• 08 Ekim 2017, Pazar 21:00
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

NASIL KURAN MEALİ YAZDILAR

NASIL KURAN MEALİ YAZMIŞLAR…

 

Bu aralar Kadir Mısıroğlu’nun “Benden Tarihe Haberler” adlı biyografisini okuyorum.Geniş hacimli eser olmanın yanında Türkiye’nin son yüzyılının kalburüstü bütün eşhasıyla olan mukavelemelerini ve onlara bağlı diğer şahıslara ait rivayetleri akıcı bir anlatımla yansıtan muhteşem bir miras.

Kim ne derse desin Kadir Mısıroğlu, benim ortaokul yıllarından itibaren keşfettiğim, “Sarıklı Mücahidler” iyle, “Lozan Zafer mi Hezimet mi” fikri yapımızın şekillenmesinde emeği olan biri.

84 yıllık ömrüne sığdırdığı onca maceralı bir hayatı, Türkiye’nin son yüzyılına damga vurmuş şahıslara olan kurbiyyeti dolaysıyla biriktirdiği evraklar kadar, binlerce hard diske sığmayacak sağlam bir hafızasıyla hali hazırda yaşayan bir ayaklı kütüphane aynı zamanda.

O eseri okurken Mithat Sertoğlu’nun Tan gazetesi muharriri iken yanına yaptıkalrı bir ziyaret sırasında gördüğü manzarayı resmeder.

Masasında bir çok matbu Kuran Mealini almış, kendisi zerre kadar Arapça bilmediği, ulumu diniyyeden bihaber olmasına rağmen Kuran Tercemesi yapmakta.

Çünkü o ara Tan gazetesi okuyucularına fasikül fasikül Kuran Meali veriyor.Ayrıca bu Kuran Mealleri Latin harfleriyle de basılsa Kuran ayetleri diye yazılmış sahifeler olsdada yerlere atılmakta, insanlar onlara basmaktadır.İşin bu boyutu vicdanlı olan Müslümanları rahatsız etmektedir.

Ve kendisine bunu neden yaptığını sorduğunda, “Ben bu işlerden para kazanıyorum” diyerek başından savar.

Daha sonra o yıllarda ki sanırım 1957 yılı, zamanın matbuat umum müdürlüğü ve Başbakanlığa defaatle müracaat etmesine rağmen bu dağıtımı engelleyemez.

Yine o kabilden anekdotlar içinde bugün internette meal baktığınızda ilk çıkanlardan biri olan Abdülbaki Gölpınarlı’yla olan tartışmasını aktarır yazar.

Abdülbaki Gölpınarlı bir kısım insanlarca Mevlevi bilinse de aslında bazı şahitlere göre inançsız bir komünisttir der.Abdülbaki Gölpınarlı’ya meali niye yazdığını, yazdığı mealde bir çok hata olduğunu söylediğinde o da benzer sözlerle müdafa eder kendini.

“Ben telif ücretleriyle geçinen biriyim”

Bu konuda yakın senelerde bende şahit olduğum bir olayı aktarayım bari.

TRT’nin eski genel Müdürü Şenol Göka; o güzel yemekhanelerinde bende tesadüfen olduğum bir gün masadakilere birazda şikayet ederek;

“Bir albay emeklisi var.Kuran-ı Kerim meali yazdığını, bunun TRT tarafından dikkate alınarak insanlara, Atatürkçü ve laik bir bakışla yazılmış böyle bir mealin tanıtımının yapılması hususunda yardım ve desteklerini istiyor.Üstelik bu albayı dinlemem ve dikkate almamı bana etkili görevdeki generaller öneriyor.”

Evet bizim ülkemizde ayyaş, işlsiz gazeteci, emekli subay, müsteşriklerin etkisinde ki ilahiyatçı, Fetö’nün sadık müridi, karılarla kızlarla oynaşan sözde alimler hepsi “Kuran eali” yazmıştır.

Ve bugün bir ayetin hemen manasına bakıyım diye internete sorduğunuzda ne kadar sapık, cahil, Arapçanın a sını bilmez kişilerin yaptığı mealler sıra sıra önünüze gelir.

Ve siz de bunları bir şey sanarak baz alırsınız.

Meal; Kuranı Kerimi tam yansıtmadığı gibi, Muradı İlahiyi hiç yansıtmaz.

Meal, o yarım yamalak tercemesiyle, okuyanın ayeti kendi , bilgi, eğitim, yaşam şartları, örfü ve anlama kabiliyeti orantısında anladığı bir ibare olur.

Herkesin kendi kafasına göre bir Kuran ve din demek olur bu.

Muradı ilahi asla değil.

Allahu Teala öyle isteseydi Resulunun kanalıyla tebliğ etmez, Kabe’nin damına ceylan derisi içinde konduruverirdi.

İşte bu internet mealciliğinden biride Ömer Rıza Doğrul’un mealidir.

Daha önce bu şahsın nasıl meal yazdığını anlatmıştık.

Mehmet Akif Ersoy’un damadı olan bu güllü foterli ayyaş herif para karşılığı bugün piyasada olan “Tanrı Buyruğu” adlı meal/tefsiri yazmıştır.

Ve anlatılır ki; Sirkeci’de her akşam gidip kafa çektiği meyhaneye postu atıp meyhaneciye seslenirken:

“Getir baba ordan bir büyük.Bugün Rahman süresinin parasıyla bir ıslatalım!”

Evet siz devam edin bu adamları adam diye parlatmaya.

Devam edin bunların bugünkü müridi sapkın mealci adamların peşine takılmaya, eşeğin peşine dizilen develer gibi…

“Yalnız Kuran”, “İndirilen din- uydurulan din” diye diye ahkam kesip, sonra ciltler dolusu kitap yazıp utanmadan milleti söğüşleyenlerin peşine takılın, devam edin…

Bunlar illa güllü foter, akşamları Niko’nun meyhanesinde büyük devirirken görüncemi din adamı olmadığına inanacaksınız….

Sahi;

“Siz hiç akletmez misiniz?”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık