• 05 Mart 2018, Pazartesi 16:20
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Karşı tarafa...

KARŞITARAF’A SAPKIN/SAF BAKIŞLAR

Günümüz bir face paylaşım örneği şöyle:

mrb arkadaşlar rica etsem ilber o. adlı dejenere/yabancılaşmış/hiçbir zaman bizden olmamış sözde objectiwe bilimadamı adamını bi’şey sanıp “şey”lerini paylaşmasanız baksanıza amca bundan epey bizar tşkr.

*

Biz evvelemirde başkalarına karşı (özellikle bilimadamı hoca bürokrat politikacı) önhesapsız saygılı sevgili güvençliyiz çok iyiniyetliyiz safkalpliyiz olumluyuz haset fesat işlerden vb. çirkin tutumlardan uzağız. Belki özel yaşam akışında birbirimize tahammülsüz davranıp bunların zıdtını yapıyoruz hatta kötülük unsurlarına ulamalarda dahi bulunuyoruz (Biliyor musunuz böyle olmak çok normaldir!) Bu bizim hem gücümüz oluyor hem de vazgeçemediğimiz zaafımız. Olsun, biz gene hep bu minval kalalım; kazıklayan değil kazıklanan olalım! Lakin aradabir süzgeç yüzgeç bilgeç kullansak durumu murakabe/kontrol etsek gözdengeçirme yapsak mevzulara terazi tutsak şahsi kusurları yutsak öyle olmayanları ayıklasak atsak / Yakışır.

Yıllar önce futboldüşkünü de olan bi arkadaş, dine mesafeli (ve galiba atesit) bi futboladamı için “baksana inanç önemli diyor” demişti. İyiniyetli arkadaş adamın İslama inanmaktan bahsettiğini sanıyordu/sanmak istiyordu/öyle olsun istiyordu zira yıllardır o camiadan inanmaya dair hiçbir söz sadır olmamıştı. Oysa amcamız şampiyonlukla ilgili bir motivasyon cümlesi kurmuştu. Bu noktada Müslüman halkın (yeniasyacılar hariç) dinsiz/mason olduğunu bile bile S.demirel diye bi adama sırf arasıra Allah diyor diye kırk yıl niye oy verdiğini, aynı kişi 28 Şubat’ta safını açıkça belli edince (Allah demeyi bırakınca) niçin sevmekten vazgeçtiğini anlar gibi oluyoruz. Öteki tarafın (yani Cehape) hiçbir zaman -rol icabı bile olsa- Allah demediği için (bu mevzuda sağlamcıdırlar hâ sakkın hafifsemeyin) neden oy alamadığını da... Hımm yan masadan fazla/aşırı/abartma/basit/kolaycı bi yorum(su) mu dendi / Haklısınız öyle oldu. Ama müsaadenizle tesbitimin bir omuzyükü/heyke ananas salatasından daha isabetli olduğunda ısrar edeceğim (Sosyolojik okuma böyle bi’şeydir). Pek anlamayıp hâlâ dudak kıvıranlara şunu da örnek vermekten çekinmiyorum: Bu millet sokaklarda kendisi için ölen bi zamanların milliyetçi gençlerini takdir etmekle birlikte Mehape’ye ancak A.türkeş öldükten sonra oy atmaya başlamıştı çünkü adıgeçen kişi Menderes’i asma yolunu açan ve radyodan bu milletin vicdanına küfreden ve parmak sallayandı! Bu tavrı ağzıyla kuş tutsa dahi asla affedilmedi.

Aynı ve benzer tavrın daha az tehlikelisini sözde bilimadamlarına karşı da takınılması bizi hiç şaşırtmıyor ama rahatsız ediyor. Tamam eskiden dr. doç. prof.muz yoktu ve “allahaısmarladık” diyen bi akademik bile gördüğümüzde -eh bi de tarihçi falansa- ânında onu kucaklıyor gönlümüzü açıyorduk. Zavallı prof. olanı/oluşu anlamıyordu (zira güttüğü halkı tanımıyordu ve gerçekte bilimadamı falan değil rejim militanıydı) ama gururu okşanıyordu. Hele selamünaleyküm diyen bi örtmen kaymakam hastane doktoru polis ormancı -hani olmaz ya subay falansa- onu göklere çıkarıyor ve oradan hiç indirmiyorduk. Onlar da her akşam kampüs loca lojman veya orduevinde kafa çekerken bu garip tavır ve sapkın sevgi bildirimi üzerine hayret ifadeli sözler edip şakalar yapıp fıkralar anlatıyor üstüne de uygun diafram bir kahkaha atıyordu. Ve siyasete meraklısı ilk seçimde dönemin sağcı partisinden milletvekili seçiliyordu. Ez-cümle bir Allah sözüne böyle hasrettik ve işbu meşru özlem ne yazık gözlerimizi köreltmiş bizde akneye sürecek miktar iz’an bırakmamıştı. Lakin adanmış/müfrit kararlı köktendinsiz rejimci kinci parti figüratifi vedalaşırken bile asla “Allah” demedi. Buna şaşılmaz zira başbakanlık matbuat umum müdürü vedat nedim tör imzasıyla 1947-1951 arası kitap dergi gaste resmi mektup vb. mevkutede “Allah ve ahlak kelimelerinin istimâli memnu idi” (yani kullanılması yasaktı). Konumuz, karşı tarafın (dinsiz camia regimesi) n’apıp n’ettiğinden çok bizim “bizden olmayanları bizden/bizim sanıp” sağlıksız netameli riskli yakışıksız gereksiz ayıplı çirkin utançlı (son moda ile söylersek “sıkıntılı”) sahiplenme tavrımızı tenkıyd olup...

Neyse, söz buraya geldikte günümüze gelmek durduk yere ve özellikle ortayaş üniversite mezunu bürokrat ve int. kullanma katsayısı yüksek arkadaşlarca ulunanan İlber O. adlı bi amca üzerinden “gitmek” ve iz sürmek isteriz. Adıgeçenin çektiği dikkat bizim de dikkatimizi çekmiş bulunuyor (Nasıl da cümle ama).

Adam standart/sıradan bi rejimsever. Haliyle rejim kaymağı yemesi kaymak tabakayı temsil etmesi vb. hiç şaşılmaz (Anne tarafı vs. familatique ayrıntılar bizi ilgilendirmez).

Ama adı üzerinde aççik spekilasion yapmanın nesi ayıp! Zira kelime Türkçenin tapulu malı, onun değil.

Kendisi bit tv programına adına dair “babişinin pek meraklı bi istanbul beyfendisi olup adının alper’den gelme (aslında galat dîcek ama ortada evlâd û iyâl var) olduğunu deklare etmiş idi. Azıcık daha okusa (malum fıkradaki gibi) ormancı dahi olabilecekken sözcü gastesi ya da aynı mahalleden reha muhtar daha olmadı metin uca düzeyinde bi yorum üretme kolaycılığını seçmesi hiç uygun düşmemişti. Tabii herkesin elinde “Türk kültüründe ad verme” adlı bir eser olmadığı için kökbilim filan neyine gerek! Zât ilber’in o çok bilinen ET unvan sıfatı ilteber’den “kısaltma” olduğunu atlamış idi ki bu durumda merhum pederinin adbilime dair daha vukfiyet sahibi olabileceği düşünülür (Yâ işe de bkz. ailenizin muharriri ne ölçü magazinne’ye/mağaza’ya kaydı).

Neyse...

İstese regime ışınlaması yolu ile ünlü ressam müzikadamı böyyük vali elçi Cehape m.vekili bakan bilmemne genel müdürü ya da üretim değil özellikle ithalat yapan bir holding patronu da olabilirdi. Ama amca canı çekmiş tarih alanında kariyer yapmış ve seleflerine nazaran kendince çıta yükseltmiş. Meşrep gereği küfürbaz değil zevk için tarihçi ve ihtimal işini de seviyor (gibi). İş’te sevgi çok önemlidir. Selefleri sırf Osmanlıya sövsün diye prof. yapılıyordu. Bu amca sanki daha jentilman ve steril bir yapı sergiliyor. Tabii ve elbette siyasi fıtrat/maya gereği kaçınamayacağı bir üsttenbakıcılık ve kibir eşliğinde! Bizimtaraftan saftorik kişilerce fan’lar falan kurulup adına hayranlık ve övgü amaçlı sahte face hesapları açılması ise tam bir ironi. Adamcağızın bu tırafik’e şaşırmakla kalmayıp yakında hukuki yollara sapması muhtemeldir. Hâ hocası Halil inalcık ne kadar bizdendi ya da “bize dair” araştırma yapan yazıp çizen konuşanlar için “bizden olma” diye bir şart öne sürmeli miyiz? El-hak bu söylenemez ve hiç yakışık almaz. Ortada/tarihte -niyeti önemli değil- mebzul miktar şarkiyatçı/oriantalist (doğucu yani Osmanlıcı) varken Tc doğumlu amcalara kabulü zor şart(lar) dayatmak vicdana yakışmaz belki de onlardan sadece vicdan talebinde bulunmak en uygunudur.

Bi zamanlar sözde bizim camiadan bazılarının yaşar nuri sapık’ı için “ama mîrim adamın ilmi var” demesi gibi (oysa adamı 12 Eylülcü katil ceneraller tırışkadan porf. yapmıştı) İlber o. vb. tipoloji için aynı manyaklığı yaşamak zorunda değiliz. Zira amcanın Tekparti diktatoryasına dair bulunduğu şu sapkınj tesbit dışlanmasına yeter sebeptir / Kendi reddiyesidir: “Tekparti dönemini Stalin rusyası gibi değerlendirmek çok yanlış bi’şîy”. Way be şu güzelim Tekparti cenneth watanına da bkz. Hey cici yapılı nazenîn kardeş sizin köyde zeka ile alay etmeye ne deniyordu / Bi daha tekrar etsene.

Haa Osmanlıca bilip okuyup yazmasına gelince... (Gene o bildik ululama) bu alanda hiç de makbul sırbistan kumaşı sayılmasa gerektir (yoo murat bardakçı ondan daha iyi osmanlıca biliyômuş âbisi falan demîcem, sakın hâ). Şunu söyleyeceğim: 40 mil. Güney Azerbaycan/iran türkü, 40 mil. Doğutürkistan türkü, 15 mil. Güneytürkistan/Afganistan türkü, 4 mil. Irak 3 mil. Suriye türkü vd. zaten Osmanlıca yazıp okuyor yani durduk yere -köpek öksürdükçe- keçiye apturaman çelebi denek olmuyô yani! Vee dahası 90 yıl önce ondan herhalde daha iyi Osmanlıca okuyup yazıyorduk! Haa (artık bu kaçıncı hayret ünlemi ise...) onun bir de yiyip yiyip ş’apmamış ve boynu popillion’lu (türkçesi: Kelebek) ekürisine dair .../ Yook yok olmayacak burada kesmek ehvendir/uygundur. Siz sevgili karîlerin sabrının da bi ölçüsü var ama dî mi!

Ez-cümle / manifesomique:

Ağzı geniş beli ince dibi yayvan bazı vazolarda boncuk arama iştahı derhal bırakılmalıdır.

Eskiden yazı bitiminde mim koyup/mimleme yapıp şunu demek mûtâd üzre âdetten imiş / Biz dahi uyalım: yani hüsn û âdet-i kadîmeyi tecdît eyliyelüm:

İşbu yazı yazılırken hiçbir hayvana zarar verilmemiştir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Ersin Gülhan Ersin Gülhan 05.03.2018 16:31

Allah razı olsun hocam. Istifade ettik.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık