• 17 Mart 2020, Salı 23:35
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Kurtlar Sofrasında Türkiye

 

 

Kurtlar Sofrasında Türkiye

 

Gelişmiş ülkelerin çok uluslu şirketlerinin (petrol, bankacılık, silah, bilgi işlem, ilaç v.s) devasa karları vardır.

Uyuşturucu baronlarının bankalara sığmayan korkunç kazançları.

Geri kalmış ülkelerin diktatörlerinin ülkelerini soyarak edindikleri şahsi servetler..

Bütün bunların toplandığı "fonlar" vardır Amerika, İngiltere başta olmak üzere bazı Batı devletlerinde.

Bu paralar yıllık faizi1 ile 3 arasında oynayan Avrupa bankalarında yattıkça kimseye bir şey kazandırmaz.

Bu devasa fonlar için "güvenli ama kazancı yüksek ülkeler" gerekir.

Afrika'nın, Orta Doğu'nun geri kalmış, fakir ya da zengin, totaliter ülkeleri faizleri yüksek olsa da asla "güvenli" değildir.

Delinin biri bir gece darbe yapar bütün birikimlerinizi iç edebilir.

Gerçi zor ama uğraştırır.

Ama hem demokrasi(!) hem parlamenter sistem olan ne geri kalmış ne de zengin, çalkantılı ekonomiye sahip ülkeler en uygun ortamlardır.

Türkiye, Brezilya ve Arjantin gibi.

Bu ülkeler de demokrasi vardır, hem de hiç bir Batı ülkesinde olmadığı kadar.

Ekonomileri dış tehdite açık ve kırılgandır.

Oturmuş sanayileri yoktur ve Katma Değeri yüksek ürün üretememişler, ayrıca doğla zenginliklere de sahip değilllerdir.

Ekonomileri gibi siyasi hayatları da dışarıdan gelen baskılara ve etkilere gayet açıktır.

Bazı iktidarların yapmış olduğu iyileştirmelerle bu ülkeler biraz durumlarını düzelttiklerinde; siyasi istikrarsızlık beraberinde gelen ekonomiye müdahaleyle yüksek faizlerle uçar gider bu ellerinde para ile bekleyen fonların kasalarına.

Paraya ihtiyaç vardır, ve Amerika'lı derecelendirme kuruluşları risklerini yükselttikçe tahvil faiz oranları da yükselir ve bu ülkeler donlarına kadar soyulur.

İMF ve Dünya Bankası'da aynı mantıkla çalışan ama bu sefer şirketlerin fonlarıyla değil, devletlerin elindeki fonlarla "diğer" ülkelerri soyma ve yönetme biçimidir

IMF ve Dünya Bankasının eline düştüğünüzde sadece borç almaz, emir de almaya başlarsınız.

Türkiye'de yaşı 30 üzerinde olan her Türk vatandaşı bu macerayı az çok bilir.

Kemal Derviş vari adı sizden beyni uluslar arası tröstlerin emrindeki sömürge valilerini size yollayıp, sizi her türlü hem soyar, hem de fikren, zikren kendilerine bağlarlar.

Son virüs olaylarıyla dünyada ki bir çok ulus devlet kendi öz kaynaklarını tüketip işte bu canavarların eline düşecek gibi görünüyor.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun daha ortada fol yok yumurta yokken IMF'yi işaret etmesi çok manidar.

Düşük profilli bir siyasetçi gibi görünen bu montaj kaset ürünü genel Başkan aslında çok uluslu şirketler dünyasının Türkiye'deki yerli siyasetçi versiyonudur.

Yarın onun bu sözlerini TÜSİAD'da seslendirmeye başlar.

Avrupa ve Amerika'lının derdi para ama bunların yani yerli işbirlikçilerin derdi asla para değil.

Onu da gelecek yazımızda anlatmaya çalışalım...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık