• 26 Ağustos 2017, Cumartesi 0:01
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

NERDE O ESKİ HOCALAR...

NERDE O ESKİ HOCALAR

Bir alıntıyla başlayacağım yazıma.Yazar Ali Eren’den alıntıladım.O bu anekdotu nereden aldı bilemem.

Bir zamanlar 17 sene İstanbul Müftülüğü yapan, 1 yıl kadarda ısrarlara dayanamayarak Diyanet İşleri Başkanlığı yapan son devir İslam alimlerinden Ömer Nasuhi Bilmen vardı.Benim de yazdığı Büyük İslam İlmihalini ders kitabı olarak okuduğum ve daha başka eserlerde bırakmış, biri.İşte olay bunla ilgili.

Ömer Nasuhi Bilmen İstanbul Müftüsüyken Fahrettin Kerim Gökay’da İstanbul Vali ve Belediye Başkanıydı.İşte bu boyu nakıs ama masonluğu baya yüksek dereceli vali bir gün telefon ederek:

“Hocam beraber Fener Patriğini ziyarete gidelim.” Der.

Ömer Nasuhi Hoca “ben gitmem” der.

“Israr edersem” der Fahrettin Kerim Gökay.

“Sayın Valim, ısrar ederseniz istifa ederim” diye cevap verir Müftü bey.

“Peki Patrik’le biz sana gelelim” der ve O’da “Peki Valim” der kapatır.

Patrik ve Vali’nin geleceği gün müftülük hademesine gelişlerini gözetlemesini ve haberdar etmesini tembih eder sıkı sıkıya Ömer Nasuhi Hoca.

Ve Fahrettin Kerim Gökay’la Patrik gelirken odasını terk edip onlar odaya yerleştikten sonra odaya girer.Tabi Ömer Nasuhi Hoca içeri gidince Patrik’le Vali ayağa kalkıp hoş amed yapılır.

Daha sonra:

“Efendim benim temsil ettiğim makam Patrik’in ayağına gitmezdi.Ben İslamın izzetini ayaklara düşüremezdim.

Bana ziyarete geldiklerinde ben odamda olsam; Patrik odaya girdiğinde haliyle ayağa kalkıp misafişre hoş geldin demek zorunda kalacaktım.Ben İslamın müftüsü olarak Patrik geliyor di,ye ayağa kalkmayı doğru bulmadım.

Onlar odada otururken girdim ki; Hristiyanların dini önderi Patrik; İslamın müftüsüne ayağa kalktı.”

Bunu okuduğumda şöyle bir düşündüm.

Son yıllarda Vatikan’larda el pençe divan duran, el öpen, önünde temenna eden din adamları veya din adamı kılıklı haramiler aklıma geldi..

Papa’yı ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanlarını düşündüm.

Patrikhaneye ziyarete giden Diyanet İşleri Başkanı’nı hatırladım sonra.

Ve Osmanlı’nın yetiştirdiği son din adamlarından Ömer Nasuhi Bilmen’in İslamın izzet ve vekarı için gösterdiği rikkati düşünerek gözlerim yaşardı.

Makam için, dünyalık için temsil ettikleri kimlikleri bir çırpıda satan adamların bu ülkede diyanet işleri başkanı, müftü, imam olmasını, İlahiyatlarda prof. Olup genç dimağları zehirlemesini anlamıyorum.

Din tevarüs eden müktesabattır.

Bilgi, birikim, edep, usul her şey tevarüs eder ilk gününden itibaren.

Ama son yıllarda o kadar dejenere edildik ki; elimizde mi’yer sağlam olmayınca, kim doğru kim yanlış bir birine karıştı.

Halbuki toplumun ayarlarıyla oynanmasaydı; Ömer Nasuhi Bilmen gibi hocalardan sonra gelenlerin yanlışını fark eder, daha 1998 de, 2000’de ve 2012’de papa ve Patrik ziyaret eden Diyanet Reis’lerini çizerdik.

Toplumun elinde sağlam bir din ölçüsü kalmadı.

İş algı yönetimleriyle, televizyon şovlarıyla götürülüyor.

Davudi sesli güzel hatipler, 10 süslü lafın arasına iki tane zehri sııştırıp topluma enjekte ediyor, doğru ve yanlşışı ayırt edtme özelliğini kaybetmiş insanlar o sözlerin büyüsüne kapılıp gidiyorlar.

İmam-ı Azam’ların, İmam-ı Hanbel’lerin dinlerinin ölçüsüne uymayan hiçbir şey için taviz vermeden nice eziyetlere, cefalara ve zulümlere maruz kaldığını bilir, menkıbe olarak anlatırlar ama iş kendilerine gelince şu üç günlük dünya saltanatı için Müslüman gavur demeden bel büküp gerdan kırarlar.

Sonra; biz, “evvelkiler böyle şeyler yapmazdı, etmeyin eylemeyin” deyince de bizi

“ gelenekselci, hurafeci” diye yaftalarlar.

Velhasıl;

“O güzel insanlar güzel atlara binip, güzel yurtlara göç ettiler

Bizi de din adamı kılıklı çakallara bıraktılar."

Lafıma alınan alınır, umurumda değil; itirazı olan bunun bana dinde, usul de yerini gösterir..!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık