• 01 Eylül 2017, Cuma 22:53
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

RAHAT YALAN SÖYLEYEBİLMEK

RAHAT YALAN SÖYLEYEBİLMEK

Sosyal Medyada Arakan’da insanlık dışı facialar diye paylaşılan bazı resimlerin aslında ne zaman hangi ülke’de hangi olayda çekildiğini gösteren bir paylaşım yaptım; hay yapmaz olaydım.

Budist rahip,

Fetö’cü,

Hain ve buna benzer çok sıfat,

Annemi çirkin bir sıfatla sinkaf eden(Mahkemede hesaplaşacağız o kadın müsveddesiyle)

Ve daha aklıma şimdi gelmeyen bir sürü çirkin kelimelerle muhatap oldum.

Halbuki ne demiştim kısaca;

“Arakan’da zulüm var.Acı var, gözyaşı var.Ne olur davanızı haksıza çıkartacak böyle sahte yalan fotoğraf, videolara itibar etmeyin, paylaşmayın”

Yani dürüstçe savunun davanızı dedim.

Yalana tevessül etmeyin.

Yalan ve sahte şeyler üzerine hiçbir şey bina edilmez, gerçek hiç bina edilemez.

Vay sen misin diyen…

Nasıl bir toplum olduk biz.

Başımı kesseler doğruluktan ayrılmam diyen atalarımızın yerine; haklılığını ispat et de; ne kadar yalan, tezvirat yaparsan yap mantığına sahip olduk biz.

O zaman niye kızıyorsunuz gözümüzün içine baka baka takıyye yapan, yalan söyleyen, inkar eden Fetö mensuplarına.

Demek ki yarın siz de aynısını yapacaksınız.

Arakan’da yapılan zulmün yalana dolana ihtiyacı yok ki!

Sistemeatik bir şekilde devlet eliyle yapılan bir zulmün bütün dünya şahidiyken sahte ve başka olaylara ait vahşet görüntülerine ihtiyacı yok.

Kimlerin bu işi tezgahladıklarını biliyorum.

Biliyorum da o günlerde de zaman zaman yorumlarımda dediğim gibi; Dünya’nın her hangi bir yerinde bir garibanın kursağına giren 1 gram etin yüzü suyu hürmetine yutkunuyorum.

Ben yıllar önce bu Fetö’cüler olimpiyat adlı maskaralıkları tertip ederken çevere derdim;

“Bu kuşa bak olimpiyatı, size kuşa bak deyip cebinizdeki parayı söğüşlüyorlar, vermeyin, uyanık olun”

Ama insanlar bana suçlayıcı bakarlar:

“Elindeki evini bile kaptırmış adam, 176 ülkede okul açmış, dinimizi, Türkçeyi öğretip bayrağımızı dalgalandırırken akıl veriyor” derlerdi.

Ha hiçbir zaman ; “İlgez anatolunun sen yuca bir tagısın” diye bir şarkıyı bozuk Türkçeyle Vietkong’lu bir kız okuyunca dinime ve Türkçe’ye nasıl bir hizmet olduğunu anlayamadım gerçi.

15 Temmuz’da da hangi bayrağı çekmek istediklerini gördük!

Şimdi her bayram ve ramazan’da halkımıza birileri “kuşa bak” yapıyor, bir güzel de yiyoruz.

Bir birimizi de.

Ama ben yine doğru bildiklerimi söylemeye çalışcağım.

Yalana, dolana tevessül edenlerin kıçını açığa çıkarmaya devam edeceğim.

Kral çıplaksa çıplak diyeceğim.

Kimse kusura bakmasın.

Hepiniz bilirsiniz hani; Seyyid Abdülkadir Geylani Hazretleri küçük yaşta ilim öğrenmek için Bağdat’a giderken kafileyi haydutlar soyarlar.Küçük Abdülkadir’e sorarlar neyin var:

“Hırkamın bir yerinde dikili 40 altınım var”

İnanmazlar.

Sonra Reis sorar aynı soruyu ve yine aynı cevabı verir.

Söker bakar Reis doğru söylüyor.

“Sen söylemesen biz bulamazdık.Niye söyledin ki?”

“Annem yola çıkmazdan önce: Asla yalan söyleme dedi.Ben ona ve Allaha verdiğim sözü tutmamazlık edemezdim”

Hani biz bu büyüklerin peşindeydik.

Hani yalan söylemek büyük günahtı!

Ha Seyyid Abdülkadir çocuktu, çocuklar masum olur yalan söylemezler.

Biz büyüdük diyorsunuz!

 

 

 

Sadece hayvanları kurban ettiğimiz bayramlara…

Hayırlı bayramlar….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık