• 20 Temmuz 2020, Pazartesi 12:11
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Milli kimlik üzerine tetebbu

MİLLİ KİMLİK ÜZERİNE TETEBBU

Bizdeki batıcı veya eski komünistler ekonomik sebep­lerle öyle olmuş değildir. Onları bize (mille­te) düşman eden ve sapkın ideoloji partizanı kılan şey Türk milli kültürüne (İslama) olan düşmanlıklarıdır (Erol Güngör Beğ’e atıf). Milli kültürü reddeden komünist görüş onlara cazip gelmiş olmalı. Orada düşmanlıklarını haklı çıkaracak bir dayanak bulmuşlardı. Bize göre komünist ile batı havarisi (inkilapçı/chape) arasında Türk milli kültürüne düşmanlık bakımından bir fark yoktur. Bu konuda ve halka karşı yapışık ikiz gibi tavır birliği sergilerler. Her iki kesim de birbirinin doğurganı gibidir (Bu söz onların meşhur diyalektik inanışına da pek uydu doğrusu). Ânında birbirine dönüşebilirler. Tek farkları belki de tapındıkları putun bulunduğu mevki ve yönün ayrı coğrafyalarda oluşudur.

Daha önce EfruzBey FatinBey Kamuran Behlül gibi beyler ve Şıpsevdi, Araba Sevdası, Aşk-ı Memnu, Yaban, Yeşil Gece ve Çalıkuşu’ndaki tipler bir gün komünizmi öğrendiğinde zaten kırk yıldır tabii halde böyle olduklarını ve öyle yaşadıklarını fark etti.

Eski ünvanları olan züppe sosyete kozmopolit levanten ayyaş inkilapçı egzantrik devrim yobazı bilmemne mezunu (bugün için entel) gibi vasıflandırmalardan arınıp yeni sosyal statüleriyle bir­likte yeni bir mensubiyet bilincine de ulaştılar ve çok yardımsever olduklarından bizleri de bilinçlendirmeye azmettiler. Bu hayırlı girişime karşı çıkanları ise usulünce (kamalist usül) kayıttan düştüler. Tam bağımsızlık ve sosyalist devrim için bütün bunlar gerekliydi.

Nereden mi biliyorlardı?

Karakaplı kitaplar ve broşürlerde öyle yazıyordu da ondan.

Altmışlı yaş süren ve üniversite yıllarını millete düşmanlıkla geçirmiş nefesini bu yolda tüketmiş torun torba sahibi bir eskitüfek solcu/kafir için çocuklarına anlatacağı ne şerefli bir kimlik hikayesi ama... Türk aydını bu sabıkadan nasıl kurtulacak?

Kurtulamayacak!

Eski defterlerin açılmasından bahseden kararlı tipler (galiba onlar biz oluyoruz!) hiç de aflı olmayan nazarlarla yakın geçmişle ilgili çetele tutmaya başlamıştır. Bizce bu dökümün biraz daha eskiye kaydırılmasında sayılamayacak milli yararlar vardır. Bilindiği üzre cinayet ve ihanetin zaman aşımı yoktur.

*

Milli hedef yokluğu

Daha düne kadar herkeste olan Tc.de olmayan şeyin adı milli hedef idi.

Milli hedef ille de Turan demek değildir! Adı-soyadı turan olanların bile bu sözden irkilmelerinin sebe­bini tıpçılara bırakıyoruz. Bu vesileyle ruhbilimin zengin bir terminoloji edineceği muhakkak. Biz bu yüzyılın ilk çeyreğinde falan kurulmuş küçük bir ülke miyiz, bir halitadan ibaret Balkan veya Or­tadoğu devleti miyiz, öncemiz yok mu (Yarınımızın olmadığını biliyoruz!) ne olmayı hedefledik, hedefi­miz var mı, hedef ne demek, şu halimiz iyi mi ye­terli mi, öyleyse tatmin unsurlarımız nelerdir, bir hedef belirlemek hedefli olmak ayıp bir şeyse başkalarının niye var, yoksa hedef edinmek yerine hedef olmayı mı tercih etmiş bulunuyoruz, cevap eğer evet’se bunun sorumlusu kim, kim bu hedef­sizler/edepsizler, hiçbir görüş bildirmemek bile bir tavır iken hedef belirlemenin sakıncalarını beynimize kazıyanlar kim?

Doğru yanlış... dünkü vilayetimiz bile sayılamayacak Kuweyt Bae vb.nin hastalıklı sözde aşiret reislerinin dahi kimi hedefleri var iken bizim monşerlerin pa­pyondan başka övünebildiği neleri var(dı)? Diplomasi bıyıksızlık mıdır? Öyleyse bütün Kızılderili (red indian) kardeşlerimiz doğuştan hariciyeci sayılır! (Komünist dönemde Arnavutluk’a giriş yapan bütün erkek turistlerin bıyığı kesilirdi. Kavuşturuldukları modern suratla Enver Xoca tipi komünist kültüre katkıda bulundurulurlardı!)

Oğuz Kağan, Alparslan, Fatih, Yavuz milletin milli hedeflerini tayin ve tesbit etti­. 1oo yıllık Tc için bir temsil gücünden veya niyetinden söz dahi edilemez. Bize göre devlet yöneticisi ve aydınların tarih değil ama mutlaka ciddi bir coğrafya eğitiminden geçirilmesi gere­kir. Ve sadece ilkokul seviyesinde verilecek bir coğrafi bilginin bile yeterli olacağını sanıyoruz. Türkiye’nin dünyadaki konumunu (jeo-politik) öğrenmek hatırı sayılır bir bilinç kabul edilmelidir. Bu basit bilgi üzerine kurulacak milli önermeler hedef konusunda bizi -bile- tatmin edecek sayısız veriyle do­ludur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Özgür Özgür 29.07.2020 20:00

Cumhuriyet gibi parlamenter sistemlerde parası olan gücü elinde tutar parası olan aynı zamanda hiç bir bok bilmese de vekil seçilir neden çünkü parası var ve bu hiç bir bok bilmeyene devlet kademelerinde yetki verilir. oysa bugün bir çoğunun dikdatörlük diye baktığı mutlak monarşilerde devlet yönetecek kişiye özel eğitim verilir ve devlet yönetimine hazırlanır işte bu ince noktada hata yapılıyor. her önüne geln devlet yönetemez devlet yönetecek kişiye de özel eğitim verilir bu böyledir başka açıklaması yoktur.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık