• 13 Mayıs 2018, Pazar 22:15
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Soyad meselesine bakışlar...

 

Yakın günlerde soyağacına ulaşma yolu -helesi- açılmış bulunuyor. Bu durumda soy’dan bahsetmenin de elbette sırasıdır. Soyu sopu ile derdi olanlar dışında kalan Türk halk kitlesi için başlıca dert ironik biçimde gene soy ile ilgilidir ve fakat bu, şecere nesep döl olmayıp bilakis “soyad” diye bi ucubedir. Bugünkü makalemizde işbu meseleyi teşrih masasına yatırmak istiyoruz.

*

Ural-Altay dil ailesi geleneğinde soyad görülmez lakap veya aile şehir mevki/statü ve mesleğe atıf vardır. Türkçede lakaplar (soy bildirimi/mensubiyet) adtan önce gelir. Sırf Avrupaya benzemek/taklit uğruna soy bildirimi yani soyad adtan sonraya getirilmiştir. Bu, terbiyesizlik olmak yanısıra çok açık bir dil kuralı ihlalidir.

 

Soyad olgusu özellikle batıda (Hint-Avrupa dil ailesi) yaşayan bir kültür unsuruna -taklit yolu ile- “zorla” resmiyet kazandırılmasından ibarettir. Bilindiği kadarıyla Osmanlı’da azınlıklar (Rum ve Ermeniler) XIX.yy ortalarından itibaren soyad kullanmaya başlamıştır.

Erken dönem Amerikasında köle satıcıları kendi ad ve soyadını zenci köleye verdi. Bunu bazen de satıldığı çiftlik sahibi efendi yaptı. Bu kadar olmasa da Tc’de de benzer bir mekanizma ile karşılaşıldı. İroniye bakın ki dijital teknolojinin yaygınlaşmasıyla dünya ile eşzamanlı olarak Tc’de de kimlik nu. ad ve soyadın yerini almaya başlamış bulunuyor! Tc penceresinden bakıldığında ise zaten uydurma dayatma köksüz zevksiz aidiyetsiz sözde soyadlar yakın gelecekte yerini kimlik nu. rakamlarına bırakacak gibi. Bakalım gelecek daha neler getirecek...

Bugün Tc’de birçok Türk için soyadın bir anlamı ve değeri yoktur (Soyad üzerinden sövgü tercihi bile yapılmaz). Soyadın resmi işlemler dışında sosyal hayatta bir temsil kimliği ve temsil gücü bulunmaz. Numara ve kodlamanın ötesinde bir değer de ifade etmiyor. Soyadı verilirken (çünkü almaya fiilî engeller konmuştu) aşiret yapısını koruyan bazı topluluklar zengin ve nüfuzlu aileler geçerli lakaplarını -azınlıklar mevcut soyadları- soyad olarak alabildi. Diğerleri -bütün bir halk- başçavuş ve kâtiplerin olmayan insaf ve zevk tercihine bırakılmıştı (Bir pırpırlı ya da kâtibin birikimi kültür ufku ve edebî zevki ne olabilecekse!)[1] İşte Türkiye’de bugünkü soyadı manzarası böyle ortaya çıktı. Hem sonra konu niye kâtip vb. tiplerle ilgili olsun ki. Bizim dışımızda irademiz iznimiz talebimiz olmaksızın birileri (dönemin siyasi aklı ulujensiya tekparti diktatörlüğü/otoritesi) buna karar vermiş ve uygula(t)mış bulunuyor. Halkı gütme ve dayatmaya bağlı bozguncu rejimlerin karakteristiği bu.

 

Soyad verme/dayatma işi nasıl oldu / Şöyle oldu:

Her zaman olduğu gibi gene tam müsellah (silahlı) bir manga asker köye nazik(!) bir giriş yaptı. Erkekleri minaresinde ezan okunması yasaklanmış cami meydanında topladı (gözlerde dehşetin izi korkudan titremeler ve ancak fısıltıyla salavat getirmeler...) Bu alışılmış bir kurşuna dizme veya Kuran yakma da olabilirdi ama silahlılar bugün nedense daha hayırhah bir operasyon için teşrif etmişti. Adına soyadı dedikleri bir kelime, hane reislerine sırayla dikte/tebliğ edildi. İşbu sözün karı kızan iyi bellenmesi yoksa bundan kelli onsuz hiçbir resmi işlem yapılmayacağı bildirildi. İş kısa tutuldu, kahramanlığı kendinden menkul üniformalı memurlar zavallı paryalara yönelik namlu doğrultma ve dipçik vurma pozisyonunda gevşetmeye bile gitti bilahare ve mutad üzre ağanın/muhtarın özel ikramı kuzuçevirme eşliğinde Tc resmi içeceği olan rakı tüketimine geçildiği görüldü.

 

Günümüz itibariyle şu acı ve/fakat gerçekçi tesbitten kaçınmıyoruz:

Evet, şaibeli bir geçmiş basitlik ve utançlı bir uygulama ürünü olan soyadlar, doksan yıla yaklaşan hatırısayılır bir zaman akışında mecburen alışılıp benimsenmiş bulunuyor (tersine örf). Tarihe ve sosyolojik akışa müdahale edilmese zaten kendiliğinden yolunu bulacak bir olgu, kötü niyet birikimli nefret ve bozgunculuk şehvetinin meyvesi olarak raflardaki yerini aldı. Zedelenmiş rencide edilmiş çirkinleştirilmiş iğfale uğramış bir “geçmiş” özensiz çalakalem kimliksiz ruhsuz tepedeninmeci beğenidışı ve zevkyıkımı bir “bugün” halinde karşımızda.

 

Sistemin seçkinleri ve batı terminolojisini tanıyan üçbeş bin entelektüel soyadı alırken taklit tercüme psikolojisi veya tarama yolunu izledi. Kimi rejim seçkinlerine çankaya tandanslı içkili “sofra” üretimi olarak tip eğilim konum (statü) zevk -eğer varsa- beceri ve meslek durumlarına göre soyadı bahşedildi: altan altay ata atadan atakul atalay ataman atay batu bayar bezenel bozok çakmak cebesoy dilaçar kamçıl kocatürk korutürk mayatepek öymen özalp özçizgen peker siporel tarcan tekçe yen soyak öztırak yaltırak daltarak vd.

Taklit, Batı dillerinde kullanılan soyadların Türkçe karşılığını tesbit; tercüme ad veya lakabın Türkçe çevirisini almak,[2] tarama ise ET eserlerden ölü kelime ve kavram devşirmek biçiminde görüldü. Köylerde akad altay batu ediz idil kür gibi soyadların pek görülmeyişi bu durumla ilgilidir.

Yaşananı sosyo-kültürel bir kırılma ve olmuş bitmiş(!) bir köksüzlük karmaşası (anomi) biçiminde değerlendirmek mümkündür. Bu karışıklık sırasında gelenekli yapıya sahip birkaç yüz aile -artık nasıl becerdilerse- beritan bucak saltuk tepedelenlioğlu; hocaoğlu müderrisoğlu şeyhoğlu gibi âidiyet bildiren soyad edinebildi.

 

Başkasının soyadını alma

Bilindiği kadarıyla Tc’de tek bir kişi/aile soyadına dair yasa koruması ve fiili kısıtlama altındadır ve mahut soyadın III.sınıf insanlar tarafından edinilmesi kimsenin haddine düşmemiştir. İroni şudur ki bugün itibariyle konuya yönelen heves eden ilgilenen umrunda olan kâle alan talipkâr tipoloji var olmaktan çok uzaktır. Kendileri -kapalıdevre- çalıp oynamaktadır ve mahut oyunhavası kimsede heyecan vb. bi duygu uyandırmamaktadır.

Bunun dışında ilgi sevgi adanma benzeme hayranlık öyleolma tutkusu taklit yaranma kazanım kabul görme çıkar gözetme vs. amaçla başkasının soyadını benimseme edinme alma tescil ettirme -az da olsa- görülen bir durumdur.

Misaller: Ethem adlı bir herif-i nâ-şerif vaktiyle kendisini adam yerine koyup milletvekili ve bakan yapan ama sonradan ihanet edip asılmasında rol üstleneceği başbakan Adnan Menderes’in soyadını alarak kendini Ethem Menderes yapmıştır.

Giresunlu Olgun Aydın, aslen Rizeli olup Sakarya’da doğan ve halen İstanbul’da oturan renkli ve hareketli sosyal görünümlü bir işadamı kişiliği sergileyen Sedat Peker’in soyadını almış ve kendini Olgun Peker yapmıştır. İroni o ki kaynak kişi kendi adını Reis Sedat Peker olarak değiştirmiş bulunuyor. Bu durumda mukallit kişinin işbu gelişmeyi takip gayreti ve izleyeceği muhtemel rota merak konusu oluyor!

Bi zamanlar başbakanlık da etmiş Tansu Çiller’in kocası Özer Uçuran -ihtimal nikah döneminde ve içgüveylik hukukuyla ilgili olarak- karısının soyadını alarak kendini Özer Çiller yapmıştır.

Meraklısı için araştırıp bakılırsa ilgi çekici üç beş yüz/bin örnek daha bulunabilir.

 

Soyadlar psikolojisi çarpık ruhsuz ve âidiyet yönü temelsiz olduğu için değiştirilmesi kişi adlarına göre daha kolaydır. Onun için Türkiye’de ad değiştirene az soyad değiştirene çok rastlanır. Adını değiştiren -eğer mâkul bir sebep yoksa- kınanırken soyad değiştirmeyi kimse ciddiye almaz. Belki de kurtuldu diye sevinenler çıkabilir.[3] Çünkü bizim soyadı hikayemiz komiklikler galerisindeki utançlı ve garip tablo adları gibidir.[4]

Çevremizde soyadıyla övünüp gururlanan insan göremeyişimizin sebebini derinlerde aramaya gerek yok; işbu satırların yazarı da soyadından övünç duyamamış ve kendi geçmişiyle ilgili bir âidiyet kuramamıştır zira yoktur!

Tc’de yaşayan birisinin soyadından yola çıkarak tarihi sosyal veya güncel bir aidiyet okuması yapmak ya da sağlıklı bir tahminde bulunmak mümkün değildir. Aslında bu bazı başka “geri ülkeler” için de söylenebilir fakat Tc’deki “ilgisizlik” oranı aşırı yüksektir ve tesadüften çok cari sistem dayatması ve onun etikdışı entelektüel kötü niyet ve tahammülfersa kapasitesi(zliği)yle ilgilidir.

Başka kültürlerde de garip soyadlara rastlamak mümkündür fakat bunun bir geleneğin yansıması olduğu bilinir.[5] Türkiye’deki ise sözde ideolojik bir sapkınlığın bugüne taşıdığı ve vazgeçilmesi -teknik olarak- zor bir tuhaflıktır.[6]

Basın yayın alanında siyasilerin soyadıyla anılması ise batı kültürünün etkisiyle ortaya çıkmış bir sözdeaydın sapkınlığıdır. Ayrıca bir Türkün kendini soyadıyla tanıtmaya yeltenmesi taklit hastalığı ve görgüsüzlük yanında karşısındakine bir hakaret ve şapşallık olarak değerlendirilir, bu yüzden pek karşılaşılmaz. Bu ve benzer absurd durumlar kendine yabancılaşma ve egzantrik bir sapma diye tanımlanır.

Bulgaristan Irak İran Romanya Rusya Suriye Yunanistan vb. yabancı ülkelerde azınlık olarak yaşayan Türklerin çoğu soyad olarak kişi adı kullanmaktadır (Hatice Süleyman, Nimetullah Hafız, Sadık Ahmet...)

Kimi zaman da o ülkenin gelenek veya baskısıyla soyad olarak kullanılan adın sonuna “oğul/oğlu” anlamında (Slav dillerinde ev eva yev yeva of ov iç viç; Farsça zâde) bir ekleme yapıldığı görülmektedir (Naim Süleymanof, Haydar Muttalibov, Şükrü Veliyev, Aliya İzzetbegoviç, Ramazan Haliloviç; Bahtiyâr Vahapzâde, Rüstem Şirinzâde...)

1987-1988 yıllarında Bulgaristan’daki komünist rejim diktatörü Tudor Jivkov’un estirdiği baskı ve kıyımı saymazsak -ki mezar taşlarındaki İslami adlar bile kazınmıştı- geçtiğimiz yüzyılı tutsak olarak geçirmiş Türklerin İslam kökenli ad ve soyad konusunda Türkiye’ye göre daha şanslı bir konumda bulunduğu görülür.[7] Kıbrıs’ta da kişi adından soyad edinmiş çok Türk vardır. Bu konudaki tersine motivasyon baskı kısıtlama veya engelleme Tc ile sınırlı gibi görünüyor.

Kişi adından soyad edinmeye/verilmeye dair sayılı birkaç örnek şunlardır: Adile Naşit,[8] Burak Hakkı, Burçin Abdullah, Hasan Cemal, H. Avni Danyal

Sistemde bazı soyadlara “oğlu” eklendiği görülür: ağaoğlu gençoğlu kocaoğlu tantoğlu ustaoğlu...

Kimi zaman da şehre atıf vardır: amasyalı bigalı canikli istanbullu karslı muğlalı tercanlı zileli...

Fazlaca üzerinde durulmuş eleştirisinden ürküp soyadlarla ilgili çarpıcı tesbitleri bitirmek istiyoruz. Aşağıda vereceğimiz örnekler sıradan bir güldürü konusu olmayıp üzerinde durmaya çalıştığımız soyadı dramıyla ilgili görülmelidir. Bakın bazı soyadlar sıralandığında ortaya nasıl bir manzara çıkıyor:

Yunis Kıl Ömer Tüy, Afet Kaçtı Ayten Tüydü, Satılmış Kılcık Yüksek Kılçık, Keziban Tırak Abdullah Bırak, Arife Hırtlak Neziha Bırtlak, Mecit Curt Resmiye Cırt, Cevat Kart Ali Hart, Fidan Zartaloğlu Neriman Zırtıloğlu, Nurcihan Con Altan Don, Erdal Patla Dürdane Çatla, Fadik Patlak Celal Çatlak, Munise Hortum Battal Yalama, Münevver At Cezmi Tut, Cevahir Pekmez Dursun Şeftali Fürüzan Reçel, Melek Domatez Feray Salça, Hüseyin Kalas Aslan Odun Safiye Mertek, Asuman Toplar Hüseyin Dağıtır, Hıdır Topaç Efraim Tekerlek, Ayşe Cıvık Kezban Çamur, Adıbeş Kansız Behram Cansız, Emel İpli Bayram İpsiz, Gönül Çebiş Erdem Teke Hamdi Oğlak, Sait Fare Murat Kedi, Fatoş Kötügörmez Gazi Kötülüketmez, Fatma Bira Ayhan Sarhoş, İbrahim Çokgezer Mustafa Gecegezer, Ramazan Eloğlu Bayram Delininoğlu; Benigör Geçer, Bilin Neyaptı, Çokgüzel Tavasapı, Pekgüzel Tavasapı, Nazmi Durbakayım

Özellikle bazı soyadlar kadın adıyla birlikte kullanıldığında itici utançlı ve ayıp bir manzaranın ortaya çıktığı görülür: Aynur Kıllı, Büşra Erkek, Cansu Yarık, Gamze Delik, Özlem Bozuk, Sude Donukara...

Tc kendi belirlediği ve dayattığı bir soyadını edinmesi için sevgili halkına iki gün süre tanımıştı (Filhakika bu minval üzre 24 Kasım 1934 tarihinde soyadı yasası çıkarılmış bulunuyordu). Oysa 1987’de Bulgaristan komünist rejiminin azınlık durumundaki Müslüman Türk Pomak ve Çingenelere bu mübarek iş için ayırdığı zaman aralığı iki ay idi. Buradaki cömertlik olgusu Tc’ye nazaran göz yaşartıcıdır!

Bu arada şunu da kaydetmeden geçmek insafsızlık olur! Kadın ve kadın haklarına sözde önem verdiğini deklare eden sistem, iş soyada geldiğinde kadını kocasının soyadına mahkum etmekten çekinmemiştir ve gariptir sözde kadın hakları savunucusu kimi dilberlerin bunu eleştirmek hiç akıllarına gelmemiştir. 2018 yılı itibariyle kadının kendi kızlık soyadını kullanabilmesi yolundaki engeller henüz kalkmış değil / ille gerekli de değil!

Türkiye’deki yaygın soyadları şunlardır:[9]

çelik (842 bin), demir (973 bin), kaya (1 mil. 38 bin), şahin (876 bin), yılmaz (1 mil. 509 bin)

 

………………………………………………………

 

[1] Kasaba bürokrasisi marifeti soyadlar için çevremize bakmak yeterlidir. İşte telefon rehberlerinden alınmış"insaftan nasipli birkaç örnek: barbar başlamış bilirdönmez ceviz civelek çatlak çıklaiplikçi delininoğlu dıbız donukara dökmetaş dünyadagülmez elek gecegörmez gözlüm herişçakar incir kapar karabacak karabıyık karadon karakuş karpuz kazankayam kendigelen kerpiç kırtık kızkaçıran kopya kovalar küçükateş küt maldüzdür mandagil mavibaş memur nasılbilirsin öksüz pat patlak sayınkişiler sesibirönayak sordageç sönmezateş tavasapı temtek tibet üvey varankartal vayvaylı yalama yaramaz yelek zırzakıran zil zorba...

Ayrıca, uç bir örnek olarak “uçarturnagurbetgezergiller” soyadını kaydetmeliyiz (bkz. Yeni Şafak, 09.09.2002, s.3); Diyarbakırlı “Mehmet Neytullah Uçarturnagurbetgezer” ise soyadını uçarturnagurbetgezerdiyardiyarellerde biçiminde “geliştirmek” istiyormuş! (bkz. Takvim, 06.11.2014, s. 9).

[2] Hamdullah Suphi soyadı olarak hamdullah’ın Türkçe karşılığı(!) tanrıöver soyadında karar kılmıştı. müminler vb. lakaplar yerine ise “inan” soyadı verildiği görülür (bkz. Oğuz Atay, Bir Bilimadamının Romanı, İletişim Yay. İstanbul-2003, s. 23).

[3] “Altan Balıktutamaz olan adımı Ufuk Balıktutamaz olarak değiştirdim. Üçüncü şahıslara duyurulur” (Star, 07.10.2007, s. 5).

[4] Refik Halid Karay’ın soyadıyla ilgili spekilo epey ufuk açıcıdır!

[5] ABD’de yaygın soyadları smith, johnson ve williams’dır. Çin’de yüz tane yaygın Çince soyadı vardır (vang, li, cang, çen, cou, lin...)

[6] Tc cari sistem 1934’te yabancı soyadlarını yasaklayan bir yasa çıkarmakla bu konudaki ketumiyetini bir daha göstermişti.

[7] Tc’de 1927’de çıkarılan Osmanlıdan kalan eserlerdeki kitâbe alınlık tuğra vb. alametlerin yok edilmesine dair kanun 2018 yılı itibariyle hâlâ yürürlüktedir. Bulgaristan’daki çağdaş uygulama komünist rejimin çökmesiyle (1990) sona erdi ama Tc direnmeye devam ediyor.

[8) Adela(?) Naşit

[9] Kimi zaman da soyad vermede nispî yığılmalar görülür: 3400 nüfuslu İncekum’da (Alanya) yaşayan 2150 kişinin soyadı baysal’dır.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 9 6 1 2 7 19
2 İstanbul Başakşehir 9 5 3 1 9 18
3 Kasımpaşa 9 6 0 3 7 18
4 Antalyaspor 9 5 1 3 -2 16
5 Beşiktaş 9 4 3 2 3 15
6 Göztepe 9 5 0 4 1 15
7 Trabzonspor 9 4 2 3 6 14
8 Atiker Konyaspor 9 3 4 2 2 13
9 MKE Ankaragücü 9 4 1 4 0 13
10 Yeni Malatyaspor 9 3 3 3 1 12
11 Aytemiz Alanyaspor 9 4 0 5 -7 12
12 Demir Grup Sivasspor 9 2 4 3 -3 10
13 Bursaspor 9 1 6 2 -2 9
14 Kayserispor 9 2 3 4 -4 9
15 Fenerbahçe 9 2 3 4 -4 9
16 Çaykur Rizespor 9 1 5 3 0 8
17 Erzurum BB 9 1 3 5 -5 6
18 Akhisarspor 9 1 2 6 -9 5
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık