• 29 Eylül 2018, Cumartesi 0:15
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Bre şaşkındilli şaşkın kişiler!

BRE ŞAŞKINDİLLİ ŞAŞKIN KİŞİLER!

Şaşkındilliler-I

“Selamlaş(ma)ma üzerine kısa/muhtasar bi tetebbu”

1.Asla selamünaleyküm/aleykümselam demeyen, demeyecek olan beynini dememeye kilitlemiş kalpleri mühürlü tahammülsüz azgın köktendinsizler.

2.Aptal salak budalalar bilumum şaşkınlar yani echel-i cühelâ (dinsizlere karşı sözde mahçup olmaktan korkarak böyle yaparlar; keşke “çıkar” için olaydı!)

3.Özellikle yarımanyak siyasimanyak örtmen (öğretmen) tipolojisi günlük akışta belki böyle selamlaşır (meraba falan kadarcık) ama okula girdiği an asla Allah selamı vermez okulda öyle selamlaşılmaz sanır oysa kafir/sapık sistem okullarda bunu yasaklamayı unutmuştur ve herhangi bir yaptırımı yoktur buna rağmen amcamız okulda/sınıfta günaydın/tünaydın denecek sanır ya da bu türlü düşünmek ona belli bir beyin konforu sağlar. İşin aslı o böyle yapmaktan hoşlanır gizlice/açıkça “ötekiler”e özenir gitgide onlarla benzeşir. İlerleyen süreçte mevzu kemikleşir Allah selamı verip almaktan belli bi çekingenlik rahatsızlık tedirginlik utanç duymaya başlar ve gerçekte o dini bi nefret hali yaşar. hele sabah sabah duyulan “günaydıınn” şeklinde ezgili/melodika cırtlak seslenme gayretleri... eh bu vb. tutumlar tehlike münderacatlı apaçık bir manyaklaşmadır keşke bilgi kirlenmesi/cehalet vb. gibi bi’şey olaydı.

*

Şaşkındilliler-II

“günaydın tünaydın üzerine kısa/muhtasar bi tetebbu”

Efenim “kün>gün” demek. “ay-”: aymak, ayılmak, gözü parlamak, farkına varmak, kendine gelmek, gözü(n) aydın olmak. gün+ay-dı-n: “günün aydın(lık) olsun” gibi bir anlam zorlaması çıkıyor (gibi!). (göz aydınlığı gözün aydına gitmek...) “tün>dün”: Gece. Köktürk metni: “tün udımatım küntüz olurmatım” (gece uyumadım gündüz oturmadım). Yûnus: “arar idim dün û gün buldum ise n’oldu” (arar idim gece ve gündüz buldum ise ne oldu). TT’de (Türkiye Türkçesi) “üzerinden gece geçmiş zaman dilimi”, bir önceki gün/dün. “tün” TT’de pek işlek değildir. TT’de tün-e- (tünemek): Kümes hayvanları için “gecelemek” ya da bir yere ayaklarıyla tutunup ilişmek. “tün-e-k”: Kümes hayvanlarının geceleme işini yaptığı yer mekan malzeme. tünaydın (tün+ay-dı-n): Gece(n) aydın (mutlu güzel) olsun dileği gibi bir anlam zorlaması çıkıyor (gibi). “günaydın ve tünaydın”ın ilk kullanımı için bkz. Yüz yıl önce Ömer Seyfeddin tarafından, Efruz Bey dizi hikayelerinden olan Bilgi Bucağı’nda (Türk Ocağı müstearı) s.2. Kullanım amacı: Dilde aşırı arılaşmaya kaçıp gülünç düşen sözdeaydın yarıaydın/sahte/çakma aydın tipolojinin tenkıydi için. Ama Ö. Seyfettin mizahi hikaye olsa da -insaflı davranıp- Efruz Bey’e gece vakti “tünaydın” dedirtir, bu tavır ahlaken onaylanabilir. I.Püf yeri: Yaklaşık yüz yıl sonra ve sözde sosyetelik seçkinlik çağdaşlık adına ve yeni/değişik bir şey yaptığını sanarak günaydın tünaydın deme durumu.  II.Püf yeri: Bir türkün başka bir Türke gün ortası/öğlen vakti güneş ışıklarının en dik vurduğu pırıl pırıl gündüzleyin “iyi/mutlu geceler” dileğinde bulunma kepazeliği. III.Püf yeri: selamü’n-aleyküm dememek için “günaydın-tünaydın” deme kararlılığı tutumu. Bu durum dil bilinci gelişmemiş nasıl selamlaşılacağını bilemeyen ve daha çok dinsiz Cehape’ci kamilci laikçi tiplerde görülmektedir. Uygulayıcılar ve yaygınlık: İlkokul hocaları 12. dereceden işe başlamış orta-II terk sözde devlet memurları öğrenci tipleri overlokçu mahalle dilberleri (işyerinde) kokona karılar anayasa mahkemesi yargıtay (yargı-tai) vb. üyeleri assubay seviyesi(zliği) vs. Sesteş absurd bi durum için bkz. (meraklısına!) İngilizce “tünayd...” (this night/bu gece). Sevgili okurlarım, mevzuyu popüler (avami) açıklama yolu ile sunmaya çalıştım / Umarım başardım!

*

Şaşkındilliler-III

“bay/bayan sapkınlığı üzerine muhtasar bi tetebbu”

Öncelikle şunu söylemek isterim: “bay” kullanımı pek çirkin ve katlanılmaz ölçü utançlıdır. “çıgany bodunu bay kıltım” (yoksul milleti zengin kıldım). “bayıķ/bayat/bayan/bayrı/bayar”: zengin cömert güçlü ulu büyük, yücelik ve bolluk bildirir. “iy çalabumuz bayıķ biz inandıķ”, “bayıķ sen tevbe viricisen rahmat kılıcı” (ey cömert tanrımız biz inandık; ey cömert tanrı sen tövbeleri kabul edensin ve merhamet edensin). “bek/beg/beğ/bey” zaten var ve ünvan sıfatları adtan sonra gelir (ali bey, ayşe teyze). “mr. / mrs. / monsieur / senyör” vb. Hint-avrupa dillerinde önce gelir ve daha çok cinsiyet çekimiyle ilgilidir. Malum “kafa” gavura benzemek adına bay/bayan’ı uydurdu! Ve elbette rezil oldu. “bay-an” bay-cık, küçük bay yani ya erkekçik ya da onların dilinde galat olarak fakir/yoksul gibi absurd bi anlama gelir aslında gelmez de (çünkü manyakça bi uydurmadır) lafın gelişi “gelir” diyoruz. Ruh sağlığı yerinde bir kadının kendisi içim “erkekçik” falan denmesini kabul etmesi tamamen tıbbî bi konu/vak’a olur.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık