• 24 Ocak 2018, Çarşamba 21:54
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

SEFER ÂDABI

 

Değerli dostlar bize bazen mesele de soruyor. Onlardan biri mümtaz/seçkin genç aydın olan Emre Özdoğan “Mesele şu” diyor: Bizim bir sefer adabımız yok mu? Sabah TRT haberi açıp “yiğitler n’apmış” diye bakayım dedim “Borsada yüzler gülüyor” havadisiyle sırıtan finansit tiplerle karşılaştım. Akşam kahkaha kanalları itliklerine devam ededursun şakşakçı kanallarda dahi Homeros’un ihtiyarları hadiseleri salyalı bir hazla ortalarına alıp tatmin oluyorlar. “Sen elif dersin hoca manası ne demekdür” diyen Yunus’u ne özledik. Ben cephede olsaydım sadece şehitlik dilemezdim herhalde arkamdan sırıtan tüm hazcılar da ölsün isterdim. Ve sizden sormanızı istediğim soruyu tekrar soruyorum. Bizim bir sefer adabımız yok mu?

El-ewap: war (idi).

*

Arapça bir kelime olan sefer yolculuk demektir, yol alana/yapana/bitirene ise misafir denir (Katil avrupanın insan ile başlayıp cüret kaybıyla hayvan avına evirdiği sipora(!) ise safari derler). Türkçesi konuk keza konak konmak konaklamak konut türemesi de var.

*

Sefere çıkmak ise savaşa gitmek demek. Bunun ön hazırlığına seferberlik denir (“ber” Farsça ve yapma etme ortaya koyma bildirir). Ve seferberlik ilan edilen bi’şeydir, bir tür olağanüstü durumdur. Olağanüstü hal (Ohal) tam olmasa da benzer/yakın bir hali ima eder. Eh bunun teyakkuzu falan da vardır ki yakaza’dan gelir uyanık olma, dikkat, hassasiyet bildirir, teyakkuz hale geçmeye ise müteyakkuz denir.

Aslında işimiz/meram kelime kökeninde boncuk arama değil. Lakin bilvesile bilinsin istemek durumundayız zira herkes elde sözlük yanında (cebinde?) dilci taşıyamaz!

*

Kitaba ortasından başlamak -ki sağlam bi okuma yoludur- mevzuya bodoslama dalmak...

Hımm niye olmasın!

Hadi yapalım:

Çanakkale’de savaşın en cavcaklı günlerinde kimi kehraman zabitân haftasonu tatili (perşembe öğleden sonra başlar cumartesi sabahı biter idi) için İstanbul’a ve hasseten o dönemin en lüx buluşma/oynaşma/ictimai kaynaşma yeri PeraPalas’a gelir idi (Pera yunan türkçesinde Beyoğlu demek olur). Yiyip içip mıçıp yatıp yatma işi bitince de kalktıkları odacıklar günümüzde dahi nekrofili soslu nostaljik turizme açıktır.

Yine Çanakkale’den cavcak oranı yüksek haftasonları futbol maçı için İstanbul’a avdet eden kimi kehraman zabit taifesi yengi ya da yenilgi sonucuna göre şekillenen bir halet ile cepheye döner, bi’l-cümle payitaht gasteleri hafta boyu bunu yazar idi.

Başka şeycikler yazmaz idi. Hak yenmesin dönemin Sabah gastesi Çanakkale’ye dair haber işinde sütunlarını cephe haber ve yiğitlerine cömertçe ayırmıştır.

Bi keresinde altmışa tecavüz basın yayın kişisi cebrî davet ilen Çanakkale’ye götürülmüş âdet üzre kamuflaj giydirilmiş cephe siper metris hastane gezdirilmiş ve kendilerinden izlenimlerini -telif karşılığı- şiir hikaye roman vb. olarak yazıya aktarmaları istenmiş, canı sıkılan amcalar dördüncü günü beklemeden toplu mazeret beyanıyla daha üçüncü gün kapağı pek özledikleri rakısı ve karısıyla meşhur zevk üretim tüketim pazarlama adresi PeraPalas’a atmışlar idi / kutlu olsun!

Bilahare içlerinden sadece Ahmet Haşim köftesinin bugünün yarım A-4 kağıdı dolduracak hacimde sözde intiba kaleme aldığı görülmüş ötekilerin bi’şey yazıp çizdiği görülmemiştir (Mezkur geziye katılan seyyahlar günümüz lise edebiyat kitapları ve ed. fakültesi anfilerinde ululama ve yüceltme soslu ders konusudur / eh yakışır).

Mevzu budur / bu kadarcıktır.

Günümüz savaş şartlarında basın yayının durumu eskiye göre göğüs kabartıcıdır aman ki dinimizin kıymeti biline! (telmih için işbu fıkraya bkz. ramazanda oruç yeme suçundan içeri atılan bektaşi, oruçyer gördüğü başka bir kişizadeye uyarı amaçlı seslenir: yediğin görülürse seni benim gibi... amca ama kuzum ben yahudiyim deyince bektaşi hayf üzre şöyle der: amman ki dininin kıymetini bilesin).

*

Finansit anarşit narsist it oğlu it taife elbette mayasının hükmünü icra ediyor.

Çok şımardılar çok... / Alışmak böyle bi’şeydir zira / Öyle ki bittiklerini zamandışı kaldıklarını taşımasuyun azaldığını yüz yıl önceyle fiziki bağın koptuğunu ve dahası bizim gaspedilmiş tahta yeniden oturduğumuzu anlayamıyorlar / şehitler öldüğünü anlamazmış ya kafir/gafil taife de kaybettiğini kavrayamıyor / bu durumda onları müthiş sarsıcı gittikçe acısı katlanan bir trawma bekliyor / Allah azaplarını arttırsın / amin.

Yüz yıllık bir abdest(sizlik) arkapilan background referans ile atalarından miras bi PeraPalas geleneğini sürdürüyorlar. Lakin atladıkları bi’şey var: 100 yıl önce saat/zaman/tarih/talih onlara göre şekilleniyordu. İl-duçe mussoli’nin dediği gibi istikbal uzaylarda idi nitekim öyle de oldu. Biz Çanakkale’de öldüğümüzle kaldık. Onlar kehraman kodaman kocaman iri diri ulu biri oldu biz sosyal ve siyasi tutsak olarak bugünlere -ancak- erebildik.

Haa saat zaman filan denmişken zemberek’i ihmal hiç yakışmayacak.

Bi’l-vesile ifşadan çekinmeden belirtelim ki şairin (kısa adı Arif Nihat Asya) “zembereğini kuran onlarmış bu dünyanın” diye harika bir tanımlamada bulunduğu atalar ve çağlar bizi ima ediyor!

İdrak ve liyakat yakışır...

Evet itiraf ediyorum: Tarih yapıyoruz.

*

Sefer âdabına gelince... (ki âdap edepler demektir).

Unutmamışız genetik hatırlama yaşıyoruz yeniden kültür üretiyoruz. Bu şükre vesiledir. Tankın üstündeki asker “nereye” sorusuna “kızılelmaya” diyor yörük teyzeler kurban kesiyor asker anaları elde börek tepsisi Antakya yollarına düşmüş. Asker birağız etmiş soranlara “beklemeyin” diyor ya Allah bismillah allah-u ekber sesleri gökleri bürüyor.

İşte tarih yapmak bu / nasıl bu / şöyle: Daha on yıl önce besmele çekeni eşi başörtülüyü ordudan atan sapkın yapı çöktü. Hatta birbuçuk yıl önce darbe yapmaya yeltenen manyak feto helak oldu.

Hazcılar rantçılar boşvermişler bilinçli sapkınlar cahil hapçılar vd. mevzuyu tam kavrayamamış görünüyor. Hafifseme küçümseme olmamışgibi yapma vb. tavır ile sözde muhalefet ediyor etmek istiyor. Merak etmeyin onları tarih döver (İşbu satırların müellifi tarihtipi dövme yanısıra öteki dövme türlerini de saygı ile karşılayacağını belirtmek ister, tşkr.)

Velhasıl Allah büyüktür kafirler ise küçük.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık