• 31 Mayıs 2019, Cuma 16:05
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Lâle üzerine...

LÂLE ÜZERİNE MUHTASAR “MABBET”

lâlenin mevsimi geçti geç kaldık

bir lâle seyrinde hayale daldık

Hmm herâlde (b)öyle oldu. Bu yönden bakınca gecikmiş bir yazıdır bu. Ama hele şairin mazeretine bi bkz. Lâleyi (sevgiliyi?) seyre dalıp lâle mevsiminin geçip gittiğini anlamadık, diyor.

*

Peki İzzet Ali Paşa ne diyor

mazhar-i ism-i celâl olmasa îdi lâle

bulamazdı bu kadar rütbe-i vâlâ lâle

 (Lâle, Allah adının görüldüğü nesne olmasaydı bu kadar yüce bir rütbeye yükselemezdi).

*

Evet lâle (lali)

Lâle Allah (cc) “yazısının” sembolü; kendi zâtına dair bir sembolleştirme ise yapılamaz. Gül (gûl) ise bilindiği üzre Hz. Rasul.ün remzidir.

Lâle’yi pek sevdik ektik diktik dair şiirler yazdık yarışmalar yaptık. Sonra kötüler geldi her güzel şey gibi lâleyi de sildiler süpürdüler kulağımıza kaktüs yılandili tiken zakkum vb. üfürdüler unutturdular hafızamızı boşalttılar tâ ki on beş yıl önceye kadar.

Rusyadaki esir Türkler ancak komünizm yıkılınca İtil ırmağını ziyaret edebilmişti, sanki hacca gider gibi; daha once yasaktı. Biz de istanbul’da yeniden lâle açtığını duyunca görmeye dolaşmaya kucaklaşmaya foto çektirmeye koştuk adıbatısıca Emirgân’a falan. Hmm Emirgân/Emir Gûne.. İranlı şia ajanı (dai). Büyük Sultan İbrahim’e dair deli propagandası yapıyor idi yakalanıp başı kesilerek bi çukura gömüldü. Ve/fakat tersineörf marifetiyle bi ara türbesi ziyaretyeri dahi olmuş idi (bkz. Evliya Çelebi).

Vee atesit/deist Y.kemal III.Ahmed dönemi ve Nedim-i zâr’ı övüp “Lâle devri dense yeridir” diye yazdı (1942?). Yapmaz etmez olaydı! Utanmadan tarih kitaplarında “lâle devri” icat etti bilinen o sapkın cahil kafa.

“gülün ömrü az olur” deyip yârimize “gülüm” demekten çekindik. Zira Hz. Rasul’ün ömrü az idi; 63 yaş yaşadı. Bundan ötürü işbu yaşı geçen Müslüman Türkler yaşı soruldukta “haddi aştık” demeye başladı. Yani 63 sınırını aştık ya da haddimizi aşıp Hz. Rasul’den daha uzun yaşama cüreti gösterdik!

Allah hilal lâle aynı harflerle yazılır eh haliyle ebcedi de aynıdır yani gelsin 66. “işi 66.ya bağlamak, işi 66.ya kalmak” deyimlerine bi bkz.

Ve eski (her şey eski zaten / yeni de neymiş be!) Mezar taşlarımızdaki kırık lâle ya da kırık gül.. Genç yaşta teslim-i ruh eyleyivermiş genç kızlar içindir.

Aziz dostlar işte buna Müslümanlık denir. Din böyle yaşanır kültür üretimi, böyle bi’şeydir. Hmm şimdi lâle.ye olan ilgi(mizi) anlayabiliriz ve kafir kötülerin de niye sevmediğini! Bizim “kötüler” kötülük’ü din eylemiştir o yüzden rastgele fevrî şahsi tercih değil bizzat ibadet eder gibi huşû ile puta tapınçlanıp öylece kötülük ederler. Rabbim kahhar adıyla kahhreyle / âmin.

Ve lâle kadehtir (piyale) zira kadehe çok benzer.

Bakın Bâkıy efendi nasıl demiş

komayup lâle gibi elden eyâğı bir dem

mest olup gönce sıfat çâk-i giribân idelim

Yani elimizde bir lâle gibi tuttuğumuz kadehi hiç bırakmayalım goncanın kozasını yırtıp gül olup açılması gibi biz de serhoş olup sevgilinin adını nâralanarak yakamızı yırtalım bağrımızı açalım etrafa neşe saçalım / uyar..

Ol kadehten içilecek aşk şarabını bi düşünün. Şarabın rengi ak olsa bile kızıl lâleden bir kadehe kondukta o da al renge bürünür ve âşık her halukârda kırmızı şarap içmiş gibi olur ki sevgilinin yanak rengidir (gül-i zâr / gülzâr ise gül bahçesi’dir).

Ö.Seyfettin terbiyesizinin “Beyaz Lâle” hikayesi pek çirkin bizdışı’dır. Amca içindeki curufu dışarı vurmuş gibidir ve resmen/aynen/külliyen Mupassant’ın Kartopu’ndan intihaldir (Bir benzerini ve/fakat aşırı kalitesizini dinsiz cahil kafir Cyprıslı Rauf denktaş yazdı. Müslüman kadını -Rımdan beter- aşağıladı dahi utanmadan filme de çekildi / bkz. Trt, 1986).

*

Peki, lâledeki hikmet n’ola?

Şu ola(bilir): Yapısı şeklî bediî yani estetiquie yönü. Göze güzel görünmesi zira kokusu nerdeyse yoktur. Biçimi koku aratmaz zaten. Sevgilinin boynuna telmih edilen sap.ı ama en önemlisi yukarıda geçildi: “adı”. Ve ol adın Allah adındaki aynı harflerle yazılıyor olması. Pek nazenîn kırılgan naïf azömürlü tek değil de çoklu halde gözleri okşaması..

Evet hikmet.. Hikmet doğruya iyiye güzele götüren -meşru- bilgidir (dârü’l-hikme) yani “sofia” (bkz. Aya-sofia).

“Lâledeki hikmet, Rabbin tecellisini görmekse şayet her yaratılanda görülse gerek o hikmet. Lâle çabuk biten her yere ve iklime uyumlu görünüşü sevilmeye/sevgiye çağıran ve narin yapısıyla edebi zevk ve seçkin şiirlerin konusu ve Osmanlı’nın da en güzîde çiçeği”. El-hak çok doğru denmiş.

Hikmet’e dair bunlar söylense yeridir. Vesselam.

Vee Edirne/Selimiye’deki “tersLâle”..

Lâlenin tersi bile böyle ilgi çekiyorsa, başka ne denebilir / şu denebilir:

TersLâle -bilindiği üzre- Selimiye Camisi sol mimber duhuliye direğine kazılı bir lale türüdür ki Edirne’ye gelip de onu görmeden gideni döverler! Âvam sözde cami yapılırken terslik eden bi nineye atfen yapılmışmış, havas ise lâle ile Allah yazısındaki harfler ve ebced sayı değerleri aynı olduğundan öyle edilmiştir der. Peki biz de bir işçinin muzipliğidir desek / Hani neden olmasın!

*

lâle.. âh lâle / düşme melâle

*

Zeyl..

Sultan Mustafa, Lâleli Baba’ya duyduğu saygıdan ötürü yaptırdığı camiye Lâleli adını verir. Lâleli Baba’nın türbesi de adını taşıyan caminin yanındayken 1957’de sözde yol genişletme(!) için yıkılmış ve yakındaki bir mezarlığa taşınmıştır.

*

99 lâle türü sayılmıştır

vd. : Manisa lâlesi (anemon), Muş lâlesi, sarı lâle...

Beyaz lâlenin adı ağızlarda “akça bardak”tır (beyaz kadeh?)

*

lâlelim lâleli’de oturur

lâleli lâle olur lâlelimden

lâleli’den geçilir

lâlelimden geçilmez

Orhon Murat Arıburnu

*

yazın evvelinde gence çölünde

çıhıblar yene de dize lâleler

yağışdan ıslanan yarpaglarını

seripler dereye düze lâleler

lâleler lâleler gözel lâleler

*

açıldı lâleler güller
uzar gider muş ovası
güzeller kolkola vermiş
akıp gider muş ovası

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık