• 18 Mayıs 2018, Cuma 1:37
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Pide meydan okuyor!

 

“Pide” Balkanlar üzerinden Türkçeye geçmiş ödünçleme bir kelime. Aslı Latince: pita/piza/pide.

Pide denince Türkiye’deki her aklı başında Türkün aklına Ramazan gelir. Pide de ekmek gibi aynı undan yapılıyor ve nerden baksan sonuçta o da bir ekmek. Bizi ilgilendiren yönü ise onun bir sembol değeri taşıyan yönü olmasıdır. Acaba pidede böyle bir yön veya güç var mı? Kısaca bu konuyu tartışmak istiyoruz.

Artık kendini bilecek kadar gelişmiş zihin yapısına sahip oruçsuzlar bunu bir meydan okuma şeklinde almıyor. Seleflerinde görmeye alıştığımız pervasız/saldırgan davranış onlarda yok. Sanki bize daha saygılı gibiler. Hindistan’da inek’e gösterilecek özen kadar ol­masa da oruç tutanlara seviyeli bir duruş sergiledik­lerini teslim etmeliyiz. Peki n’oldu da bu noktaya geldi­ler. Devirlerin(!) döndüğünü zaten biliyoruz ama neden şimdili yıllar? Bizce bu sosyal değişmenin za­mana bağlı şartlarından kaynaklanan bir gelişmedir Ve baş âmili de pide’dir!

Biraz polemik’e ne dersi­niz...

Oruçsuz olduğunuz halde iftar vaktinde ve pideyle yediğiniz yemeğin anlamı nedir, tadı tuzu var mıdır? Pideye mahkum bir oruç düşmanının ruhi mekanizması hakkında tahminler yürütmek ilgi çekici olurdu. Şu itiraz kâle alınabilir: Pide yerine ekmek yemek! Fakat ezan vakti o fırın şu market diye dolaşmanız gerekebilir. Ve bu durum­lar, size eski mutlu dayatmacı ve birnömra olduğunuz tekpartili wahşi kudurgânî zamanlarınızı aratabilir! Hatıralarınızı torunlarınıza bile anlatamıyor olmak -veya hatırasızlık- vicdan denilen ilgili sorgulama mer­kezinizde -sanırım- rahatsızlık uyandıracaktır.

Pide bir semboldür ve sembol değeri olan unsurların etki dereceleri umulmadık biçimde müthiş olabilir.

Oruçsuzluk...

Hımm yukarıda geçti zira.

Evet oruçsuzluk da insani hallerden bir hal, şaşılacak pek bi yanı yok. Tutmak isteyip tutamama mazeret özür kısıtlama telafi vb. durumlar dışında bilinçli bir tutmama / mevzu bu. Peki bunun sosyolojisi nasıl bi’şey acaba / şöyle bi’şey olabilir mi acaba:

Sahur’u bi kalem geçelim lakin ille de iftar ve iftar vakti (sanki İstanbul için iftar vakti der gibi oldu). Hımm oruçsuzlar için iftar vakti nasıl bi’şey (Şist aranızda bilen gören var mı?) Müslüman mahallesinde salyangoz hesabı ol saatte n’apıyor n’ediyorlar dersiniz... Mesela Ramazan ayı değilmiş oruç diye bi’şey yokmuş/yaşanmıyormuş gibi mi yapıyorlar? Akşam ezanının okunması top patlaması iftar sofrası vee buram burcu ramazan pidesi... Tamam karı koca köktendinsiz annadık peki çocukları ikna meselesi zor olmalı. Oğlansa zaten isteksiz desteksiz ama gecesi içkili sıçkılı sünnet düğünü hatırlanıyor. Eh bi kerelikti, atlatıldı. Ama Ramazan denen her yıl -hem de hep 10 gün önce- geliyor sınırlara/sinirlere dayanıyor. Bunun yok mu bi çaresi amaan medet (Karagözüm bana bi eğlence / medeet). Ve çocuk dediğin seçkin ev halkının dinsizlik katsayısını ölçecek donanımdan mahrum ve sorup duruyor: Annee/babaa biz niye iftar yapmıyôz, sahura kalkmıyôz, bak davulcu bizim sokaktan da geçiyor hadi ona bahşiş verelim, hem yan komşumuz Alper ve kardeşi Furkan babasıyla teravihe gidiyômuş hatta babası onları bayram namazına da götürcekmiş / bana nee bana ne / ben de gitçem işte!

Eh ne diyelim...

Bâ-husus: Bütün çocuklar Müslüman fıtrat/yaratılış üzre tertemiz doğar ve günahsızdır sonradan ana babası onları yahudi/hıristiyan yapar, der Hz. Muhammed (as). Hıristiyanlar ise bütün çocukların pis ve günahlı olarak doğduğuna inanır. İşte buna “zıtlık ilkesi” denir.

Köktendinsiz aileler sıcak yuvalarına sıcak pide sokmamakta direniyor lakin çocuklar âh o temiz masum yavrular n’apıyor / şunu yapıyor: Komşu Müslüman ailede sözde oyuna fazla dalıp iftara kalıyor besmele çekip çocuk orucu açıyor ve biraz daha cür’et sahibi çocuklar gizlice teravihe bilem gidiyor(muş). Köktendinsiz ebeveynler ise telaş panik korku ve yaklaşan “Müslüman çocuk” gerçeği/tehlikesine karşı inkılapçı/devrimci/cehapeli tepki geliştirmeye benzer/aynı puroblem yaşayan eski yoldaşlarla dertleşme yanısıra makul (olmazsa akıldışı) çözüm yolları arıyor... bulamıyor... tükenmişlik anlamsızlaşma hali yaşıyor ölme ve öldürme ile boşa geçmiş bir yaşam (özellikle üniversiteli yıllar) için hayıflanıyor... Komünizm çökeli bile nerdeyse otuz yıl olmuş (yani nerdeyse yeniden kurulma vakti gelmiş!)

Onu bunu bırak da ille de akşamüstü bi fırın önünden geçerken can çekmeler fakat inadına almamalar, merdiven ya da asansörde elinde pideli komşuya iyi akşamlar dileme mecburiyeti (yani hayrlı ramazanlar/iftarlar dîcek hal yok). Hele geçen akşam -iftara yakın- münasebetsiz yan komşunun münasebetsizlik edip küçük oğlan eliyle iftariyelik diye gönderdiği sarmalar (zeytinyağlısı da bi güzel olur). Bilmiyorlar mı ki onlar adanmış müfrit anut inat kararlı katı tavizsiz amansız imansız İslam, Ramazan, davulcu manisi ve pide düşmanıdır! Hele çörekotlu ve yumurtalısı da bi enfes ki... N’apılsa acaba 1908-2018 arası çok uzadı artıkın kısa bi mola verip azbuçuk yumuşamaya mı gidilse... yani şööyle kızarmış kıyısından bi ısırımlık koparılsa... Többe töbe! Bu pide milleti de bizi durduk yere Müslüman edecek!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


sabahat Aydoğan sabahat Aydoğan 18.05.2018 12:05

Çok anne çocuğunu benden zorla uzaklaştırdı. Fazla (dinci! ) olur korkusuyla. Ne yavrular gördüm. Ben de Kur'an dersi alacağım diye ağlayan. O masumların sorgulamalarına karşı o kadar çaresizler ki. Ellerinden gelen sadece baskı ve zorbalık.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık