• 15 Mayıs 2019, Çarşamba 23:04
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Hayvan ve bitkilerin dili

I

HAYVANLARIN DİLİ

-mantıku’t-enâm-

Edebi bilgi için bkz. Feridüddin Attar (çev. Gülşehrî), Mantıku’t-tayr (Kuşların dili) XIV.yy.

*

Guguççuk      

Guguççuklar “yusufçuuk... yusufçuuk” diye ötermiş (Guguççuk’un bir adı da yusufçuk’tur).

Karga 

Bi karga varmış yavrısını “āh benim ak tüylüm” diye severmiş. Kargalar “gaak çık şu dala baak” dermiş.

Katır  

At, benim ana tarafından aççik dayım olur dermiş (Bubam eşek dememek için). Katırın inatçılığı tutunca da “benim adım ille de beygir olcak” dermiş.

Keçi   

Koyunun olmadığı yerde benim adıma apturaman çelebi derler be, diye kasımpati gibi kasılırmış.

Koyun

Koyunun biri dereden atlarkene kuyruğu savrulup kıçı açılmış, bunu gören keçi “a-a kıçın göründü” demiş. Koyun da “seninki gene temelli açıkta durur be susakāzlı” demiş.

Kurbiş

Dere içinde günübütün “yuurt... yuurt” diye ötüp insanlardan yoğurt istermiş.

Kurt   

Kurtluk iyi amma kocayınca ille de köpeklerin maskarası olmak olmasa iyiydi yani, dermiş.

Kuzu  

Kuzular “mee mee... gel de pin tepemee” dermiş

Öküz  

Öküze vasiyetini sormuşlar “ölünce malafatımı sığırların üstüne sıbıdıvarın” demiş.

Pisi/kedi

Bi pisiye “şurda bi sıçan var” demişler, o da “eh n’âpalım bu durumda mecbûren yimek zorundayız artıkın” demiş. Ve bazı kediler “miyaw dedik beyaw” dermiş.

Sıçan  

Sergen gezerkene imanım gevredi be dermiş (Sıçanın bir adı da sergengezen’dir).

Tavık 

Tavık su içer Allah’a bakarmış. “Nedir bu horazlardan çektiğimiz be, her sabah üürüüü diye ötüp dururlar hep” dermiş. Tavıklar bi bebe görünce “gıd gıd gıdaak yımırtam sıcaak inanmazsan gel de baak” dermiş.

 

Birkaç hayvan adlandırması

at         : beygir, beygircik, tay, taya, kuliş; baytal

eşek     : eşşek; kancık eşek, karakaçan, karakancık, kuliş, sıpa

fare     : sıçan, sıçkan, sergengezen

hindi   : indi; guli, guliguli, culuk, gülfatme

inek     : sığır, bızak, buzağı, çıvgar, çelek, puçi, dana; boğa, buva, öküz

keçi     : çepiş, geçi, keçi pırişi, pıriş, pırişko, teke, oğlak, ûlak

kedi     : azman, azman kedi, kotak, encek, enik, pisi, pisicik, pisig; taran kedi, taran pisi

köpek  : küpek; it, encek, enik, gopay, kancık köpek, kırma, kopay, pındik, arabacık pındiği, yalık, yalık köpek

kurbağa: kurbâ; kurbağa, kurbik, kurbiş, kurbişko

kaplumbağa: kamlumbâ; kaplanti, kaplıkurbâ, kaplinkurbâ, tospâ, tospağa, toskabâ, tospik, topiş, tospiş

manda : manda, dombey, camız, susığırı, malak

tavuk   : tavık; bici, bicik, cücü, gurk tavuk, oraz, yarka

 

Hayvanların sesi

a-iii a-iii (eşek)

bici bici (civciv)

böö, möö (inek)

caykul cuykul / cik cik (kuş)

gıdak gıdak (tavuk)

gu-guuç-çuuk (yusufçuk/külrengi güvercin)

guli guli (hindi)

maykul muykul (köpek)

miyav miyav (kedi)

uuu (köpek)

ü-ürü-üü (horoz)

yuurt yuurt (kurbağa)

 

Hayvanlara hitap

At        : deehh (git-yürü); çüüşş, pürsş (dur)

Eşek    : deee (git-yürü); çüüşş (dur)

Hindi   : guli guli (gel); kışst (git)

İnek     : diii (git-yürü); ooo, ô-ha (dur); össt (uzaklaştırma)

Kedi    : geh, pisi pisi (çağırma); pişst (git, uzaklaştırma)

Koyun : e-kızım, e-kuzum (gel); uşşt (git)

Köpek : gee kuçı kuçı (gel); oşt, hüü (git, uzaklaştırma)

Tavuk  : pıli pıli (gel); kışşt (git)

*

Günümüz köylerinde besicilikdışı ô-ha diyecek inek ve öküz kalmamış gibidir. Buna karşılık hiç inek gütmemiş (belki de görmemiş) şehirli gençler arasında en kaba biçimiyle bol miktar ô-ha gözlenmektedir (bkz. “ôha falan oldum yâni”).

*

Hayvan adlarına dair

Kedi için: arsız azman bıcır boncuk bozca minnoş pamuk tekir tombik tombiş tontiş tosun...

Köpek için: badem badi çomar fındık karabaş kılkuyruk kırma kurt paşa...

Eşek için: kadife karakaçan sıpababası...

(Bu başlık altında müstakil kitap hacminde bir inceleme gerekir).

 

Hayvan sevgisi

Guguççuk yuvası bozmak günahtır / Guguççuk öldürmek günahtır. Çünkü guguççuklar Peygamberimiz bi mağaraya saklanınca bu anlaşılmasın diye Allah’ın emriyle gelip mağara ağzına yuva yapmıştır.

Hacıkuşu (kırlangıç) yuvası bozmak günahtır / Hacıkuşu öldürmek günahtır. Çünkü hacıkuşları her yıl tâ Kabe’yi dolaşıp gelir.

Karınca yuvası bozmak günahtır / Karınca öldürmek günahtır. Çünkü karıncanın birisi İbrahim Peygamberimiz ateşe atılınca ona su taşımıştır. Karıncalar mezardaki ölülerimize de su götürür.

Kuş yuvası bozmak günahtır. Çünkü yuva bozanın yuvasını bozarlar.

Leylek yuvası bozmak günahtır / Leylek öldürmek günahtır. Çünkü onlar (h)acı leylektir, her yıl hacıya (Arabistan/Mekke) gidip gelirler.

Örümcek yuvası bozmak günahtır / Örümcek öldürmek günahtır. Çünkü bi örümcek Peygamberimiz bi mağaraya saklanınca bu anlaşılmasın diye Allah’ın emriyle gelip mağara ağzına ağ örmüştür.

Sallangoz öldürmek günahtır. Çünkü sallangozlar Hasan ve Hüseyin efendimizin kızanlık arkadaşıdır.

Yılan öldürmek günahtır. Çünkü o yılanın anası enceğini öldüren kişiye kin güdermiş.

Gelinkadı (gelincik) öldürmek günahtır. Çünkü o gelinkadının encekleri gece gelip kızanların kulağını kemirirmiş.

Uçböcek (uğur böceği) öldürmek günahtır. Çünkü üstüne konduğu kişiye uğur getirirmiş.

Kurbiş öldürmek günahtır. Çünkü bicileri yurtsuz (yoğurtsuz) kalırmış.

 

II

BİTKİLERİN DİLİ

-mantıku’t-nebâtât-

Badem           

Yalancı bahara aldanıp düşünüp taşınmadan çiçek açıveren ama daha ilk kırağıda dökülüp giden bademdir. Birkaç yıldabir aynı aldanışa düşen badem “Tüh be bu yıl da kandırıldım güzelim çiçeciklerim yandı bitti kül oldu gitti” dermiş.

Ceviz-kiraz    

Ceviz “âh nêrde benim kaplarım” dermiş, kiraz da “âh gitti benim saplarım” diye ağlarmış.

Erik                

Çekirdeğimi sıkın, su çıkarsa kız çıkmazsa erkekim, dermiş.

Fasile/fasuli  

Beni de bi nîmetten sayan yok mu, dermiş.

Karpuz            

Âh... âh kavun tatlı karpuz n’âpsın, çatlasın mı yani dermiş.

Kızılcık          

İlk çiçek açan ağaç kızılcıktır ama en son meyve verir. İlkyaz geldiğinde şeytan bile kızılcığın erken açmasına aldanıp ilk önce kızılcık yiyeceğim dermiş. Sonra beklermiş beklermiş ama kızılcık bi türlü meyve vermezmiş. Erik, bâdem geç çiçek açıp kızılcıktan önce meyve verirmiş. Şeytan hâlâ kızılcıklar olacak da yiyeceğim diye beklermiş. Bu yüzden hiçbirini yiyemeden yaz geçip gidermiş.

Kiraz              

Arkamdan dut erişmeseydi yiyeni sapa çevirirdim, dermiş (kirazın zayıflatma ve kanı inceltme özelliğine gönderme).

Muşmula       

Beni yiyenin yüzü ekşir dermiş.

Sarımsak       

Beni gelin ettiler lakin kokumdan ötürü kırk gün yanımda kimsecikler yatamadı, dermiş.

 

Birkaç meyve sebze adı (rastgele yöre ağzıyla)

acer aşı (yeşil domates), arpacık (ekimlik soğan), asıl (yeşil arpa), armıt, aşkabağı, aşlama badılcan (patlıcan), bakle, balkabağı, bardacık erik, bârebütün (kavun adı), bostan (karpuz), böber, bubu, bubuş (meyve; kuşburnu), bubuşçuk (kuşburnu), buruş (meyve kurusu; kak), bûday (buğday), buydey (buğday), cıbrısa, çakıl (taze fasulye), çavdar, çorota (çörek otu), çökelek (mısır koçanı), daracan (darıca), dari (darı), dede (soğan tepesi), delice (yaban buğdayı), deve tikeni, deveci armıdı, dokurcun (ekin demeti yığını), domat (domates), domata, domatiz, ekin (buğday), fasile, fındık böberi, fî (fiğ), gak (kak; meyve kurusu), gâvır mantarı (zehirli mantar), hayva, ıştır (yaban ıspanağı), îde (iğde), ilabada (labada), ilmon (limon), insan mantarı (yenir mantar), kalık (ekimlik soğan), kamçıcık, karaca (ekimlik soğan), karakofa (hasır otu), kelem (lahana), kesmik (kılçıklı buğday), kırkgünnük (taze fasulye), kırmızı patlak (domates), kış kavunu, kofa (hasır otu), koruk (yaban üzümü), koz (ceviz), kulacık mantarı, kumpir, lâna (lahana), manav fasilesi (börülce), marıl (marul), mışmıla, misir, mor patlacan (patlıcan), mor patlak (patlıcan), mürdüm eriği, nût (nohut), ördek gagası (semiz otu), pâdem (bâdem), patata (patates), patlacan (patlıcan), pelint (meşe palamudu), pırasa, pındık böberi, sivri (acı biber), salata (hıyar), su kabağı, suwan (soğan), suwan dedesi, tatlı kabağı, teke pîniri (kırmızı biber), tezgelti (tezgeldi kabağı), tomat (domates), tomata, topi (küçük acı biber), toz böber, ünnap (hünnap), yediveren (incir), yemiş (incir), yemişen (kuşburnu), yarma (yarılmış buğday), yılaf (yulaf), yüzüm (üzüm), zâre (zahire)

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık