• 17 Eylül 2014, Çarşamba 11:05
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

DEVLETÇİLİK SAPKINLIĞI

 

DEVLETÇİLİK SAPKINLIĞI

Yetersizliği yüzüne çarpılan ve küçüklüğünü anlayan ama inatçılığını terketmeyen aydın tipi bilgisini ilerlet­mek yerine yeldeğirmenlerine savaş açar. Oysa Türkiye’de yeldeğirmeni yok denecek kadar azdır. Öyleyse kendi küçüklüğünün ve yetmezliğinin se­bebi Türk kültürüdür, millettir! Hazır kendisi de devlet hizmetinde istihdam edilmiştir (üniversite ordu bürokrasi) bu durumda kaçınılmaz olarak hızlı ve adanmış (müfrit) bir devletçi kesilecektir. Bu arada alanında kendini ispat etmiş milli kültürden yana aydınlara da amansız bir düşman olup çıkmıştır. On­lardan nefret eder, aslında bu aşağılık duygusunun yansımasıdır. Fakat edilen nefret milli kültürü yok et­meye yetmemektedir. İşte bu noktada adamımızın imdadına devlet imkanlarıyla birlikte -çok şaşırtıcıdır ama- devlet geleneği yetişir.

Devletin her şeye sahip olduğu bir memlekette kaabiliyetsiz yetersiz ehil olmayan bilgisizler de iş bulabilirler. Ve yine dev­letçiliğin vazgeçilmez zaafı olarak kaabiliyetlerinin çok üzerinde mevkilere gelebilir ve hatta mevcut zihin yapılarıyla adli idari askeri vs. (basın sanat) hiyararşide üst derecede karar mercii naspedilirler. Bakan başbakan olmaları da mümkündür. Malum halleri ve beyin yapılarıyla ülkenin kaderini ellerine alabilirler. Bu arada yandaşlarını da ihmal etmezler, ödenmesi gere­ken minnet borcu konusunda hassastırlar. Onları kol­layıp gözetirler bir amip içgüdüsüyle çoğalmak artmak isterler. Tek sıkıntıları veya bir türlü halle­demedikleri yegane mesele anlaşılamamış olmaktır. Türk milleti aradan onlarca yıl (1920-1996) geçmesine rağmen yola gelmekte direnmiş ve kendileri gibi olmayı red­detmiştir. Gerektiğinde bu cahil sürüsünü terbiye etmeden duramazlar, bu hayırlı iş içinse ihtilaller uygun zemin sağlar; on yıldabir darbe yaparlar. Gerçek anlamda bir kalkınmadan ürkerler. Zaten kalkınma hamlesi gerçekleştirecek ne bilgi biri­kimleri ne de buna niyetleri vardır.

Geri ülkelerin kalkınma yoluna girmesi bir bakıma bu tip geri kalmış aydınların tasfiye edilmesiyle mümkün olacaktır.[1]

 


[1] Erol Güngör Beğ’e atıf.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık