• 28 Şubat 2018, Çarşamba 21:23
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Kesintisiz İhanet

KESİNTİSİZ İHANET / SÜREKLİ TOPLANTI HALİ

Köklü ve düzenli nefret

Sürekli/kesintisiz ihanet (hali)

Pilanlı cinayet

İhanetteki şehvet

Sistemli fakirleştirme sistemli cahilleştirme sistemli baskı

-Uzatmalı aşklar gibi-

Aslında onlarınki gerçek ve -elbette- sapkın platonique bir adanış

Aslında tam bir aldanış

Yani ihanetteki samimiyet

Yani hiç batıyı görmeden batının temel değerlerini/eserlerini okumadan bir batılı ile (aydın veya domuz çobanı) oturup iki lafın elini kırmadan; eğer komünistseniz moskova’dan başka rus şehir adı bilmeden ikibuçuk rus şair yazar adı sayamadan onlara benzeme sapkınlığı hayranlık ululama ucalama taklit tapınç... Karşı çıkan halkı(nı) hor görüp avrupa aşkına şapka fanila çorap adına/yüzünden asmak rus (ya da çin hatta arnavutluk) adına öldürmek ve yeri geldikte ölmek...

Yani salt nefret (Nefret dininin müminleri)

Yani acayip ve tehlikeli bir manyaklık

Rabbim, bu ne kaderdir ne bitmez kederdir

*

Yani sadece İslam dini ve Türk kültüründen nefret ederek batılı (veya komünist) ol(un)acağını sanma. Eşek olduğu halde öküzlüğe özenme (hedef en azından arslan falan olaydı keşke). Ee hadi ol ya da yap; hayır, iki yüzyıl sonra geldikleri noktaya bak. Tek bir adet kalite kitap filim müzik eseri put örneği podyum karısı (konu mankeni?) yok hatta tercüme sektöründe bile eskiye göre çok geriye düştüler. Ve hâlâ utanmadan beni/bizi yönetmek benzetmek gütmek istiyor o hasta kafa!

*

Yavuz ölüm döşeğinde “Allah’la birlikte olma vaktidir hünkârım” diyen Hasan Can’a “Bre bugüne dek bizi kimünle bilürdün” demişti. Sokakta’nın yazarı Bahaeddin Özkişi de roman sonunda “kişi”sini “Hep nöbetteyim hiç bırakmadım ki” diye konuşturur.

Kötülerin ne zaman nerede toplandığı bunun sürekli süreksiz mi kürekli küreksiz mi yürekli yüreksiz mi kurşunla darağaçla mı olduğu meselesi ise Tc’de doksan küsur yıldır tartışılıyor.

Peki bizim toplantımız?

25 Nisan 1951’e kadar camide bile cem olamadık / toplanamadık (Cuma kılmak ezan okumak hacca gitmek Kuran okumak evde ya da üstte bulundurmak yasaktı) aklımızı başımıza toplamak için ise 2000’li yılları bekledik.

*

Acaba böyle bir derlenmeden toplanmadan toplantıdan gündem maddesinden bu toplantının sürekliliğinden sonucundan etki gücünden tepki kabiliyetinden hangi tatmin unsurlarına cevap verdiğinden ilh. bahsedilebilir mi varsa böyle bir toplantının neresindeyiz?

Dalgınlığımızı belirtmek için yüzümüze karşı söylenen ama kırıcılık gözetmeyen kimi arkadaş sözlerine karşılık dayanamayıp sonunda “sürekli toplantı halindeyim rahatsız etmeyiniz” diyorum. Yakınlık derecemiz yüksek olanlar ne dediğimi anlayıp gülümsüyor diğerleri aval kaval bakıyor.

Şahsi planda muhatap alınmama adam yerine konmama, siyasi arenada ise gündem dışına itilme görmezden gelinme...

Bu gariban milletin %90’nın durumu yüzseksen yıldır budur. Bizim yüzseksen yılımız (veya iki yüzyıldır aralıksız/kesintisiz süren toplantı) bir gündem maddesi olabilme, görünürlük elde edebilme uğruna verilmiş bir tuhaf mücadelenin kısa(!) geçmişini ifade eder.

Zaman zaman gündeme gelindiği gündeme alınır gibi olduğumuz “cicimli” yıllar ve an’ların da bulunduğunu belirtmeden geçmek ayıplı bir hücum sayılabilir!

Eh o kadarcık da olsun.

Unutmayalım en zalim diktatörler bile sık olmamakla birlikte ara sıra balkonda görünmek ihtiyacı duyar(mış).

Geçici gündeme alındığımız esnalar şartlar bedeli ödenmiş ve ödeme sırasında bütün milli sermayemizin tüketildiği pahalı gündem(cik)lerdir ve asıl amaca hizmet edip etmediği de tartışılır.

Ek gündem maddesi (dilek ve temenniler/teenniler bölümü) eylendiğimiz lutfedilmiş siyasi tatmin(cik)ler daha çok şahsi kabiliyetlere bağlı kısıtlı çabalardır. Temayüz eden bu kişilikler tabii ki dini muhtevalı sosyal siyasi huzursuzluğu seslendirenler arasından çıkmıştır.

Yakın geçmişin saygı duyulan ve binlerce bağlısı bulunan ve bizim de sevdiğimiz din uluları bu zor ve tehlikeli görevi omuzlamıştı. Sisteme yönelen teşkilatlı karşıkoyuş örnekleri ise çok yenidir ve otuz kırk yıl gibi kısa bir geçmişe dayanır. Evet her Allah sözünün ezan sesinin tekbirin mevlidin ilahinin ve her besmele’nin bedeli -tarafımızdan- kan ve can halinde peşin ödendi.

Kime / Tc’ye.

Peki makbuz nêrde!

*

Sürekli ihanet halinde olma

Zor tabii alışana ise kolay

Hani bi düşünün zafer yengi üzerine doğuyorsunuz rakipsizlik sıfırtepki sözdebaşarı üstbürokrat prof ceneral oluyorsunuz üstünlük hükmetme ululanma alkışlanma asabilme kesebilme -hâşâ- tanrılaşma dışında başka bi’şey bilmiyorsunuz hayata/dünyaya dair. Tek yol/ölçü rejime sadakat!

Maddenin hain/lain hali

Hainin ihanet mahalli: Türkiye

1839 1908 1924 1960 1971 1980 1997 ve 15 Temmuz 2016

Vee “pilanlı cinayet”ler için yasalar çıkarma içimizi dışımıza çıkarma tarih dışına çıkarma insanlıktan çıkarma bizi çileden çıkarma. 2018’de dahi bu suçu kutsayanlar siyasi figüratife hayran olanlar düğün bayram bilenler hem de elde tablet akıllıcep akıllıtahta dizüstü kullanır uydu III.Boğaz Marmaray III.Havaalanı Kanalİstanbul yapabilir ve dünya ile kesintisiz bağlantı halindeyken (yani dünyalılaşma/insanlaşma) bile 20’li 30’lu yıllara övgü düzenler alıntı yapanlar sahte motivasyon malzemesi üretenler afişler pankartlar nostaljik balolar (galiba bi’kaç yıldır ara verildi / acaba utançtan mı yoksa cür’et kaybından mı) kurtarıldığını sanmalar falanlar filanlar artık sırıtan yalanlar çökmüş pilanlar kırık pilaklar Cehape.li tiryakiler rakı yanında pilakiler. Eh zor tabii 90 yıl süren KuzeyKore tarzı kutukutupense manyaklaşma süreci ve bunun müfrit/adanmış hastaruhlu aktörleri jönleri önleri figürleri motifleri itleri... Sonra (90 küsur yıla mütecaviz) süspansedışı normal fiyattan rakı alıp içmek; nêrde o eski orduevleri polisevleri örtmenevleri rejimevleri halkevleri / wahşi bir hatıra gibi titrer gözünüzde dî mi / âh ne zordur kaybetmek zirveden çukura inmek tepetakla olmak ağızda kuruyan bakla olmak hele olanı biteni tam kavrayamamak aptallaşmak hani o bilinen kaçınılmaz son inanamazlık ve şaşkınlık hali... Allah azabınızı arttırsın / âmin.

*

Gelelim günümüz dünyası gerçeğine

Artık majestelerinden (UK/united kingdom ya da USA) madalya alma ünvan edinme şansı da azaldı/kalmadı.

Lakin alışmak âh ille de o alışkanlık (yaşam tarzı/cum.dini) ve -internetten değil- ihanetten başka bi’şey bilmeme durumu; tek gıdası nefret olan sapkın ve o sabıkalı elikanlı katil köhne çirkin suçlu yapı...

Hepsi

Mabedi/putu üzerine çöken talihsiz müminler gibi.

Köktendinsiz kefereler

Cismi toprağa giresiler

Eriyip gidin nefretinizle

Geberip gidin kininizle

Bazınız bazınızla... kiminiz kiminizle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık