• 20 Aralık 2017, Çarşamba 23:19
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

ZITLIK İLKESİ VE SAĞ/SOL

Mevzu evvelemirde ulviyet ve sufliyet meselesidir.

Ve her şey zıdtıyla kâimdir/vardır.

*

İslamiyette bildiğimiz anlamda uğursuzluk kabulü yoktur, uğurlu sayma/uğura yorma ise vardır (Kısmen tefeül böyledir).

Sağ uğurlu, sol (şom) ise uğursuzdur.

bkz. “şom ağızlı” (meş’eme/sol/uğursuz ağızlı)

bkz. “meymenetsiz herif” (sağ’sız/uğursuz kişi)

Öbür dünyada sevabı çok olan Müslümanların amel defteri sağ’dan (meymene), günahı çok olanların ise sol’dan (meş’eme) verilecektir (bkz. Vakıa, Hakka, İnşikak sureleri).

*

İlgi:

“bu sabah solundan kalkmak” deyimi

“sol elle yemek yememek su içmemek” kuralı

“helaya hamamlık’a (banyo) sol ayak ile girmek sağ ile çıkmak” kuralı

*

Kabul’de zıtlaşma:

Prometeus, Zeus’a rağmen ateşi (teknoloji) insanlara ulaştırmış ve cezalandırılmışmış (Kafkaslarda zincire vurulma ciğerini kartal yeme vs.)

Oysa bizde İdris (as) yazı yazma (ilim) ve terzilik (teknik) piridir ve Allah onu ödüllendirmiştir (göğe yükseltmiştir).

Onlarda ceza anlayışı/kabulü / Bizde mükafat (İşte zıtlık’ın kaynağı).

*

Bize göre “öteki” yani  zıt olan ters olan aksi olan anti olan “batı”dır yani hıristiyanlıktır. Müessis nizam olarak batı ile temas/komşuluk/rekabet yaşadığımız için böyledir yoksa bittabii Yahudilik bundan muaf değil.

Onlara karşıyız sevmiyoruz muhalifiz müreddiyiz tersiz itirazımız vardır ve onlar muarızımızdır binaenaleyh her mevzuda reddiyemizi ortaya koymalıyız, karşı tavır üretmeliyiz.

Ve... onlarda bebekler pis ve günahlı doğar / Bizde ise bebek temiz ve günahsızdır.

İşte ilk zıtlık buradan başlar ve sosyal anlamda makas gitgide iyice açılır. Hayatı anlamlandırma anlam yükleme; sevgi nefret ihtiyaç moral takviyesi kabuller hoşlantı boşlantı meşru gayrımeşru haz zevk beğeni günah sevap ödül ceza tenkit teyid hoşgörü horgörü ilh. bu tavır üzerinden şekil kazanır; kültür böyle bi’şeydir. Kültür dindir dîger bir deyişle din kültür (tezahürler) halinde yaşanır.

*

Gelelim “onlar” ve biz”e...

Yemekten önce dua ederler / Biz doyduktan sonra ederiz.

Yatmazdan önce dua ederler / Biz yatınca (ilk önce sağ yöne yatılır; mezarda dahi öyledir).

Yıkanma sağlığa zararlı derler(idi) / Bizde ise yıkanmak esastı.

Halvet mevzusunda, önce yıkanırlar / Biz binnetice guslederiz.

Sünnet olmazlar / Biz oluruz (Yahudiler de olur).

Kasık ve koltuk temizliği (etek tıraşı) yapmazlar / Biz yaparız.

Ayakta bevlederler / Biz çömelerek ya da oturarak yaparız.

Helada su kullanmazlar / Biz kağıt vb. ardınca su ile taharetleniriz.

Durgun suda (fıçı/küvet) yıkanırlar / Biz akar/dökme/serpme suda yıkanırız.

Kiliseleri doğudan batıyadır / Bizim camilerimz kıbleye (Mekke) doğrudur.

Mezarları doğudan batıyadır / Bizim kıbleye (Mekke) doğrudur.

Sol elle yiyip içerler (şeytan her işini sol ile yaparmış) / Biz sağ elle yer içeriz.

Ekmeğe değer vermezler atar tutarlar / Biz yere düşen ekmeği bile öpüp yüceltiriz.

Nimete saygı yoktur / Biz nimete nankörlük etmez ve asla üstüne basmayız.

Kızlar için aile erkeğe para (drahoma) öder / Bizde ise mehir vardır ve kıza ödenir

Kadın ve çocuk satma normal(idi) / Bizde mümkün değildir.

Kadın ve çocuk dövme normal(idi) / Biz dövmezdik (ya şimdi?)

Kadın ve çocuk öldürme suç değil(idi) / Bizde mümkün değildir.

Cenazeye makyaj yapıp giydirirler / Biz soyar yıkar ve kefene sararız

Cenazenin yanına put şarap para koyarlar / Biz asla bi’şey koymayız.

Cenazeye kadınları da katarlar / Bizde kadınlar cenaze alayında bulunamaz.

Cenaze gömerken ayakta dikilirler / Biz çömelir ya da otururuz (Muhalefet).

Bağırarak ve söverek konuşurlar(idi) / Bizde ise vakâr vardı (ya şimdi?)

Büyüklere adıyla hitap ederler / Biz unvan kullanırız (dede nine vb.)

Köpeklere melek peygamber adı verirler (co, mayk) / Biz asla öyle yapmayız.

Kanlı biftek yerler / Biz kan ve kanlı et yemeyiz (Yahudiler de yemez).

Çiğ ya da az pişmiş et yerler / Biz yemeyiz.

Domuz yerler / Biz asla yemeyiz (Yahudiler de yemez).

Ayakta su içerler / Biz çömelerek ya da oturarak içeriz.

Eve ayakkabı ile girerler / Biz eve ayakkabı ile girmeyiz.

Kitapları dik dizerler / Biz ciltleri bozulmasın diye üst üste koyar(idik).

Eve arabaya sol ayakla girerler/binerler / Biz sağ ayak ve besmele ile.

Yürüyüşe sol ayakla başlarlar / Biz bi zamanlar sağ ile başlardık.

Yazıları bile soldan başlar / Bizim bi zamanlar galiba sağdan(idi)

...

to be continued (bitmedi/devamı var)

*

Hımm sanki “muhtasar ilm-i hal” gibi mi oldu... filhakika öyle/benzer bir izlenim veriyor.

Öyleyse merhum A. Arvasi Hoca’ya bi bakalım bu mevzuda ne demiş: “Yazmaya başlamazdan önce ilm-i halin bu ölçü zor bir alan olduğunu bilmiyordum”.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık