• 16 Nisan 2016, Cumartesi 14:05
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

TUZAK

TUZAK’A GELMEYELİM

Hem Türk hem Müslüman olup çağa ayak uydurulabilir mi? Bu tuzak bir sorudur. Benzer bir soru da şudur: İslâm inancının ekonomik temeli nedir?

İlk soruda laiklik kokan inkilap yobazlığının sırıttığı pembe bir niyet hemen anlaşılırken ikincisinde yine aynı akımın marksist yüzü kızıl maskesi ardından sırıtma cüretinde bulunur!

Efenim, Müslüman olmak zaten medeni olmak demektir. Kuran-ı Kerim kendinden önceki bütün kötü yanlış sapık inanç ve uygulamaları ortadan kaldırmıştır. Allah’ın bildirdiği dışında medeniyet yolu aramanın adı küfürdür. Allah Rasulü Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde oranın adı henüz Yesrib idi. Yaradılmışların en seçkininin gelmesiyle şehir şeref ve üstünlük kazandı, medeniyet kapısı açıldı ve adına medeniyetin beşiği/kaynağı anlamında Medine dendi.

Sapkın görüşlü sözde TC aydını putatapıcı Yunan ve Roma kalıntıları üzerinde yükselen Hıristiyan Avrupa’yı medeniyetin sözde kâbesi ilan etmiştir. Sapkın görüş sahipleri asrîlik/çağdaşlık modernlik inkişaf ilericilik vb. süslü zehir adlarını bu adî tuzağın bu iğrençliğin bu zevksizliğin bu sufliyetin ünvanı eylemişlerdir. Edip eyledikleri diğer utanç ve suçlar yazılarımızı okuyanlar tarafından yakından bilinmektedir.

Müslümanın cevabı böyle. Bir de Türkseniz İslâmın son bin yıllık kültür ve güç birikimini temsil ediyorsunuz demektir.

Efenim, ikinci soru için uygun pek çok karşılık bulunmakla birlikte -her zaman yaptığımız gibi- çarpıcı sandığımız birisini cevap/fikir biçiminde üretmeye çalışacağız. O da şudur: İslâm herhangi bir ekonomik temele/kabule oturmaz! Marksizm vd. ideolojiler oturur oturtur oturtturur, kapitalizm de öyle.

Yazımızın gerizekalı bir süzme tarafından da okunma ihtimaline karşı hemen belirtelim. İslâmın ve Müslümanların ekonomiye dair hem görüş hem de onbeş yy’lık örnek uygulaması vardır. Ama akıllı insan oldukları da bilinen Müslümanlar hayatı basit bir alışveriş kavgası olarak görmez. Yine onlara göre hayat sınıflar arası çatışmadan ibaret değildir. Sosyal denge ve dayanışma mülkiyetin dokunulmazlığı hak-adalet helal-haram din-iman sevap-günah... Müslüman bunlara dayalı inanç sevgi vazgeçmezlik adanmışlık yargı yasama ve bizzat yaşama’yı amaç edinmiş kişidir. Müslümanlar ekonomi üretim ve ticaretten de iyi anlar ama paraya tapmazlar. Sermayenin putlaştırılması olan kapitalizmin kapıları da Müslümana kapalıdır, yasak bölgedir. Madde maddeden doğdu deyip maddeciliği (materyalizm) yücelten komüniste karşı Müslüman, insan insandan doğdu diyerek insanı yüceltir. Yaratılmışların en üstünü (eşref-i mahlukat) olan insanı hak ettiği yere taşıma gayretinde olur.

Erol Güngör Beğ şöyle diyordu: Günümüzde TC’nin dayattığı çağdaşlık adlı şeylere uymamız istenirse bunun için sadece Müslümanlıktan değil ayrıca insanlıktan da çıkmamız gerekecektir.

Biz zalimce dayatılan bu sapkınlığa uymayı reddediyoruz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık