• 23 Aralık 2018, Pazar 11:50
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

"Dar" durumlar...

“DAR” DURUMLAR

-dar kavramı üzerine anti-entelektüel bi tetebbu denemesi-

*

Dar’alma halleri

Bir kısım râvinin şöyle dediği rivayet edilir:

Önce dünya küçüldü ardından her şey daraldı ama elbet bi gün hepsicik’i genişleyecek.

*

Dar’alan kuyu

Bir Rus doğmazdan (doğumdan sonra da olabilir) bi’kaç ay (gün de olabilir) önce anası bi’şekilde taraf veya din değiştirse İtalyan veya Portekizli biçiminde doğabilir ama bir Japon (Zenci veya Eskimo) bebeğin bu şansı pek yok yani din tamam da tip değişmez ki... Ee bu durumda n’apılır nasıl döner bu dünya ve nasıl öter kuşlar hep cik cik diye mi gene acaba! Biyolojik embriyolojik genetolojiq dna (denea/dana) ve rna /renea/râna) tandanslı teolojik demografik bir felsefe yığılması biçimindeki bu ontolojik tartışmalar ne kadar da can sıkıyordu son zamanlar, fikir hezimeti biçiminde yol alıyordu anlam(a)sızlığın hiçliğin nihilizmin gitgide daralan dipsiz kuyu içine doğru!

*

Dar’al getirmek

Akıl zevk duymuyor azizim, akıldan çok daha değersiz olan beden (et kemik yığını) yapıyor bunu yani zevkleniyor pervasız kendi çapında. Eh bu da haliyle daral getiriyor nice naif bünyeye. Tuhaf bir işbölümü ya da rolçalımı gibi duruyor ilk bakışta, tabi derinlemesine bir analiz -veya psiko-naliz- pek çok önyargıyı değiştirebilir sarsabilir tabuları, uygun bir tabu yoksa bulup ırgalar tabularasaları tabutları, silkeler bilumum putları, yıkar kırar toz duman eder onları alimallah!

Tanışıp konuşulan kişilerin ad ve sûretleri derhal unutuluyor, hafızalar mâfiş. Bu niye böyle bilinmeyen ne dümenler dönüyor acaba beynin bilinmezlik yüklü dehliz galeri ve eğri büğrü kıvrımlarında..

*

Dar-hâne

devrin süleymânu olan padişah halkım ne yir ne içer deyu bi gice şehre tebdil çıkmış. sapa supa bi hâ-neye (ev) konuk olmuş. yoksulluk hali işte, kadıncağız sufraya sadece bi çorba kâsesü çıkarabilmüş. padişah içmiş ve pek beğenmüş dahi “bu ne çorbasıdur” deyu sor-dukta ol avradun zeydi “n’olacak beyim darluk çekerüz, darhâne çorbasudur” dimüş. ol padişah gice ertesü yok-sunluk evine dürlü bağuşiş iletüp bundan geru sarayda dahi hergün tarhana çorbasu pişirile deyu buyurmuş.

*

Dârağacı

Narağacına göre daha kalasyoğun bir ağaç diye bilinir. Cenneth watan Honduras’a özgü hapisane bahçesi ve şehir “cum.” meydanlarında sık bitişen bir ağaç türü olarak ün salmıştır. İnsanlar tarafından dikilir yani hüdâ-nâbit değildir. Tekkök de değildir üç anagövde üzerine ve/fakat ters kuruludur uç kısmı yukarı doğrudur. Meyvesi insanbiçimlidir lakin yenmez bilakis toprağa gömmek içindir. Dârağaçları özellikle sabahakarşı meyve verir. İşbu insanmeyveler ilkbaş kızgın kırgın ağlamaklı istemezli itirazlı müreddi protest ve yoğunbiçim hareketlidir. Ardından (dört beş dakkaya mütecaviz) ipte sallanmaya başlayınca aynı meyvecik teslimiyet benzeri durağan bir yapı sergiler. Ortalığa ciddi bir anlamsızlaşma çömer. Meyvenin bükük boyunlu baş kısmı yukarıda ve sıkılmış halde, ayaklar yerçekimine uygun aşağı yönde dahi rüzgar şiddetine uygun salınır biçimde asılı olarak belirir. Kimi dârağaç uzmanları bunların insanla konuşan cinsi bile var, demiştir. Söylenceye göre adıgeçen meyvecik’e temelli de kayıtsız kalmayı vicdansızlık addeden kimi merhametperver bağcılar (dârağacı yetiştiricileri) bu durum karşısında ol meyveye müteveccihen “eh söyle bakalım son arzun nedir” diye sormaktaymış ki alınan cevaplar tahtında ihtilaf vardır. Dârağacının meyveleri vaktinde indirilmezse çürüyüp kokmaya başlar kim hipopotam osuruğundan beterdir, derler yani “benim” diyen lazburnu dayanamaz(mış). O yüzden çok bekletmeden nazikçe sarkıttan alınılıp -çok benzediği için olacak- en yakın insan mezarlığına götürülüp gizlice gömülür. Bir süre (on yıl falan) meyvesiz duran dârağacının ülke birlik ve bütünlüğü adına yapılan ilk darbe ile birlikte birden cömertleştiği ve patır patır bol miktar meyve vermeye başladığı görülür.

Vaktiyle dârağacına dair şöyle başlayan bi de türkü yakılmıştır:

bir nar ağacı var bi de dârağacı,
nâmerde nar düştü yiğide dârağacı

*

Dârü’l-cafe

Öteden beri maddeberisi adında bir yayınevi kurmak ve henüz yazılmamış kitaplar basmak istiyordu önce istiyor sonra tahayyül faslına geçiyordu, son yıllar bunu âdet edinmişti ve iyi bir huy olmadığının da farkındaydı fakat bazı şeyler için salt bilinç yetmiyordu. Ah böyle ve bu tür benzer yürümekte ısrar eden inceden ince işlerin şu azizliği..

Yayınevi tasarı yoğunluğu günlerimde Emre aradı, o bana göre epey genç daha enerjik yapıda ve haliyle camiamızdan delikanlı bir şairdir. Onunla şiir üzerine anlayış ve zevk ayrılığı yaşarız eskiden beri. “Size bi purojemden bahsetmek istiyorum” dedi “Ee devam et” dedim, etti:  Bi mekan açmayı düşünüyorum İstanbul’un ortalık yerine (Malum, ben şehrin epeyce kıyı köşesinde kalıyorum ya ille de laf sokuşturacak aklınca).

*

İnadına anti zıdtına tersine aksine muarız protest müreddi müddei bi mekan yani bizim gibi bî-mekanlara dair bi mekan tahayyül ediliyor. Yarısından artuku mücteba kamil kitabıyla dolu medeniyetsiz (ve meymenetsiz) kütüphanelere hergün kitap yerine onurunu (la honeure) satan kitapçılara ve magandaların işlettiği entel cafelere tezat. Öyle bi mekan ki hem sahaf hem kütüphane hem de cafe olacak/olmalı. Ama hakikisinden. İsteyen satın alacak isteyen oturup okuyacak ve çayını içecek söküğünü dikecek ve isteyen de bi fotokopi çektirecek kitaptan almadan gidecek. Kısacası Maddeberisi Yayınevi tadında fakat daha hesaplı kitaplı bi yer olacak. Aynı zamanda matbaayı “matbâ+ayı” zanneden yayınevi sahiplerine inat matbaa-yı âmire’ye benzer bi kitapevi olacak bu mekan. Burada(n) bizim ve bizim “bizdenler”in kitapları neşredilecek. Fürüâta ve teferruâta gerek yok. Bu kutlu mekanı açabilmek için derhal çalışmaya başlanacak. Eğer bu purojeye katkı sağlamak isteyen üç beş aklıbaşında çılgın kişi çıkarsa sıramı kimseye kaptırmam; ilk önce ben şaşacağım!

*

Daryer gelini

ewel zamanın birinde beceriksiz acemi dahası bi de güzeldeğil yapıda bi gelin var ımış bi gün onun düğünü oluyômuşmuş adıgeçen gelin hiç oynamaya bilmiyômuş emme “yerimdar yoğsam gör neçe oyunlar oynar-ıdım ben” diyômuş.

 

Dâ’dâr eylemek

müttehidken savlet-i â’dayı def’a çaremiz

ittihad etmezse millet dâ’dâr eyler beni

Selimî (Yavuz)

Milletimin ayrılma bölünme endişesi mezarımda dahi beni rahatsız eder. Çare saldırgan düşmanlara karşı birleşmek iken eğer birlik olmazsa içim kızgın demirle dağlanmış gibi yanar.

*

Dîdâr eylemek

Ve “birisi” dâ’dâr eylemek yerine dîdâr eylemeyi tercih etmek istiyordu. Ve ayrıeten bugüne değin kafasına uygun bir kafadengi bulamamış olmaktan da tedirgindi; bunu ancak kendigibiler anlayabilirdi. Nerden bakılsa “onunki” teselliden nasipsiz bir bela/dert idi.

*

Ve dâru’l-erkâm       

Erkam’ın evi. Hz. Rasul’ün sığınağı arkadaş evi ilk tebliğin yapıldığı ashâbın toplandığı yer İslâmda ilk medrese o ne güzel bi adresse.

*

Bir de Dârusselam olmalıydı, derûnî/enderûnî duyuların mübarek yurdu/şehri diye!

*

Hâmiş

Doğrudan mevzuyu ilgilendirmeyen munharif/muhtelif dar türleri:

dar: Türkçe “geniş olmayan”

dâr: Arapça “kapı/meslek bildirimi” (-cı/-ci)

dar: Farsça “aitlik/sahiplik bildirimi” (-lı/-li)

*

dar; dara dâra daraba daraban daracacık daracan daracık daraç darağız darak darakotu daral daralan daralanyol daralmak daraltı daraltma daraş daraşlık daraşmalık darbakış darbaş darbe darbeci darbeden darbel darbelimatkap darbetmek darbıkalem darbımesel darbeli darbelli darboğaz darbuka darca darcan darcık darçevre darçın dardâ dardağan dardağınık darda dardan dardanel dardanos dardon dârende darelbise darende daretek daretmek dareyn darga dargeçit dargörüşlü dargelmek dargelir dargelirli dargın dargörüş dargörüşlü dargün dargünde darhane darı darıca darıbeka darıcinan darıdünya darıfena darılgan darılmak darıukbâ darîr darkafa darkafalı darkalça darkapı darkavramı darkesim darkıç darlak darlanmak darlar darlık darmadağın darmadağınık darmaduman darman dârnâme darp darpaça darphane darsık darsılcak darsmak darsokak dart dartan dartutum darülaceze darülâdap darülbedayi darülcafe darülelhan darülerkam darüleytam darüleytam darülfülfül darülfünun darülharp darülhikmet darülhilafe darulikram darülislam darülkarar darülkuran darülulûm darülziyafe darüşşafaka darüşşifa darvakit darvakitte daryal daryar daryarlık daryazı daryer daryol daryuvarlak darzaman

 

âbdar adar akdarı alakadar alemdar ajdar akdarı aydar azdar başıdar baydar belidar berdar berfdar berhüdar bîdar candar candarma candaroğulları cazibedar cidar commandar çavdar çokdar çuhadar dapdar defterdar derdar didar dildar dindar dizdar dündar elidar endar enidar fesdar gaddar gamdar geçimdarlığı güldar haberdar haleldar handar harapdar havadar haydar hazinedar haznedar hissedar huşdar hükümdar içidar iktidar ildar ilimdar kafadar kadar kalandarsoğuğu kalemdar kasadar kesedar kılıçdar kırdar kıymetdar kindar latifedar lehdar madara mahsüldar makasdar maldar mandar manidar marazdar medar meyvedar mihmandar mumdar mundar mundarlık murdar mühürdar namdar nasipdar nefesdarlığı nevdar önüdar payidar pişdar radar safdar sazendar serdar sermayedar standart şûledar tacidar tahsildar tedarik topukdar türbedar ufkudar üsküdar vakitdarlığı vazifedar vefadar veznedar zamandarlığı zildar zimamdar zidar zindar ziyadar

 

tar; tarak tarık tarım tarikat tarhan tarkan tarkat tart tartı tarz tarzan; aktar aleyhtar altar anahtar atar attar avatar batar bayraktar baytar çatar destar dütar emektar giriftar gitar ihtar iştar hektar kantar kitare mantar mastar miktar minnettar muhtar münasebettar nektar oktar ontario reftar rötar sancaktar satar settar silahtar tartar tezgahtar tutar yatar yektar yutar

 

dâra (darius) darabe (darb’etmek) darak (tarak) darchula (Nepal) darfur (Sudan) darius (dâra) darjeeling (Hindistan) dark (karanlık), darkorbit (oyun) darlingthon (İngiltere) darnley (Avustralya) dart (oyunu) dartanyan (roman Ermenisi) daru (Papua) darusselam (Tanzanya) darwaz (Afganistan) darwin (maymunadam); ejdarha haydarabad (Hindistan/ Pakistan) jeannedarc (Fr. karıdan  put) katar (Arabistan) vardar (Bulgaria) yandarbiyev (Çeçen) zidar (duvarcı); dar mar (ikileme)

 

çatırdar fısıldar geçimdarlığı ışıldar idare idari hırıldar horuldar jandarma mırıldar mydarling parıldar standart şarıldar tedarik vızıldar zırıldar

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık