• 29 Ağustos 2017, Salı 12:19
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

ÇANAKKALE’YE YÜRÜYÜŞLERİN MUHTASAR TARİHÇESİ

 

Efenim işin aslı/faslı şöyle: 3 Mayıs 1944’den on yıl kadar önce (1933-34?) H.N. Atsız, Orhan Şaik falan (Edirne Lisesi Ed. Öğrt), Necdet Sancar (Atsız’ın üvey kardeşi)  yanlarına aldıkları heyecanlı ve elbette cahil gençlerle (100 kişi falan olmalı) ve/fakat kahraman Tc devleti desteği eşliğinde 450 yıldır Edirne ve Çanakkale’de oturmakta olan yahudilere saldırıyor. Bunun adı (kitap adı da aynı): Çanakkale’ye Yürüyüş’tür.

Canları çekip de olsa neyse lakin bu ayıp işi Faşist/Nazi Almanyasından görerek yapıyorlar. Yani kötülükte/zulümde bile taklitten uzak duramıyorlar. Kırk elli ev dükkân yağmalanıyor bir o sayıda adam dövülüyor falan. Al sana “Tırakya Olayları”. Final sahnesinde Çanakkale savaş alanında tornistan tarzı bir gezi de var.

On yıl geçince ve regimenin kankası Hitler amcaları yenilmeye yüz tutunca Tc mevzuyu tersine çevirttiriyor siyasi kıvırtmanın ender örneklerinden biri sahneye konuyor. Eh haliyle de ilk hedef artık epey şımarmış görünen tetikçi/ırkçı amcalar tutuklanıyor (ırkçılık filan fıstık’tan), İstanbul’da tabutluk denen ve konforuyla ünlü dinlenme tesislerinde ağırlanıyorlar (3 mayıs Türkçüler bayramı?). Sistem o dönemin piyonlarına en iyi bildiği şeyi yapıyor, kısa adı: “işkence”! Bu arada Çanakkale savaş alanına o garip görünüşlü anıt fikrini ortaya atmalar o mübarek tabure silueti için para toplamalar. İroni o ki her şeyde olduğu üzre cehape anıt tasarısından da acayip ürkmüştür, artık nedense... Belki de gün gelip vaktiyle orada olanların/ölenlerin Osmanlı dönemine dair ve Müslüman kimlikli kişiler olduğunun hatırlanması endişesi âmil olmuştur.

 

Yıllar 1962 oldukta Tc seçilmiş ilk başbakan ve iki bakanını çoktan asmış, regime sağlam katillerin güvenilir eline yeniden tevdi edilmiş idi ki Kadeş adlı (eh yakışır) bir yüzer cismin (kısa söylenişi: Gemi) İstanbul’dan kalkıp Çanakkale yönüne dümen kırdığı görülür. İyi bir kırış okkalı bir dümendir! Yolcu sayısı -çağdaş yapılı ve kızlı erkekli üniversite öğrencisi halinde-1500 falan olan mübarek yüzücü nesne yol boyu (denizyolu) türlü fantastique eroutique pornografique faaliyetle mecmû bilfiil Çanakkale’ye ulaşır (...içi dolu çamaşır).

 

Hakketen de gemi serenine (direk demek olur) iççamaşır (karı-kız iç giyimi) dizisi bir filama asıldığını görüp söyleyenler de vardır ki yakışır! Regimenin resmi içeceği rakı ve dönemin Amerikan müziği eşliğinde gayet verimli bir gezi olarak kayda geçen işbu deniz seferi yalan söyleyen tarih literatüründe Kadeş Rezaleti diye anılmaktadır. Ve gebelik sayısı ırza tesanüt rıza ile cima taciz dans duhule müsait eyleme alkol tüketimi vb. yönünden Tc/dünya deniz ulaşımında örnek bir vaka olarak seçkin yerini yıllardır muhafaza ve müdafaa etmektedir, kutlu olsun.

 

İmdi...

 

İki üç gün önce -yine ve elbette- cehape’li kırk elli iyi aile çucuku alkolikin aynı coğrafyada eylediği benzer fuhşiyata (kötülük) bakınca insanın şükredesi geliyor! Amcalardaki rezalet kalitesi/skalası bir yana sayıdaki oran düşüklüğü gelecek’e dair umut verici bir tablo sunuyor. Yani alkolik sayınız bu kadarcık mı. Hani nerde... 30’lar cüretiniz hani Ka(r)deş sayınız hani sex partiniz, bittiniz “ülen” bittiniz!

 

Sizdeki şu cüret kaybı (ki asla utanç azalması değil) ve zamandışılık ve sosyal savrulma ve yaşadığınız anlamsızlaşma var ya... Allahualem (Allah bilir) bu sayede kurtulacağız gibi görünüyor yoksa biz çok çalıştık akıllandık güçlendik diye değil!

 

Hâ bir de şu var: Sahi siz niye bu kadara kadar basitsiniz be!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık