• 05 Aralık 2017, Salı 19:46
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

KUDÜS, ERDOĞAN VE TÜRKİYE

 

KUDÜS, ERDOĞAN VE TÜRKİYE

 

İsrail'de Netanyahu, kaybolan prestijini her zamanki gibi Amerika'nın desteği yani, "Kudüs" kartıyla kurtarma derdinde...

Fakat İslam dünyası memleketleri bu haldeyken olacaklar belli.

Orta Doğu'nun sokaklarında  İsrail ve Abd aleyhine bireysel tepkiler olur, ve bu ülkeler, yapacakları operasyonlar için bahane sayarak yeni katliamlara girişirler.

Sonunda mı?

1948'den beri olduğu gibi İsrail enleşmeye devam eder, olan bu coğrafyanın insanlarına olur.

Politikacılar her seçim dönemi yeni Selahattin olmayı vaad ederek seçim kazanır,gider ilk anlaşmayı İsrail'le yapmaya devam ederler...

Siyasi beklentilerinin karşılığını görmek isteyen sözde İslami STK'lar, insanları sokaklarda slogan attırıp rahatlar.

Bazı vakıflar ellerini oğuşturarak, mağdur Filistin'li çocuk resimleriyle daha fazla bağış toplamanın hesabını yapar...

Olan; sokaklarda taş atarken İsrail askeri kurşunuyla ölen Filistin'li çocuk,

soba borusundan dandik söz de füze ile İsrail'i Lut gölü derinliğine göndermeyi vaad eden Kassam Tugayları yüzünden kafalarına bombalar yağan Gazze'li bebeklere olur...

Her zaman olduğu gibi altta kalanın canı çıkar.

Bu mu yani İslam dünyasının kaderi...

Bu mu layık olduğu...

Siz ey İslam ve Arap Ülkeleri liderleri, Ey Muhteris muktedirler; iktidarlarınızı sürdürmek için Batı'ya peşkeş çektiğiniz bölge zenginlikleri, kurşun ve bomba olarak dindaşlarınızın ve kardeşlerinizin başına yağıyor.

Siz devasa yatlarınızda, sahip olduğunuz en pahalı atlarınızla, Ascot'ta giydiğinzi şempanze kılıklarınızla, güye gününüzü gün ediyorsunuz.

Yazıklar olsun....

Ve siz ey müslümanlar.

Batı'nın sahip olduğu bilgi ve teknolojiyi üretmek yerine ona sahip olabilmek için kırk takla atar, kendi kimliğini reddederken, ona köle olurken nasıl kurtaracaksın kardeşini, nasıl faydan olacak dindaşına.

Batı'nın sahip olduğu bilgiye ve teknolojiye, daha açık söyliyeyim caydırıcı silah ve ateş gücüne sahip olmadıkça bu zillet artarak devam edecek ne yazık ki.

Ama hep zillette değildin ki; ne bu yeis, ne bu hüzün!..100 yıllık bir medeniyet misin ki bu kadar umutsuzsun.

Bu eziklikten, makus talihten kurtulmanın yolu tarihin tozlu yaprakları arasında...Sadece üfle ve okumayı öğren yeter.

Ama önce bunun yolu bir ve beraber olmaktan, yüreklerin aynı sevinçle atmasından, aynı acı için gözyaşı dökmekten geçiyor.

Kaliteli ürün üretmekten, milli olmaktan, sapına kadar milli ve yerli olmaktan, tarihi mirasını bilmek ve sahip olmaktan, Batı normlarıyla kendine ait değerleri yargılayıp küçümsemeden kendi normlarınla yeniden tarihi yazmaktan geçiyor.

Ve sen Müslüman Türk.

Kudus'ün bekçisi müslüman Türklerdi.

Bugünde Kudus'ü kurtaracak ve koruyacak güç ancak Türkiye'dir.

Mısır kukla, Arabistan uşak, Irak, Suriye, Libya ve Yemen yok.

Kuweyt, Katar, Bae, İngiltere Krallığı izin vermeden helaya gidemezler.

Geriye neresi kaldı; Nijerya ve Somali mi?

Darfur'un ve Eritre'nin bebekleri açlıktan ölüyor be arkadaşım.

Kudüs için Türkiye'den başkası parmağını kıpırdatmaz, kıpırdatamaz.

Unutma!

Kudus'ün yolu Ankara'dan geçer...

İstanbul, Kudus demektir.Ama oyun kurucu büyük düşünenler puslu havaları sever.Hava puslu değilse ateş yakıp dumana boğarlar.

DHKP-C, PKK, PYD gibi terör örgütleri, Suriye ve Irak gibi etrafındaki istikrarsız ülkeler, Newyork'ta süregelen hali hazırda tiyatro devam ederken aynı zamanda CHP'nin içeride terör örgütlerinden beter faaliyetleri işte Türkiye'nin de elini zayıflatan unsurlar.

PYD ve PKK yani arkasında ki üst akıl Abd kadar İsrail'de bu durumu lehine çevirecek atağa kalkışıyor.

Bölgede sesini çıkaracak tek ülke Türkiye'nin açmazlarını fırsat bilip işi katakulliye getirmek istiyorlar.

Kudüs'ün mevcut statüsünü değiştirecek böyle bir hareket için Amerika'yı teşvik ediyor.

Dedim ya; Kudüs İstanbul, Kudüs'ün yolu Ankara'dan geçer...

Ankara'da tek engel de Erdoğan...

Ve Newyork tiyatrosu, CHP'nin kof çıkan belgelerden sonra lağıma dönen dili hepsi belirli maksada matuf...

Seçimle götüremedikleri ve bölgede istedikleri gibi at oynatamayanların tezgahı.

İçeride ne kadar sözde Kemalist/lail ya da Milliyetçi/Ülkücü diye nitelenen piyon bu işin gönüllü şakşakcısı olsa da; bu Ülke'nin artık bilinçlenen ve tekrar bu Ülkeyi Batı eksenine sokmayan büyük bir yerli ve milli kesim var.

Türkçesi şu:

Ne Kudüs'ü ne de Erdoğan'ı ne de son kale Türkiye'yi, yeniden 1.5 milyon dönme ve kripto piçe teslim etmeye niyetimiz yok.

Bunun için; biz bedel ödemeye hazır olduğumuzu 15 temmuz'da gösterdik..

Peki siz bedel ödemeye hazır mısınız?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık