• 22 Eylül 2018, Cumartesi 21:33
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Sermayeye Sahip Ol!

Sermayeye Sahip Ol!

 

1994/2001 krizleri ve şu son günlerde yaşanan dövize bağlı enflasyon artışı bizim ekonomik tarihimizin son 25 yılına ait darbelerden örnekler.

Darbeler derken bu kelimeyi bilerek isteyerek kullanıyorum.

Biraz sırtını doğrulttuğu gün, bu ülkeye yerleştirilmiş “montaj” beyinli yurt dışı ikameli zenginlerce soyuluyor hemen.

İnanın darbe dışardan falan değil, dışarının içimize yerleştirdiklerinden geliyor.

Tamam ekonomimiz kırılgan, üretimimiz yeterli değil..Hepsine tamam…Ama kardeşim bütün göstergeler stabl iken durduk yere birileri bir yerlerde yangın çıkarıyorsa..bu neyin nesi şimdi denmez mi?

Bu ülke 1909 yılında uluslar arası tröstlerin kontrolündeki darbeci bir ekibin sayesinde yerli ve milli olma hüviyetini kaybetmeye başladı.

Masonik bir örgütlenme biçimiyle, (burada uzun uzun izahına girişmeyeceğim) Batı’lı olmayı her şeyin reçetesi gibi gören batıl kafaların işgaline uğradı.

1923 yılında da bu işin nihai senedi imzalandı.

Ve bizi biz yapan, 1200 yıllık kadim dinimize, binlerce yıllık örfümüze sırtımızı dönüp, İtalyan Ceza yasasını, İsviçre medeni ve Fransız ceza hukukunu yerine ikame edip acaip karmaşık, dengesiz, bilinçsiz bir toplum inşaa edildi.

Batı’lı desen Batılı değil, Müslüman desen Müslüman değil, Türk desen Türk değil.

Ama hepsi olduğunu iddia eden acaip bir şey işte…

Biraz ondan biraz bundan ortaya karışık abi…

Devleti ele geçiren bu masonik, seküler, pozitivist ve yüzünü Batı’ya dönmüş kişiler, kendi zenginlerini üretmeye başladı.

Sermayesiz iktidar iktidar değildi.

Osmanlı’dan kalma bütün kurumlar değişiyorsa, sermaye de yeni yapının müritlerinde olmalıydı.

İşte bu sebeple İş Bankası Kuruldu.

Ziraat Bankası zaten vardı.

Ziraat bankasından krediyi kim kullanacaktı o gün, kredi kelimesini bile bilmeyen benim dedem Kara Tevfik mi?

Peh..

Elbette, hayatında hiç toprağa elini sürmemişte olsa, Robert Kolej ya da St Benoit mezunu bir İstanbul’lu ya da Türkiye’nin her hangi bir yerinde ki Amerikan Kolejlerinden mezun filancanın oğlu.

Sonra bu küçük işletmeleri fabrikaya çevirmek için Sınai Kalkınma Bankası’nı kurdular.

1 Milyon Dünya Bankası koydu, 9 milyon Türk Hükümeti ve 1949 yılında kuruldu.

Bugün TÜSİAD üyesi ne kadar eski sanayici diye bildikleriniz varsa hepsini burası fonlayarak fabrikatör yaptı.

Buranın Reşit Egeli diye bir genel müdürü vardı.

İlk atanan bir Amerikalı’da adam buraya geldikten 4 ay sonra ölüyor.

Yerine Reşit Egeli atanıyor.

25 yıl burada Genel Müdürlük yaptı bu vatandaş.

TÜSİAD’ı da bu kurdu.

O kadar dokunulmazdı ki; bir kokteylde meşhur bir kadın gazeteciyi sille tokat dövdü kimse takibat yapmayı bırak gıkını çıkaramadı.

Kadın ve kocası eski komünist dahil…

Bunun kredi vermekte tek kriteri vardı.

Mason olmak.

İşte bu şekilde rejimin zengin ettiği, daha çok yabancı ürünlerin yerli bayisi veya en çok montajcısı mason biraderler al gülüm ver gülüm halkın sırtından servetlerine servet kattılar.

Tabi bir de bütün devlet ihaleleri yine bu yapıya yakın kişilere aktarıldı.

Teşvikler, koruma kanunları, vergi afları hep bunlar içindi.

Ayrıca ürettikleri ürünlerin rakibi yoktu, insanlar bunların koyduğu fiyattan bunu almak zorundaydılar.

Sömürdükce semirdiler, semirdikçe büyüdüler.

Sonra bir gün biri çıktı.

Kendilerinden değildi.

Kendileri gibi değildi.

Kendilerine artık ihaleler verilmiyordu.

Ballı teşvikler çıkmıyordu.

Bir kısmı piyasayı terketti.

Bir kısmı şirketleri usulca devretti.

Bir kısmı şirketlerini yurt dışına taşımaya başladı.

Birileri de yurt dışına kaçırdıkalrı milyar dolarlarla kurdukları sözde yabancı fonlarla Türkiye’ye operasyon çekmeye başladılar.

Hem kendilerini bugünlere getiren ağababalarına olan diyet borçlarını ödemek, hem de bu kendilerinden olmayan, kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi yaşamayan adamı siyaseten yok edebilmek için.

İşte bugün Erdoğan ve ekibinin yapması gereken, bu eski ve kadim yapıyı kontrol altına almak olmalı.

Kimsenin elindekini zorla devletleştirecek halin yoksa, devleti zora sokacak eylemlerde bulunmaları halinde, yani ekonomik saldırıların içinde yer alamaları durumunda terörist muamelesi görecekleri kendilerine ihtar edilmeli.

Ve buna ilişkin kararlılık gösterisi olarak da Şahenk veya benzeri yurt dışına sermaye kaçıran iş adamlarına gereken ceza uygulanmalı.

En demokratik devletler gerektiğinde en yasadışı usullere başvurmaktan çekinmiyor.

Ülkenin selameti açısından bu muhakkak yapılmalı.

Halkı isyana teşvik etmek, kaotik bir ortam oluşturmak amacıyla finansal oyunlara baş vurmakla, dağda örgüt kurup aynı gayelerle bomba patlatmanın temelde ne farkı var?

Sözün kısası;

Kıçı başı oynayan sermaye sahiplerine sahip olacaksın arkadaş.

Toplantıda seni ayakta alkışlar ama akşam petrus’u yudumlarken sana nasıl kazık atacağının planını yapar.

Onu korkutabileceğin tek şey; parasını kaybetmesi ve ölüm!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Emre Emre 22.09.2018 23:37

İşte Devlet Bahçelinin içeride tutuklu bulunanlara özelliklede bir takım Baba'lara af çıkartılmasının önemi bu noktada ortaya çıkıyor, çünkü bu Baba'lar bu vatana ihanet eden hainlere ya malın(sermayeni dışarı çıkarmayacaksın), ya canın diyecekler ki,bu gibi hainler hizaya gelecek, ne de olsa can tatlı.

Emre Emre 22.09.2018 23:37

İşte Devlet Bahçelinin içeride tutuklu bulunanlara özelliklede bir takım Baba'lara af çıkartılmasının önemi bu noktada ortaya çıkıyor, çünkü bu Baba'lar bu vatana ihanet eden hainlere ya malın(sermayeni dışarı çıkarmayacaksın), ya canın diyecekler ki,bu gibi hainler hizaya gelecek, ne de olsa can tatlı.

Ahmet Ahmet 24.09.2018 06:43

Yazı çok güzel. Ama 16 yılda tam tersi olmuş. Koçların şaheklerin özyeğinlerin eczacıların büyümeleri hız kazanmış. Putin ilk geldiğinde en zengin adamı içeri tıkmış tüm varlığına el koymuştu. Bizde de böyle radikal ve sert tedbirler alınmadan zor kurtuluruz bu kenelerden. Hiç ümidim yok. Hala ekonomik kararlar onların lehine çıkıyor.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık