• 12 Eylül 2019, Perşembe 21:38
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Yine Bir 12 Eylül

Yine Bir 12 Eylül

Tütün tarlasındaydık 12 Eylül sabahı.

Hasan Mutlucan Estergon Kal'ası bre aman derken, tarlaya bile "acans" dinlemek için radyo götüren annem bana seslendi.

"Neler oluyor oğlum"

"Darbe oluyor anne " dedim ben de...

Ve az sonra o yavşak generalin açıklaması verildi kendi sesinden..

"...Görülen lüzum üzerine yönetime el konulmuştur..."

Sanki kendisi koymuş, uzaklardan birileri koy dememiş gibi!

Tarladan döner dönmez, köyde araba var mı yok mu bakmaya çıktım.

Bizim emmoğlu "Cipci Ali " abi köydeymiş.

Hemen yola çıktım.

Bafra, akşamı Düzce'ye dayımların yanına.

Köyde kalırsam tutuklanacağımı biliyordum.

Son cezaevinden çıkışımın üzerinden henüz 20 gün geçmişti.

Son diyorum; sayısız nezareti kayda almazsak toplamda 3 kere tutuklanmış, cezaevine atılmıştım.

Bizim suçumuz; inançlı aile çocukları olarak, "Tek Yol Devrim" deyip orak çekiçli Sovyet bayrağı çizen, “ Allah yok, din afyon” naraları atanlar karşısında dayanamayıp cephe oluşturmaktı.

Türkiye sevdalısı olmamızdı.

Bir de; en çok komünistlerin bize "faşist" demesine bozulurdum.

Ulan derdim..

Ben ne Amerika, ne Rusya, ne İtalya, ne Almanya diyorum.Banane başka izmlerin bana vaad ettiği yalan ve sahte cennetlerden.

Ben büyük ve müreffeh Türkiye'den yanayım.

Benim ülküm; tarih boyu insanlık dersi vermiş aziz atalarımın ruhlarını şad edecek o şaşalı büyük Türkiye'yi inşaa etmek.

Ben; “Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman'ım” diye haykırıyordum.

Ama devşirme 5 general bozuntusu geldi, o güne kadar durdurabilecekleri kanı daha çok aksın diye tahrik ettikleri yetmiyormuş gibi gencecik insanları sadece "bir o yandan bir bu yandan " olsun diye astılar.

650 bin kişiyi işkencelerden geçirdiler.

Gencecik insanlar mahpushanelerde sakat kaldı, can verdi.

Ben kaçtım.

1 yıl bir fırında sabah 5 akşam 9 sokağa çıkmadan çalıştım.

Ama arkadaşlarım, benim kadar suça bulaşmamış olanlar 3-4 sene yattılar, Sinop'ta, Çorum'da...

Bir sürü gencin hayatları söndü.

Bir sürü insan hayatı kaçırdı.

Biz yaşadık onların hatıralarının yükü omuzlarımızda, acıları yüreğimizde olarak.

Şuna emin olun.

Ve benim saçlarıma düşse de aklar, o ülkümden, ideallerimden asla vazgeçmedim.

O gün ne kadar Türk ve Müslümansam, bugün de o kadar Türk ve Müslümanım.

Ve o gün ne kadar Büyük ve güçlü Türkiye sevdam varsa bugün de o kadar var.

12 Eylül bu ülkenin karabasanıydı.

Sol/sağ hepimizin.

28 Şubat inananların...

15 Temmuz ise Türkiye'nin...

Şükür hepsinde safım belliydi...

Ölene kadar da belli...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Gökmen Gökmen 13.09.2019 08:49

Ellerine sağlık üstad çok güzel bir yazı en çok da yavşak kelimesine güldüm Allah Teala yardımcın olsun aminnn

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık