• 08 Ekim 2017, Pazar 16:10
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

YANMA KERKÜK YANMA

 

Mum kimin yanan Kerkük (mum gibi yanan Kerkük)

*

Ey Kerkük

mum kimin yanan Kerkük

Yıktılar kalamızı,

sürdüler balamızı

Daha can boğazdayken

çektiler salamızı (*)

 

Kerkük, hoyratlarıyla (mâni) türküleriyle Türkmenleriyle canımız idi cananımız idi. Üniversite yıllarında sıkış tepiş yurt odalarında, ayakları uzunca bir demire kaynakla tesbit edilmiş masa sandalyeli fakülte kantinlerinde Kerkük konuşur âhlar çeker vahlar ederdik (keza Azerbaycan Türkistan; osman baturlar şeyh şamiller de anılırdı). Adları abdulvahab abdulgani olan Kerküklü kaçkın (mülteci) öğrenci yoldaşlarla “yapırêm edirêm men bele deyêrem türkçe danışirêm anlamırsên” benzeri mabbetler ederdik. Kerkük’ün (yani Musul Erbil Tavuk vd.) gün gelip “hür” olacağı günlerin hayalini kurardık. Gariptir bunu böyle yapıyoruz diye rusçu veya çinci ve/fakat bi’şekilde türkiyeli (bizim kasabalı bizim köylü) komünistler tarafından kurşunlanır bombalanır öldürülürdük. Eh bizim de elimiz armut toplamadığına göre... (İşe de bkz. tam da işbu ekim ayı armut/ahlat toplama çağıdır; tevafuk olmalı).

Kerkük gümüş tepsi içinde altın kadehte İngilizlere sunuldu, utanma yoksunu amcalar bu “hayırlı” işi/günü bir de bayram ilan eyledi. İngiliz kafirinin aklı almadı olana inanamadı, Türk oyun yapıyor pilan yapıyor sandı. Lakin bizim amcalar ihanet ve manyaklıkta samimi idi ki Adem’den (as) bugüne örneği yoktur. İngiliz kafiri en son -ayıp olmasın diye- para teklif etti, bizimkiler onu da red’dederek dünya siyasi manyaklık skalasını egale edilemez dahi erişilemez bir yüksekliğe çıkardı. Öncesi İttihad û Terakki katilleri Abdulhamid-i sânî’ye (II.) ait Musul-Kerkük arazi tapularını iptal etmek suretiyle ufukta heyulası beliren yeni regimenin operasyonel elini güçlendirmişti. Ez-cümle bilinen/mahut operasyon eğer bizzat UK (birleşik krallık) jensiyası (zeka) tarafından kurgulansa bu ölçü başarılı olamazdı.

Utancın bayramı olur mu / oluyor

Sağlıklı bir ruhi yapı tutsaklığını kutlar mı / kutluyor

Bu vb. yapıp edenler ululanır mı / tapıyor

Tc’de şu son 100 yıldır olanlara bir ad/teşhis koymada cari tıbbî terminoloji ne yazık yetersiz kalıyor.

Lakin tarih hayat zaman (zamana bağlı âmiller) biz bir şey yapmasak dahi -ki son üç beş yıla kadar gerçekten hiçbir şey yapılmamıştır- bizi tarihi rolümüzü oynamaya çağırıyor. Bu tek yönlü bir davettir ve iptal şansı içermiyor! Binaenaleyh icabet kaçınılmazdır, icbar (cebir/şiddet) gereklidir. Yiğit düştüğü yerden kalkar denmiştir. İngiliz kafiri bizi Musul-Kerkük’te yendi atardamarımızı orada(n) kesti, bizim yerli kuklalar İngilize hizmet ve sadakate endexli olarak makam mevki unvan madalya ün şan para güç put sahibi oldu. Musul-Kerkük’ün kurtarılması aynı zamanda yerli kuklaların/gurkaların da işinin bittiği/bitmesi demek olacaktır.

100 yıllık zilletten sonra artık bize güzel bir zafer yakışır.

İfade-i dîger: Yakın bir fetihle müjdelenmek ne de yakışırdı (âmin).

 

(*) bkz. Nefi Demirci, Mum Kimin Yanan Kerkük, Kıraçlı Yay. İstanbul-1977(?)

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık