• 30 Mart 2018, Cuma 23:24
OSMAN KİBAR

OSMAN KİBAR

923 Siccîn nömralı aşiret defteri

923 SİCCÎN NÖMRALI AŞİRET DEFTERİ

Yazı konusu: Rejim ilk yıllarına dair atıf aidiyet üretimi referans döl/aile ilişkisi veya mevcut süreçte/çanakta boncuk arama/olma eğilimi. Bugün için -doksan küsur yıl sonra- anlamını yitirmiş heyecanı ve ipleyeni kalmamış bırak köprüyü altından geçecek suyu tükenmiş keser dönmüş sap dönmüş bu arada dünya da dönmüş...

*

Evvel-emirde çakma bi aşiret ile muhatabız.

İHL mezunu cömaat mensubu ve tarikatçı olup da Abdulhamid-i sânî’nin (II.) hal fetvasını yazan cennetmakam(!) elmalılı hamdi’yi bilmeyen/sevmeyen var mı / yok (Hele ayrılmaz ekürisi m.akif kişisine tapmayanı mumla arasan bulamazsın). Hem Abdulhamit’i sev hem onu devirip sövenleri sev. Hımm epey sapık bi seviş türü. Neyse adıgeçen elikırılasıca elmasever kişiye sofra icraatı olarak bilahare “yazır” soyadı/ünvanı/madalyası/payesi bahşedildiğini de bilmeyen yok. Bu bir Oğuz boyu adı olmakla birlikte kahrolası fetvayı yazmasına telmihen verildi yani yazır/yazar! Büzükteşi mason aşık’ı o günün yaşarnuriöztürk’ü arnavut m.akif’e yine sofra menşeli (ama biraz geç, 1936?) “ersoy” (soyu bile “er” imiş, vay be) soyadı/ünvanı/madalyası/pâyesi verildi o da aldı / Âh o almalar armutlar ananaslar muzlar... Hâ unutmadan, bütün bunlar Müslümanlar namaz niyaz ezan Kuran vb. zararlı maddelerden ötürü ipe çekilirken oldu da bitti maşşallah / yaşşasın cumcum / cümlenize daha nice mutlu kurtuluş dolu noeller ve nice beyazeller operasyonu dileriz. Öteki sofra ürünü pâyelendirme sâyelendirme arsalandırma parsalandırma parsellendirme ödüllendirme lüplendirme ihya eyleme okşama sıvazlamalar için şu örneklere bakılır: altan altay ata atadan atakul atalay ataman atay batu bayar bezenel bozok çakmak cebesoy dilaçar kamçıl kocatürk korutürk mayatepek öymen özalp özçizgen yen öztrak öztürk peker soyak siporel tarcan tekçe yaltırak daltarak vb.

Sürgün sonrası kendine soyad dayatılan Refik Halid ise üreme/malafat ünvan sıfatını kabul ettiremeyince tersten yazılmasına dair bir ironi örneği sergilemiş ve karay soyadıyla şereflenmiştir / geçelim bi kalem çünkü o mevzu-yu dîger.

*

Tc resmi içeceği Cehape (yok olmadı bu, partisi olacaktı, içecek olan eşşeksütünden mamül rakı idi) üzerinden kronolojik bir okuma denemesi şu trajik sonucu verir: gecebit itönü (mıstafa ismet) kadar değil kalbay gecebit (mıstafa bülent) kadar değil “karamurat karayalçın altan öğmen (a-a bu bizim “ata atla altan”!) masum türkler (suçlu kafirler) hatta hulki cebizoğlu ve hatta mıstafa zarıgül vb. sazarkadaşları” kalbay kadar değil darkılıçoğlu bişey kadar muhterem ince hiçbişey kadar değil...

Yani mevzu tok sofrasına suyununsuyu tirit servisius.

Siyasi “ashap komplex” için “kurucu irade kadro/insan tipolojisi” denebilir ve sosyoloji yasalarına göre şöyle bi seyir izlediği görülür: tabiolanlar tabiolanlaratabiolanlar yani suyunun suyu. Yani işin suyu çıktı. Buna imalat sektöründe kalite kaybı adı verilir. Keşke kaht-ı rical olaydı. En azından siyasi bir hava hissedilirdi. Oysa çakma aşiret yapısında bunun ne mantık’ı ne anlamı ne de karşılığı vardır. Ne talih ama... hem de kör’ünden (yoksa hafif şehla mıydı) zira topal olanın adı osman ve Giresunlu diye hatırlanıyor.

Bilvesile Suçıktı Şiir Günleri’ne bi selam gönderelim ya da edebi bi göndermede bulunalım (bkz. Dursunbey belediyesi/yöresi kültür faaliyeti, her yıl temmuz civarı).

*

Eski Mevlevi sonranın adanmış dinsizi şair Can Yücel babişi Maarif Nazırı Hasan Âli (Yücel) 1942’de bir mülakatında “Öyle bir maarif siyaseti takip ediyoruz ki on yıl sonra Allah dendiğinde hiçbir Türk genci hiçbi’şeycik hatırlamayacak” buyuracaktı. Ateist Nurullah Ata(ç) kendisinin müşaviriydi ve “Türk gençlerinin Latince konuştuğunu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek” cümlesinin sahibiydi. Keza matbuat umum müdürü Vedat Nedim (Tör) imzasıyla kitap mektup gazete ve dergilerde Allah ve ahlak lafzının yazılması yasaklanmıştı (1947). Aynı yıllarda köylülerin Ankara caddelerinde yürümesi yasaktı. Cehape kadro sanatçısı Aşık Veysel bu yüzden yanlışlıkla nezarete alınıp işkence görmüştür. Yolda üç kişinin bir arada yürümesi mümkün değildi. Ezan okumak cuma kılmak mevlit okutmak ölülere kefen sarmak (karneye bağlı) hacca gitmek vakıf kurmak (1972’ye kadar) telsiz kullanmak (1987’ye kadar) radyo tv tlf kargo şirketi olmaya yeltenmek (1993’e kadar) traktör ithal etmek (1953’e kadar) okullara saz/bağlama sokmak dandik radyoda Tsm çalmak otomobil kullanmak (1942-1944) arabalara klima takmak (1974’e kadar) cepte kav veya muhtar çakmağı bulundurmak özel sektörde rakı (şarap kısmen helaldi/serbestti) şeker çay üretmek kanunla yasaklanmış suç olan fiillerdi, Kuran-ı kerim yasak/illegal yayındı (Hayvan damlarında falan gizlice öğrenilmeye çalışılırdı). Standartdışı bıyık bırakmak yasaktı (kumpasla ölçülürdü / memurlar için sakal bırakmak / asker polis için hem sakal hem bıyık) Baba (ana diyenler galiba öldürülmüyordu) bey dede efendi hamfendi hazret vb. diyememe kendi gibi giyinememe... Bütün bunlar -ne yazık- bilimkurgu filmi korku sineması karamizah/karamurat örneği mahsusçuktan şaka maka m.ö. kalaylıtaş devri mağara resmi falan değil acı ve ceset ve necaset dolu çağdaş Tc yakın geçmiş panoramasıydı. Ne kurtuluş imiş be bilader!

*

Neyse...

Rejim(sel) “ideo”lojik sofra’da (aslında “ide” diye bi’şeyleri yok zira kapasite müsait değil) baş okşama sırt sıvazlama makasalma kışkırtıcıöpme (bkz. uşşakizade en küçük oğlan) elleme belkırma ikibüklümolma yalancıdolma kucağaoturtma kabakoturtma vb. ritüel akabi dağıtılan atılan satılan dolunan solunan umulan bulunan sunulan ünvan trafik’i epey baş döndürücüdür. İşbu mevzu işbilir becerili birkaç akademik tarafından en az doktora düzeyinde belgeli dengeli engeli hatta çok gerekirse fikriye yengeli olarak ortaya konmalı ve destekli köstekli sponsorlu sorulu cevaplı yayın olmalı ki ümmet-i muhammede olurundan dağıtıla ya da int.e konula. Yahu bunlar gizli bilgi değil ki -artık ayıp da değil- kişi ve dişi hakları ile de bi ilgisi yok. Yani bi korkmayın be kardeşim!

Misal...

Kırım Akmescit Karpat/Karpaz rum köyünden göçme (XVII.yy?) aile evladı torpagı bol olasıca ve yattığı yirde kendi özel dinince dinlenisice Vehbi Koch kişisi hilafeti ilga/yoketme metnini yazan seçilmiş şanslı tercihli âdemdir. Sırf buna sebep ödüle boğulmuş olup Tc’nin en zengini eylenmiştir (Nâşının başına gelenler ise ayrı mafyatique hesaplaşma / bi’tür ekönömik ensest). Bittabii iktisadi üstünlük yönünden itönü ailesi ile boy ölçüşüp aşık neyin atamaz. Şekil A’da görüldüğü üzre (hani neerde) amcalar pek de vefalı imiş cânım. Hasseten yazı çizi işinde rol alıp rockandroll çalan ve risk üstlenen itaatçılara karşı pek cömert davranılmış (İttihat değil zira kendileri ittihatterakki’nin ancak b/c kadrosu olup aşağılık komplex ile malul idi). Her dilde olduğu gibi güzel Türkçemizde de işbu vb. durumlara uygun düşen cuk oturan ne güzel pek zengin mecaz yüklü metafor yapılı kelime ve deyimler vardır: ayakkabı yalaka kuyrukyalayıcı yağcı yancı aynıkabahıçkıran oturakkoklayan cepyoklayan oturaktantayyare cukoturan kodumuotutturan yağcılardaincekvar...

*

Galiba boyu iki metre (artı) dört cm. dr. ünvanlı ve adı hikmet (kıvılcımlı?) olan bi zamanlar ünlü bi komünist amca vardı ve hiç gerekmemesine rağmen “ben var ya ben el-kongeria-yı sipwas’ta katip idim be” diye caka satar idi. Meğer yalanmış. Gerçek ve kutsal sipwas yöresi katib-i sırr (hamm yap ısırr) ise böyük sanat adamı orhan boran’ın babişkosu olan dr. hikmet amca imiş. Yıllar sonra anlaşılan bu acı gerçek samimi pek çok komünist kişiyi üzmüş idi. Yani komünizmin de içine ettiler hatırasını pislettiler marx engels lenin stalin mao hoşiminh vd. ruhunu muazzep ettiler. Dönsenize moskova’ya etsenize secde ne işiniz var yok sivas platosunda yok dalgalı simpson sahillerinde; yani balıkesir ilçesi bandırma şilepçilik Ano.Şti.

*

Galiba otuzbeş yılı olacak. İlkokul okumayazma kitabındaki rol-model çocuk’un adı “altan”dır (bkz. artık çıkmayan bi gaste, 15.11.2009) yani “altan Öymen”: altan ata atla altan ata nal al altan topu tut altan hop otur hop kalk... Bu durum kutukutupense devletlerde sıkça görülür ve analiz ilminde “rejim ve genetik bağ” adı altında incelenir. Eh bu motivasyonla büyüyen bi-günah sabî lakin mümtaz şanslı veled-i zemanenin ruh haletini bi tasavvur ediniz: Seçkinlik kibir üstünlük nirvana yöresi havalar vs. Peki o iş nasıl mı oluyor / şöyle oluyor: Maarif bakanı Öymenlerin boğazkesen yalısına kafa çekmeye (dinlemeye de olabilir) geliyor. Ol esna çimlerde at koşturan (yok yok sadece “koşturan”) küçük altan’ı görüyor adını soruyor seviyor falan okullar açılınca altan kardeş bi bakıyo bütün mektep kitaplarında kendi adı... Söyleyin ve vicdan sapın telepati yapın (galiba empati olacak): Bu mübarek düzene kıyılır mı şu kutsal sisteme ihanet edilir mi hiç be! Hem nimetlerini etlerini yimek içmek müslümanları kesip biçmek var iken. Hâ altan mı ne demek bildiğin altın be (aynen altay gibi). Ahmet altan mehmet altan çetin altan ise ayrı korku filmi değişik ve çetrefil “uzun hikaye” (Mim Kutlu’ya saygıyla).

Örneklerle boğ(uş)mak misallerle yoğuşmak... bu makalenin(!) hacmini ve haddini aşmak olur. Yukarıda temas edildiği üzre mevzuyu hazcı sağlamcı âteşîn bazı ehil doktor(a)lara bırakıyoruz.

Ama ez-cümle yirmiüçler daha olmadı otuzlar’dan (hatta 1839’dan) günümüze doğru bi “aşiret/şirret sörfü” yapsak fena mı olur / kıyamet mi kopar / el-hak bazı (kıyaf)etler yerinden kopar!

*

Ek/dair bilgi

Bülent Arınç ile Deniz Baykal yeğen imiş (a-a ne ayıp)

Aydın Doğan, Namık Kemal Zeybek'in bacanağıdır (peki koch gibi babişi kim?)

Emin Çölaşan, Hüsamettin Cindoruk'un dayıoğludur (Girit’ten gelme)

İhsan Doğramacı, Lütfi Kırdar'ın yeğeni (İhsan amca Kerkük Kaleiçi şeylerinden olmalı)

İşadamı Ömer Çavuşoğlu ile Nazlı Ilıcak kardeş

Orman eski Bakanı Turhan Kapanlı, Nazlı llıcak'ın dayısı (kapanî Yahudileri)

Abdi ipekçi ile İsmail Cem (Cem ipekçi) yeğen (yakubî Yahudileri)

İnan Kıraç'ın oğlu Can Kıraç, Vehbi Koç'un damadı (a-a bizim katip Vehbi koch)

Eymen Topbaş, Okan Bayülgen’in akrabası

Elmalılı Hamdi (Yazır) Okan Bayülgen'in dedesi (elma dersem çık / armut dersem gir)

İnci Bükey Göle, Kemal Derviş'in yeğeni

Göle Kardeşlerin babası chp milletvekili Turgut Göle

Gölelerin dayıları Prof. Dr. Ali Bozer, anap'ın Dışişleri Bakanı

Çetin Altan'ın dedesi Hasan Paşa, Liman von Sanders'in yaveri

12 Mart'ta gözaltındayken Çetin Altan'ı koruyan ise Sakıp Sabancı

Erol Simavi'nin gazetesine Ahmet Altan'ı Özal yerleştirdi

Evliyazade Naciye Hanım, Berin Menderes'in annesi

Yahya Kemal, Nazım Hikmet'in özel öğretmeni (ve cicibabası)

Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir ile akraba

Ali Fuat Cebesoy, Nazım Hikmet'in dayısı

Vahdettin’in yaveri tencereci Haydar baş(efendi)

Munis Tekin Alp (nam-ı dîger moiz kohen/kahin büyük türkçü Yahudi amca)

Şemsi Efendi kim idi dersen (kendi halinde Yahudi özel bi ilkmektep örtmeni idi)

*

(Daha da geniş bilgi için bkz. Mahmut Çetin, Boğazdaki Aşiret, Edille Yay. İstanbul-1997).

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık