• 13 Mart 2019, Çarşamba 16:21
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

Alışılmış korku kültürü-II

ALIŞILMIŞ KORKU KÜLTÜRÜ-II

-korkma alışkanlığı-

Basit ürkmelerden bize ne!

Cinler periler öcüler böcüler devler tepegözler yılanlar çiyanlar şahmaranlar kurtlar çakallar ejderhalar iğnelifıçılar vb. Bunlar çocukluğumuzun renkleri rengârenk desenleri..

Şöyle ki..

...yatakların açılması gece kandilleri açık kalan pencere öksüren kardeş babanın gece kahvesi entariler gecelikler sabun kokulu çarşaflar.. rüzgârın diretmesi ve kimi de ona yenik düşen bir kiremit pervaz cam kafesi.. yasak bir gece başlamıştır kukumavların ötüşü eve kadar gelir kırılan zayıf bir dalın çıtırtısı rüyanıza karışır son dinlenilen sohbettekine uygun masal hayvanları odanın içini doldurur yâsîn’ler karışmış bir yoğun hava sofayı sahanlıkları üst katları gül âhengiyle tütsülemiştir artık sabah ezanı beklenebilir (idi).

*

Öğrenilmiş cahilliğimiz (bkz. Tc okullar ve örtmenler) yanısıra onun ayrılmazı bir de alışılmış korku gerçeğimiz var. Ve bizim korku listemiz (foby-list) pek uzun yapısı çok sağlam. Artık bizdekine foby değil hoby dense yeridir zira kötüleri sandıkta yenmemize rağmen (bkz. 1950 vd. seçimler) onlardan hâlâ korkmaktayız, korkusuz ve onlarsız yaşayamaz durumda gibiyiz. Ne ayıp şey / ne utanç!

Alışılmış korku duygusu için Kuran ve hadislerde vehn dendiğini öğrenmiş bulunuyoruz (bkz. Ercan Harmancı, 28 Şubat Edebiyatı, medyamit.com).

İşbu alışılmışlık, karşı taraf/kötüler gücünü statüsünü (makam mevki silah para) yani tasarruf ve öldürme yetkisini kaybetse bile devam eden bir hastalık.

Güçlü kötülerin belirlediği dayattığı pagan âdetler âyin (ritüel) tapınç ve törenlerin en özenli biçimde eskinin mağduru ezilmişi sürülmüşü dövülmüşü öldürülmüşü kesim (müslümanlar) tarafından sürdürüldüğüne asla sorgulanmadığına onlarsız zaman akışı düşünülemediğine tanık olmak nasıl bir azaptır / Rabbim kurtara (âmin).

*

Mezun olduğu halde kendini hâlâ o okulun öğrencisi sanma

Emekli olduğu halde kendini çalışıyor sanma (Hergün evden işe gider gibi çıkma)

Gereksiz sıkça ve alaykonusu pahasına eski işyeri/halef ziyaretinde bulunma

Terk edildiği halde kendini hâlâ o kızın (vefasız ve zalim sevgili) âşığı sanma

Boşandığı halde kendini evli sanma

Evlendiği halde kendini bekar sanma

Evlenip doğurduğu halde kendini hâlâ kız sanma

Binaen-aleyh

Uçkuru gevşek bağlayıp

Yalandan küsüp ağlayıp

Tam yedi koca boylayıp

Nasıl dersin ben bir kızım

Kırkı geçtiği halde mahalle takımında (Gençlerbirliği?) top koşturma

Seçimi kaybettiği halde kendini hâlâ belediye başkanı (muhtar da olabilir) sanma, belediyeden kopamama, sonunda çözümü yeni başkanın şoförü olmakta bulma, bu sayede hep orada olma hep aynı arabada bulunma.. yani kökten sıyırma obiçiminden manyaklaşma!

Bunlar vb. kısmen masum şahsi tolere edilebilir nevrotique sapmalar yani üç beş kutu (aynı anda değil ama) xanax (zanaks) yutmakla falan hal yoluna girmesi muhtemel şeyler.

*

Eh anılan bunca korku anâsırı ardından dünyadaki biricik (amman ki Nort-Korean’ın hakkını yemeyelim) korku üretim tesisi ülkedeki mahut korkuluk’tan söz etmeden geçmek “biz” evcil ve ehil korkaklar için yakışık almaz / Hani edilmesi gereken o söz / Ettik ya işte / Nası yani / Eh yüz yıl sonra bile ancak bu kadarcık / Hmm anlıyorum.

*

Yüz yıllık (asır-dîde) korkular yerleşik (yanaşık düzen / hatta dirsek teması!) pekişik psishiq

pisi-şik ama bu bildiğimiz pisi/kedi korkusu değil dog (yani hawhaw yani it) hiç değil.

*

İşte biz “bu kafa” yüzünden bir yüzyıl (1908-2008) kaybettik (verdiğimiz başlar sıkılan boyunlarımız asılma kesilme ceset ve kan kokusu ve “korku”) ne kader ne utanç ne yalnızlık ve kimsesizlik Yârabbim.

*

O gün “köpeklerin günü” bi baksan / heyecanlanıyor insan- (bkz. Dog Day Afternoon, yön. Sidney Lumet, Usa-1975, oyn. Al Pacino, John Cazale / İki sapık’ın hikayesi de dense uyar).

-tutlu olcun-

Haa bi de -bağlanmış taşlı- köyümüzün -salınmış başlı- köpekleri var: Kuduzundan wahşisinden dinsizinden manyakından katilinden celladından.. (bkz. karaali çetinali kılıçali kelali).

*

Peki kötülerin hiç mi suçu yok / ômaz oluu mu var tabii

..her fırsatta ülkenin istikrara ihtiyacı olduğunu hatırlatma birlik ve beraberliğin erdemini dile getirme.. korku endişe panik şüphe tedirginlik takip fişleme güvenlik soruşturması istihbarat.. hapisane darağaçları gözaltılar tuhaf kazalar tesadüfler kaybolmalar fail-i meçhuller.. kimliği belirsiz hedefler iç dış ve görünmez düşmanlar suikast beklentisi.. korumalar zırhlı arabalar.. (en önemli mesele şahsi güvenliktir). isviçre bankalarına aktarılan milyon dolarlar... sistemli fakirleştirme sistemli cahilleştirme ve sistemli baskı. mutlaka rakipleri vardır rakipsiz muhalifsiz düşmansız yaşayamazlar. rakip bazen bir kişi veya grup kimi zaman da bütün halktır. bu tablo tam bir korku imparatorluğu manzarasıdır (ya da korku kültür-park).

*

Tc yüz yıl boyu Avrupalı turistler için gerçek bir cennet olup kendi halkına cehennem olmayı sürdürmüştü. Ülkede pek çok korku yanında jandarma korkusu polis korkusu it köpek korkusu (dog-foby) gibi orijinal korku anâsırına rastlamak mümkündü. O zamanki Gen.kur’un en büyük korkusu ise ondokuzmayıs’ta kar yağma ihtimaliydi. Korku listesi pek uzundu yani bildiğiniz korku kültürü ürünü insanlar manzarası! En büyük korku yukarıda gösterildi ama en ünlü korku unsuru adına irtica denilen ve bütün dinsizlerin umacısı hayali bir yaratık türü idi.

*

Resmi kutlamalar da Türk halkına yönelik sosyal ve siyasi kontrol esasına dayalı birer cebri operasyon idi / Hâlâ mı? / Eh artık orasını bilêmîcêm. Eski ve geri bir teknolojiyi yansıtmakla birlikte törenlerdeki silah teşhiri ise hatırı sayılır bir etki gücüne sahipti, evet Türk halkı törenlerden yeteri miktar korkmakta idi!

Silah teşhiri çok önemli bir mesele idi.

Halka hava attıkları (ve kurşun sıktıkları) silahlar Amerikan ve kısmen Alman hurdası idi. Yani “Fransızcadan uyarlama adı ile Tsk” yıllardır köpek eniği (dog jr.) olarak gördüğü zavallı milleti kendimalı bile olmayan silah kullanarak sindirip korkutmakta idi (Yani baltanın sapı bâri bizden olaydı). Bu neresi/nasıl şerefli bir iş oluyor acaba! Hem silahsız/masum insanlara elde silah üstünlük taslamanın (darbe yapmanın) da hiçbir delikanlılık (hatta mafya) kitabında yeri yoktur, yiğitlik böyle bi’şey değildir amcası!

Eh bu kadar teşhir demişken bunun bol sayıda röntgencisi de olsa gerekti ve beklendiği üzre susta duran elleri alkışa alış(tırıl)mış mebzul miktar yaratık vardı.

*

Mutluluk karşılaştırması yapmak tıbben imkansız olduğu için gelin korkularımızı kıyaslayalım:

Tc tipi korku ile Avrupa türü korku(lar) aynı mı? Peki bizim yerlimalı/milli korku(muz) gerçek mi? Korkusuz yaşayamayacak mıyız biz! Ne bu korku unsurları kim bu korkutanlar, yüz yıldır Türk halkını korkutan(lar) kim.. Türk halkı kimden ve ne sebeple korkuyor? En önemli korku unsurunun ölüm olduğunu söyleyebiliriz, Türk halkını yüz yıldır kim öldürüyor? Öldürme işini tasarruf eden kişi kişiler kurumun adı ne?

*

Hmm kötülerin hiç mi korktuğu bi’şey yok / vaar..

Adamlar bizden -yani dini kültür mirasyedisi zavallılardan- değil hâlâ türbelerden ve bağlayacak yer aradığımız elimizdeki yırtık giysi artığı çaputlardan korkuyor. Bir de İslamın kendisiyle muhatap olsalar ne yaparlardı acaba! Bilvesile kötülerin yüreğine korku salan sirke muska bez parçası gibi temsil kabiliyeti(!) olan nesneler ve kullanıcılarını gönülden selamlıyorum.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık