• 18 Mayıs 2015, Pazartesi 11:31
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

KÖTÜLÜK DİNİ

…ve kötülüğü din edinmiş bir zihniyet karşısındaydık.

…ve kötülük onlar için ara sıra yaptıkları bir fiil değil bir dindir! Kötü olmak kötülük yapmakla yetinmemiş bizzat kötülüğü din eylemişlerdir. Bu dinin tanrısı vs.’i kendileridir.

Yalnız kötülüğe iman etmiş gibi iyi olan her şeye düşman bu kötü kişiler.  Evet muhteşem bir mirasın çocuklarıyız ama ona baktığımızda gözlerimiz kamaşıyor onu anlamaktan uzağız, tanımıyoruz bile. Bazılarınca da bu miras reddedilmiş durumdadır, kötü bir mirasyedi bile olamadık ne yazık. Görüşümüz yanlış veya biz kötü fikirliyiz diye dili/Türkçeyi katletmenin alemi nedir?

Alınganlığa hiç gerek yok. Yapılacak itirazlar dışavurumlu suçluluk duygusu ve mübalağa sanatının kötü bir örneği olmaktan öteye gitmez!  Sosyal vicdan (ahlak) sahibi insanlar kötülük yapsalar kötü yaşasalar bile bunun yanlışlığını bilir ve seviyeli davranarak (haddini bilip) hayat tarzlarını diğer kişilere taşımazlar, dayatmazlar. Böyle bir arzu duysalar dahi bunu yansıtmalarına imkan tanınmaz.

Bütün bu kötü işler için halktan sevinç göstermesi beklenir ve kutlama adı altında verilen gözdağlar ile sosyal ve siyasi kontrollerini sürdürürler. Bu cüret bıçağın kemiğe dayanması olarak adlandırabilir.

Vahşi hatıra ve kötü denemeler bu milletin kayıp hanesinde utanılır bir leke olarak iz bıraktı. Bunun devamı sayılabilecek nihilist aykırı lümpen marjinal egzantrik dayatmalar -halen- sosyal planda kambur olmayı sürdürüyor.

Kötü kişiler eskiyi de eskitmiş bulunuyor! Yeni zaten bütün güvensizliğiyle iticidir.  Pislik yapılabilir ama savunulamaz! Terbiyesizlik oylanamaz, iyilik güzellik tartışma konusu eylenemez. Ya nasıl olur, şöyle olur: Kötülük edersin terbiyesiz olursun o kadar. Pislik yapma terbiyesiz olma kanunu çıkaramazsın. Gerçi herifler 46 yılında sözde ilk seçimde açık oy gizli sayım kanunu çıkarabildi. Bu imalat(!) kainat manyaklık sıralamasında hâlâ bir numara bir zeka ürünü olarak seçkin yerini koruyor.

Oyun ve oyuncuya gelince... İyiler -belki- tamam da kötü’yü kim oynayacak? Herkes şef olmuş, savaşçı kıtlığı çekiliyor diyen bir Kızılderili atasözü bizler için söylenmiş gibidir. Yeni rejim kendini meşru gösterebilmek için eskiyi kötüleme yolunu seçer. Eskinin üzerine çekilecek bir süngerin ülkeyi ileriye taşıyacağını iddia eder. Eski rejim halka hep zulmetmiştir. Gerçi şimdi de zulüm gerekli olabilmektedir ama bu hep zavallı halkın mutluluğu içindir! Kötü tortular ancak böyle temizlenebilecektir. Eğer bu yapılmazsa eskiyi geri getirmeyi tasarlayan ve her an uygun bir fırsat kollayan kötü niyetli eskilik taraftarları düzeni yıkabilecektir. Dolayısıyla böyle bir girişime biricik mutluluk yolunu açmış ilerici yönetim izin veremez.

Zulümde kötü’de birlik ol(un)maz. Kötü ve sapkın görüşlü aydın meseleyi İslama düşman olmakla onu yok saymakla yok etmekle çözeceğini sandı. Kendini rakipsiz buldu ve milli tepkiyi hiç hesaba katmadı. En büyük silah barabellum değildir; en büyük silah sevgidir. Sapkın bir sevgi hamuruyla karılmış gübreler kötülüğün güç kaynağı/enerjisi olarak ve yine kötü ellerde kötülük tohumlarına yataklık edecektir.

Hem akıllı hem kötü olunabilir, akıl yönünden hiçbir sakıncası yoktur. Ama insanda kötülük yapmayı engelleyen iyiliğe yönelten başka bir mekanizma vardır. Buna kişi ölçüsünde vicdan, kamu açısından ahlak denmiştir. Eskiden bizden de kötü çıkardı veya kendimiz kötülük ederdik ki halen öyledir. Ama bu şahsi ve geçiciydi. Yine bazen kötülerin sayısıyla birlikte yaptıkları da katlanılmaz ölçülere varırdı. Bu da geçiciydi. Ne zaman ki kötülük ve onun saiki nefret kurumlaştı ahir zaman fitnesiyle tanışmış olduk. Bu gerçekten zor bir sınavdır.

Hayır, mevcut kötülüğün panzehiri iyilik ve sevgi değildir! Ona en iyi cevap kendinden daha üstün bir nefret olmalıdır. Paye ve statü ardınca göz karartıp kötülere itaat ettik, onları reis belleyip sever olduk. Halen onları büyük sananlarımız var, ne kötü bir yandaşlık... Tarih bize diktatörlerin zamanlarının çoğunu dolu geçirdiğini söylüyor. Öyle ya kötülük denen iş boşluk kaldırmaz! Akıllı olmak iyidir, kötüleri sevmemek iyidir, kötülerden nefret ahlakidir... Ama artık kötülerin defterini dürme kararlılığımız var! Aslında kötüler bin yıllık kimya-yı saadetimize epey yaklaşmış sayılırdı, ama çözmeleri mümkün değildi (Sonradan gönüllü saf değiştirmek ve ebedi putun cazibesinde erimek üzere iyi dayandık!) (Bir de işin kötülük eylemekten gelen tatmin yönü var ki belki de "kötülük mekanizması"ndaki asıl âmil/yakıt/ruh odur).  

Yüz yıla yaklaşan rövanş, hesap soruyor olma, görünür olma, rekabet şansı, adalet duygusunun tatmini, kötülerin kıvranışını izleme, tükeniş çözülüş ve kaybedişi onlar üzerinde yaşama, Allah için nefretin somlaşmış halini seyir seyran... Eh daha n’olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık