• 21 Temmuz 2018, Cumartesi 20:16
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Sizin Yaptığınız Cihat Değil, Batı'ya Taşeronluktur.

Sizin Yaptığınız Cihat Değil, Batı'ya Taşeronluktur.

Biz çocukken “Irmağın Kıyısındaki Köy Bengü” de düğünlerde bayramlarda patlatmak üzere yaptığımız en güzel eğlence, tabanca şekline sokulmuş bir ağacın üst tarafına yatırdığımız mavzer fişeğine delik açarak ateşleme mekanizması yapar, içine biraz barut, uç tarafına da kağıt tıkayıp patlatırdık.

Büyük bir gürültü, kara bir duman ve etrafa yayılan kağıt parçaları bize sanki yeni bir icat yapmış kadar zevk verirdi.

Bugün Gazze’de bir kısım HAMAS militanının yaptığının bizim çocukluk becerimizle yaptığımızdan pek bir farkı yok.

Daha büyük bir çelik boru, daha fazla barut, ateşleme sistemi ve hedefe zarar verecek bazı bilye, demir parçaları.

Bu gibi ilkel bir şeyle, ne menzil ayarlarsın ne hedefi tutturabilirsin.

Ama İsrail’in Gazze’ye saldırması için meşruiyet verirsin bir güzel.

Dünya Siyonist propaganda ile uçaklardan atılan varil ve misket bombalarını, uzak menzilli füzelerin adedini, kaç Filistin’liyi öldürdüğünü, kaç binayı harabeye çıkarttığını yazmaz ama HAMAS’lı iki fedainin yaptığı dandik ve ilkel füzeyi pazarlar durur.

Peki bu oyun İsrail’in yayılmasından, daha fazla Filistin’linin ölmesinden, topraklarının daha da işgal edilmesinden başka neye yaradı/yarıyor?

Her defasında yüzlerce Gazze’linin ölmesine yaralanmasına sebep olan bu kahrolası oyun neden tekrarlanıp duruyor?

Defalarca yazdık; ölen her Gazze’li ve Filistin’li aslında Yaser Arafat’tan beri Gazze ve Filistin’de ki tüccarlara yarıyor.

Müslüman dünya içleri paralanarak yardım ediyor ve bu paraların büyük ekseriyeti bu insanların çeşitli ülkelerdeki hesaplarına gidiyor. Örnek isterseniz; Yaser Arafat’ın ölümü sonrası eşi Süha Arafat’la FKÖ arasında ki para pazarlıklarını gazeteleri tarayarak görebilirsiniz.

Cihat İslam camiasında en istismar edilen konulardan biri.

Ağzını açan cihaddan bahsediyor.

Ama bunun için en iyi referans olan Allah Resulu’nun hayatına dönüp kimse bakmıyor.

Çeşitli ülkelerdeki, bu yardım kuruluşlarının fiili çalışanları, bilmeden iyi niyetle bunlara alet olanlar, ve radikal selefi düşünceli bilhassa Orta Doğu merkezli İslami gruplar bu konuyu istismar ediyorlar.

Peki Rusulullah sallahu aleyhi vesellemin bu konudaki uygulaması nedir?

Peygamberliğin tebliğinden sonra 13 sene Mekke’de müşriklerle beraber, 10 sene de İslam toplumu olarak Medine hayatı vardır. Peygamberimizin İslam Devleti süresinden Mekke müşrikleri içindeki zamanının daha fazla olması bile Müslümanların zayıf ve güçsüz olarak bulunacakları zamanın daha fazla olacağı, bundan dolayı, bu zaman diliminde nasıl davranmaları gerektiğini de en güzel şekilde bize anlatan dönemdir.

Mekke’de Müslümanlar zayıf ve güçsüz, müşrikler güçlüyken, imanı güçlendirme, amelde sabitlik bina edilmiştir.Silahlı cihad asla tasvip edilmemiştir.

Yapılan her tür eziyete sabredilmiş, sabrı zorlayan durumlarda hicret edilmiştir.

Unutmayın ki; Yasir ailesine Ebu Cehil ve Velid İbn-i Mugire gibi azılı kafirler eziyet ederken yanlarından geçen Resulullah;

“Sabredin ey Yasir ailesi” diyebilmiştir sadece.

Ne kendisi ne de bir başka Müslümanı müşriklerle kavgaya, sabotaja teşvik etmemiştir.

Ne zamanki Müslümanlar güçlendi, Medine’de İslam devleti oluştu, işte o zaman silahlı “Cihad “ vakti geldi.

Peki soralım?

Bugün Gazze, Burma, Çin ve daha başka yerlerdeki müslüamnlar Mekke’li Müslümanlardan daha mı güçlü durumdalar?

Filistin ve Gazze dahil dünyanın hangi Müslüman ülkesi tam bağımsız ve güçlü?

Veya Müslümanlar nerede güçlü?

Türkiye’de dahil.

Sözde müslüman olan 57 ülkeden hiç biri ilk 10 ekonomide yok.

Enerji havzalarının 100 senedir üzerinde Müslüman ülkeler var ama hepsinin ipi ya İngiltere ya Ameriak’nın elinde!

Teknoloji üretimi hiç birinde yok.

Hiç biri dünya siyasetini yöneten, parayı yönetenlerin içinde değil.

O zaman akıllı olacak Müslüman.

Kendini de aptalca feda etmediği gibi, diğer Müslümanlarında burnunun dahi kanamasına sebep olmayacak.

Cihat ediyorum diye; Müslümanların kanlarına, karılarının ırzlarına, çocuklarının babasız kalmasına sebeb olmak cihad değil, salaklıktır.

Afganistan’da, Burma’da, Nijerya’da, Mısır’da, Eritre’de, Irak ve Suriye’de, El-Kaide, Boko-Haram, Eş-Şebab ya da adı janjanlı bilmem ne cihadcı grupsa, o ülkelerdeki hangi soruna çözüm getirmişler.

Batı’lı devlertlerin, Abd’nin bu ülkleri işgal etmesinden, ürettikleri yeni silahları denemeyi müslüamnların üzerinde yapıp milyonlarca insanı öldürmekten, kadınların ırzlarına geçmekten, zenginliklerini talan etttirmekten başka ne i,şe yaramış bu örgütler.

Batı’nın kurduğu sözde cihadcı örgütler.

Şu an Müslümanlar gariptir.

Zayıf ve güçsüzdür.

O yüzden yapması gereken, öncelikle lider olma potansiyeli oaln ülkeleri ki şu an en büyük potansiyel Türkiye’de, güçlü ve büyük kılmaktır.

Bilgi üretmek, teknoloji üretmek, yeni katma değeri yüksek ürünler üretmek, her alanda ülkeyi daha güçlü ve büyük yapacak atılımlara destek olmalıdır.

Ki; Gazze’yi, Filistin’i, Arakan’ı, Suriye’yi, ve daha sayamadığım Dünya’nın her yerindeki Müslümanları koruyabilesin.

Yoksa bugün Filistin’de yapıldığı gibi cihad diye bize sunulan, asla çözüm yolu değildir.

Selefi Radikal cihat yaptığını söyleyen örgütler, Batı’nın içimizde iğfal ettiği beyinsiz kukla ve taşeronlardır.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık