• 03 Aralık 2019, Salı 18:18
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Makineleşmenin neresindeyiz?

MAKİNELEŞMENİN NERESİNDEYİZ

Bu yazı teknoloji tutkusu, teknolojik bağımlılık, tekno syndrom wb. değil başka şey(ler) söylemek istiyor.

*

adamyer makinesi buharlı makine bulaşık makinesi çamaşır makinesi daktilo makinesi devr-idaim makinesi dikiş makinesi fotoğraf makinesi fotokopy makinesi hayal makinesi hayat makinesi hediyeverme makinesi hesap makinesi ısrar makinesi iş makinesi itiraz makinesi kahve makinesi kıyma makinesi kollu makine parasayma makinesi portakal makinesi sinema makinesi sosyoloji makinesi suç makinesi tıraş makinesi toplu salaklaşma makinesi torna makinesi tost makinesi yalnızlık makinesi zaman makinesi..

*

Makineleşmek istiyorum

Evet bi zamanlar böyle diyen öyle şiir yazan ve insan yerine konan bir kişioğlu vardı (bkz. Nazım Hikmet Ran Borzechky).

*

Makineleşmenin neresindeyiz / Benzer soru için bkz.: Garplılaşmanın Neresindeyiz (Mümtaz Turhan, Yağmur Yay. İstanbul-1972).

Benzer başka bir soru için bkz.: “Gawurlaşmanın neresindeyiz”

*

makine gücü makine mühendisi makine sanayi makine yağı makine yapan makineler makine (tabanca) makineci makinelere saygı makinelerin/robotların savaşı//robotlaşma ahlakı makineleşme arzusu engellenemez makineleşme kursu/eğitimi makineli tüfek (taramalı da derler) makinenin şerefi makinist

“makinem olur musun Makbule”

“makinede oldu mu trak onu hemen orda bırak” (Honduras atasözü)

*

Ünlü buluşçu/mucit Babür Bey ilerde bi gün portakal makinesi icat etmeyi düşünüyordu ve otomatik olmasında ısrarlıydı. Gazoz ağacı kadar olmasa da bu purojeyi de akla yatkın sınıfında değerlendirmek mümkündü (İlgi için bkz. Anthony Burgess, A Clockwork Orange/Otomatik Portakal, Usa-1962. Stanley Kubrick tarafından 1971’de aynı adla filme de çekildi).

*

Ruhuyla yaşama iradesini ciddiye aldı. Üşenmeyip hayat portakaldan ibarettir sözündeki hikmetin ardına düştü. Araştırıp soruşturunca doğrusunun hayat bir portakala benzer olduğunu öğrendi (Anthony Burgees’e saygıyla). Otomatik portakal’ı da hatırlıyor, varsa marketten portakal makinesi satın almak istiyordu.

*

Bir ülke sömürüldüğü için değil sömürül(e)mediği için de geri kalabilir! Hatta bazen işgale uğramamaktan ötürü çok şey kaybeder. Yani sömürü düzeni her zaman gerikalmışlık sonucu vermeyebilir. Sömürge olmadığı halde geri kalmış, sistemli biçimde fakirleştirilmiş şu cenneth watanın (Tc) hâl-i pürmelâline bi bakınız, yeterince fikir verici manzarayla karşılaşacak ve usulünce aydınlanacaksınızdır. Diyelim ve varsayalım siz normal bir ülkesiniz, Almanya’dan (Norveç de olabilir) on milyon avroya alacağınız bir makineyi beş milyona ve Çin’den ya da Malezya’dan veya Güneykore’den tedarik yoluna gidiyorsunuz. N’apmış oluyorsunuz, ihracatçıyı beş milyon avro sömürüyorsunuz. Bencee...  yoo ne münasebet demek gerekiyor burada. Siz sözkonusu halka beş milyon dolar (avro muydu yoksa) döviz kazandırmış oluyorsunuz, aksi halde onlar o takım tezgahlarını (makine miydi) sittîn sene asla on milyona satamayacaktı. İşte sömürülerek zenginleşme ve kısmen (uzak ilgi de bulunsa) küreselleşme globalizm böyle bir şeydir, entegrenin dikâlâsıdır. Buu... dünyalı olmak zincirleri kırmak, insanlaşmaktır!

*

Sosyoloji makinesi bozulduğunda ya da yakıtı bittiğinde ya da kuaför incidiş albeni parfüm pürüzsüz ve mücella bir cilt kırıklı ses delikyanak şuh kahkaha abiye giyim bol neşe balıket ten yüksek ökçe yuvarlak hat vd. dişilik malzemeleri devreden çıkarıldığında NecibeAbla kimliğinden geriye çok da bi’şey kalmaz. Harcaması kıt cüzdanı ince ve kendisi sıska bir NecibeAbla içi koflamış anlamsız sıradan bir isimden ibaretlik’e mahkumdur. Daha kötüsü gittikçe NecibeTeyze olmaya doğru aykırı bi yol dahi tuttuğu sanılabilir!

*

Ah kahreden ille de o sosyolojik/tipolojik (tipo) baskı makinesi

*

Oysa ben teknolojik değil sosyolojik bir makine olmak isterdim adam yerine konup tercihim sorulsa.

*

Zora düşmeyegörün eski sosyal çevre ve siyasi hempalar kıskançlığı apaçık yapmaktan utanmaz, hepsi başınıza adamyer makinesi kesilir.

*

Adam zaten tek başına devasa bir beyin makinesi gönül üretim tesisi idi.

*

Makineleştim. Ve makineleşmek isteyen birisi vardı bi’zamanlar, artık n’apıp n’ettiyse bugüne kadar herhalde becermiştir, başarmış olması gerekir zira. Zaten makine dediğin ne ki, bi’kaç dişli üç beş damla gres yeter sayıda cıvata. İnsan da -aynen- o miktar kan, gözkararı su! (Gözükara bi oranlama bu).

insan üç beş damla kan ırmak üç beş damla su

bir hayata çattık ki hayata kurmuş pusu

*

Bir Honduras atasözü “fazla makineleşme robot eder tenekeyi bile” der. Belki de dişli somun vida rulman sibop rot falana dönüşmüştür herifço bunca yıldan sonra. Ah robot artığı bile olamayan hurda yığınım benim, yerim o paslarını, yalarım o güzelim oksitlerini senin.

*

Doğruya doğru yani kurtulma denen makine öyle bildiğiniz gibi değil çok başka türlü hatta gürültülü çalışıyormuş. Birdenbire boşalıveren bir ev yatak gardırop sofra azalan (hatta yok olan) şen kahkahalar pişirilmeyen alinazikler (Ana tarafım Antepli demiş miydim) mayalanmayan yoğurtlar köpüğüyok ayransız bir dünya ve cacıksız kâseler...

*

Efenim, bizimki (Melahat yani) vaktiyle Beşiktaş’ta daktilo imiş (Nası yani bir makine gibi mi beşeriyete sonradan geçiş falan mı kimbilir neler yaşamıştır insanlaşma süreci boyunca kızcâz). Geçici süre katibelik yapmış yani adliyede.

*

İçinde nadasa bırakılmış pas tutmuş hiç kullanılmamış adıunutulmuş o makine de “dur gitme” ya da “gitme kal” deme gücü üretemedi, ne yazık. Mevcut sosyoloji ısrarla sükunet telkin ediyor mütemadiyen kabullenme dayatıyordu. Hatta “kurtuldun avanak” diyen a-sosyal tepkiler söz konusuydu.

*

Bi’tür yürüyen hediyeverme makinesi olan bir amcamız vardı.

*

Eh zordur kutukutupense yaşamak aynı mahallede bilmemkaç küsur yıldır yani etkileniyor bazı memelicanlılar (misal: İnsanoğulları) bi’şekilde işte. Evet önemli bir bölümü yalan hatta kuruiftira. Buna aklıbaşında kişiler “toplu salaklaşma” demiştir (aynen toplutaşımada olduğu gibi). İşbu toplulaşmanın gönüllülük esasına göre çalışan bi makinesi ile para kasasına dayalı iş gören bi makinisti vardır. En önemli yönü sirayetedici/bulaşıcı olmasıdır.

*

Senkronize olabilme makinesi nasıl çalıştı ki bırakın işletmeyi onun varlığından bile habersiz yaşayıp geberip gidiyorduk / nitekim ne güzel cahildik! Evet bu makine nasıl oldu da harekete geçti çalıştı ses verdi canlandı görünürlük kazandı normal dünya ile eşleşti denk düştü cuk oturdu? Biz mi birden akıllandık yüz yıldır olanlardan kıllandık(!) yoksa kötüler mi imana geldi? Yoo hiç de öyle bi’şeycikler olmadı.

*

Bir de işin kötülük eylemekten gelen tatmin yönü var ki belki de kötülük makinesindeki asıl âmil/yakıt/ruh odur, yani “ihanetteki şehvet”.

*

Elimde yakıtı gülücük olan (tebessümle çalışan) hayal gerçekleştirme makinesi var ben icat ettim patentini de içcebimde taşıyorum.

*

Kaptan‘ın kapıüstü dükkan tabelasında Kollu makine ile ayakkabı tamircisi yazıyordu. Tamiri yerine tamircisi denmesi ise oldukça garipti.

*

hamamın tası gümüşten

yeni geldim alışverişten

beni gazoza alıştıran

senin o muallak enişten

yâlelli yâr yâr

dokumacı kızlar yâlelli yâr yâr

şimdiki kızlar

dokumacı kızlar yâlelli yâr yâr

Dokumacı kızlar, dokumacı kuşlar gibi ıvır zıvır çalışıp eve üç (olmadı üç beş) kuruş getirmenin derdindedir. Bu arada patronun oğluyla kırıştırmak işleri birbirine karıştırmak anababayı barıştırmak elini de makineye alıştırmak zorundadır.

*

Zordakalma makinesi gıcırdayan dişli paslıdır işin aslı zor bir mekanizmadır kendisi.

*

İtiraz makinesi gibi ne dense karşı çıkıyor aksini iddia ediyor bundan da belli bir haz duyuyor gibiydi.

*

Kurtuluş makinesi için artık icat edildi falan deniyor. Hani gel de inan.

*

Makine (Lat.) ne demek // Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenek oluşumu. Daha çok demirden yapılır.

*

makine: Maşin/maşine/maşınga//kuzine/soba


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık