecek ve insanları Muhammed Aleyhisselamın dinine davet edecek.

Bunu iyi bilen Hristiyanlar, -ya tutarsa diyerek- hiç olmazsa bir kısım Müslümanları peşine takıp kiliseye getirsin diye bu çakma isa’yı başımıza musallat etmiş olmasınlar?

Olabilir, akla çok uzak değil.

Çünkü, yapılanlar tam o misyona uygun.

Bakın o haberin devamında Fethullah Gülen’in Papa’ya yazdığı mektup var.

Gülen o mektupta Papa’ya diyorki: “Papa 6. Paul Cenapları tarafından baslatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İcin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardımlarımızı sunmak için size geldik.”

O misyonun ne olduğunu Gülen’in kendisiyle görüşme gerçekleştirdiği Papa II. Jean Paul daha 1991 yılında (yani görüşmeden 7 yıl önce) açıklamış: “Dinler arası diyalog, Kilise’nin insanları Kilise’ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır.”(John Paul II, Redemptoris Missio, Libreria Editrice Vaticana, Roma 1991, s. 55) (bakınız)

Sloganlarının doğruluğuna dair haklarını teslim etmek lazım: “Gerçekler zamanla anlaşılıyor.”   


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık