• 22 Ocak 2018, Pazartesi 14:03
SAKİNREİS

SAKİN REİS

ABD Tezgahına Çomak...

Dünyaya hükmetme arzusundaki güçlerin, Türkiye’nin de uzantısı olduğu Ortadoğu üzerine yaptıkları şer planlar bitmek tükenmek bilmiyor. Nitekim, dünyanın bütün emperyalist ülkelerini değişik kılık ve pozisyonlarda Ortadoğu mevzilerinde kan dökerken görmek mümkün. Bütün hesapları, bölgeyi küçük parçalara ayırarak, her parçanın başına kendilerine itaat eden bir kukla lider oturtmak ve onlar üzerinden de ülkelerin tüm kaynaklarını sömürmek.

Ancak görmekteyiz ki bu emperyalist ülkelerin en cüretkârları ABD ile Batı orijinli işbirlikçileridir. 

Bu aç gözlü Yeni Dünya ülkesi, binlerce kilometre uzaktaki ülkelerin kaynaklarına göz koymakta, harita üzerinde işaretlediği ülkelerde aleni şekilde terör örgütleri kurup silahlandırmakta ve sonra bunları “tehdit olarak” tanımlayıp yok etme bahanesiyle o ülkelere girip, taş üstünde taş bırakmamaktadır.

Bu şekilde, bir taraftan hamisi oldukları İsrail devleti için güvenlik üretirken; diğer taraftan da yeni atadıkları yönetimler vasıtasıyla o ülkelerin kaynaklarını dibine kadar sömürmekte, zenginliklerini kendi ülkelerine taşımaktadırlar.

Nitekim Taleban’ı kurup Afganistan’ı içinden çıkılmaz bir bataklığa mahkum edenin,

El Kaideyi kurup dünyanın başına bela edenin,  

DEAŞ’ı kurup Suriye’nin başına musallat edenin, …bizzat ABD olduğu artık tüm dünya kamuoyunca bilinmektedir.

Bu emperyal güç şimdi de Türkiye’nin güney sınırları boyunda alan tutmaya çalışan YPG-PYD yapılanmasını mercek altına almış, şer planlarının yeni aktörü yapmaya çalışmaktadır. Amaçları, “kimyasal silah üretiyor” yalanıyla saldırarak ekonomisini ve insan kaynaklarını tüketip, üç parçaya ayırdıkları Irak’ın Kürt bölgesini Türkiye sınırları boyunca uzatarak Akdeniz’de kıyısı olan bir devlet haline getirmek. Bundan maksat da bu yeni kukla devletle hem Şam yönetimini, hem Ankara’yı sürekli çatışma halinde tutarak, her iki ülkeyi de daimi bir istikrarsızlığa mahkûm edip, muhtaç kılmak ve nihayetinde “söz dinler” bir hale getirmektir.

Bu şer planın farkında olan ve uzun bir süredir bu planı sahneye koymaya çalışanlara net uyarılar yapan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, nihayet gerek kendi güvenliği, gerekse bölge halklarının güvenliği için BM Antlaşması’nın ilgili maddelerine dayanarak 20 Ocak 2018 tarihi itibariyle bölgeye silahlı müdahalede bulunmak zorunda kalmıştır.

Şunu açıkça belirtmeliyiz ki, çatışmanın karşı cephesini Kürt kardeşlerimiz olarak değil; etnik kökenlerinden bağımsız olarak baş emperyalist ABD ve terör devleti İsrail’in taşeronları olarak görmekteyiz. ABD ve İsrail ile iş tutan hiçbir grubun, hiçbir masumiyet ve meşruiyeti kalmayacağı da açıktır.  

***

Bu müdahalenin tüm şer odaklarının oyunlarını bozması temennisiyle, Allah harekâtta görev alan vatan evlatlarının yâr ve yardımcısı olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık