• 15 Temmuz 2017, Cumartesi 22:39
SAKİNREİS

SAKİN REİS

FETÖ'NÜN MİSYONU İSLÂM'I İÇERİDEN YIKMAK

“Büyük şeytan”ın büyük emek ve ümitlerle yetiştirdiği “Pensilvanya İblisi”nin ülkeyi ateşe attığı darbe girişiminin üzerinden tam bir yıl geçti.

Çok şükür ki bu bir yıl içersinde kırk yıldan beri başımıza örmeye çalıştıkları çorap lif lif sökülerek pamuk topu haline getirilmiş ve bu “Pensilvanya İblisi”nin ağzına tıkılarak bed sesi kesilmiştir.

Bu süreçte bütün toplum kesimlerinin dikkatinin bu şer odağı üzerinde yoğunlaşması sonucu sinsice hazırladıkları bütün plan ve tertipler ile kripto kadroları bir bir su yüzüne çıkartılmış ve çıkartılmaya da devam etmektedir.

Elde edilen tüm bilgi, belge ve bulguların bize söylediği tek şey vardır: O da bu ihanet örgütünün tek hedefinin yüce dinimiz İslam olduğudur...

***

Bu şer örgütü, akıl hocalarından da alacağı destekle, yaptığı her pisliği, hatta Meclisi bombalamalarını, halkın üzerine tankları sürüp ateş açmalarını bile tevil, tefsir ve inkar ederek kendini temize çıkartmayı deneyebilir.  Binde bir, on binde bir ihtimal de olsa bu söyledikleri doğru da olabilir.   

Fakat, Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsiri üzerinde yaptıkları tahrifat, hiçbir şekilde tevil, tefsir ve inkar ile izah edip yakalarını kurtarabilecekleri bir şey değildir. Bu tahrifat, bu iblisin ve arkasındaki büyük şeytanın gerçek niyetini ortaya koyan en somut suçüstü belgelerinden biridir.   

***

Bilindiği gibi Elmalılı Hamdi Yazır, Cumhuriyet'in ilanından sonra 1925'te TBMM kararıyla Kur'an-ı Kerim tefsirini kaleme almaya başlamış ve “Hak Dini Kur'an Dili” adını verdiği eseri ilk olarak 1935 ile 1938 yılları arasında dokuz cilt olarak Diyanet İşleri Reisliği tarafından basılmıştır.  Sonraki yıllarda ise farklı yayınevlerince basılarak dağıtılmıştır.

Tefsirin 1996 yılında Zaman Gazetesi'nin de bağlı olduğu Feza Gazetecilik AŞ tarafından dağıtılan sadeleştirilmiş nüshasında[1] örgütün bütün gizli emellerini ortaya koyan çok ama çok önemli bir tahrifat yapılmıştır.

Eserin Osmanlıca orijinal el yazmasında, “Resul olarak senden evvel de kendilerine vahiy verdiğimiz ricali gönderdik. Ehl-i zikre sorun, artık bilmiyorsanız” şeklinde olan Nahl suresinin 43. ayeti kerimesi, Azim Yayınları tarafından sadeleştirilirken, "(Ey Peygamber!) Biz senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız ilim adamlarına sorun" şeklinde Türkçeye çevrilmiştir.

Daha sonra Elmalılı tefsirini okurlarına promosyon olarak vermeye niyet eden Zaman gazetesi Azim Yayınları ile anlaşmış, ancak tefsirdeki "İlim adamları" ifadesini, "Tevrat ve İncil alimleri" haline getirerek ayeti, “(Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun şekline sokmuştur.

Elmalılı’nın tefsirinde yapılan bu tahrifat izah edilebilir bir şey değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır tefsirini yazmış ve 1942 yılında vefat ederek ebediyete intikal etmiştir. Artık kıyamete kadar kimse onun ismini taşıyan bu tefsirde manayı değiştirecek bir değişiklik veya düzenleme yapma hakkına sahip değildir. Edep de, adap da, ahlak da, vicdan da buna müsaade etmez.  Fakat Fetö’nün iblisleri bu edepsizliği, bu adapsızlığı, bu ahlaksızlığı, bu vicdansızlığı yapmış, “Ehl-i zikr” ifadesini “Tevrat ve İncil Alimleri”şekline sokmuşlardır…

Bu sadece Yahudi ve Hristiyanlar’a şirin görünme gayesi ile yapılmış bir şey değildir. Burada İslam’ın gelmesiyle yürürlükten kaldırılmış Yahudi ve Hristiyan dinlerinin hala geçerli olduğu iddiası ile efendilerini memnun etme gayreti vardır. Ayette yapılan bu değişiklikle, “alimleri muteber bir dinin, kitapları da muteberdir” tezinin önü açılmaktadır.

Peki şaşırdık mı?

Hiç şaşırmadık.

Çünkü Fetö’nün kısa tarihinde buna benzer pek çok İslam dışı düşünce ve uygulama var. Mesela 2012 yılında Belçika-Türkiye Dostluk ve Diyalog Derneği’nin, Brüksel'in en büyük kiliselerinden olan Saint-Jean-Baptiste Kilisesi'nde, ezandan "Eşhedü enne Muhammeden resullullah" kısmını çıkartarak Hazreti Muhammed'siz ezan okutmaları gibi…

***

 Bunlar İslam’a samimiyetle inanmış bir Müslümanın yapacağı işler değil.

CIA’nın yetiştirip kolladığı Fetö’nün İslamla hiç bir ilgisi yoktur. Onun nihai amacı, İslam’ı mevcut büyük dinlerle harmanlayarak adı İslam olan ama batının kontrolünde, etki ve iddiasını yitirmiş “yeni bir din” ortaya çıkartmaktır.

Elmalılı Hamdi’nin tefsirinde yaptığı tahrifat da bunun en büyük delilidir.

Fetoş ve Fetö hakkında hüküm vermek için başka vesikaya aramaya gerek yok, bu tek örnek bütün niyetlerini ortaya koymaktadır.

 


[1] Hak Dini Kur'an Dili, Elmalılı M.Hamdi Yazır, Feza Gazetecilik, Sadeleş. Doç. Dr. İsmail KARAÇAM, Yrd. Doç. Dr. Emin IŞIK, Dr. Nusrettin BOLELLİ, Abdullah YÜCEL, Mahmut ÖZAKKAŞ, 1996

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık