• 15 Ağustos 2017, Salı 21:30
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

KİMLER GİDECEK CENNETE

KİMLER GİDECEK CENNETE

Hristiyan ve Yahudilerinde "ehl-i necat" yani cennete gideceğini savunan, bizim Ankara Ekolünün ve eski diyanet İşleri başkanlarımızdan Mehmet Görmez'ınde pek hayranı olduğu kendi ifadesiyle "modernist" Fazlurrahman'ın oğlu hristiyan, hatta papaz olmuştur.
Hristiyan olduğu için tepki gösteren Fazlurrahman'a oğlu:
"Hristiyan ve Yahudilerde müslümanlar gibi ahirette kurtuluşa erecekler, cennete girecekler diye iddia ediyorsun.
O zaman müslüman ya da hristiyan olmamda ne fark var ki..."
Der...

Fazlurrahman bir dönem Türkiye’ye de çokça tartışılmış biri.

Kendi ülkesinde ki din adamlarından şiddetle tepki görüp Amerika’ya gitmiş, orada yıllarca kürsülerde profesörlük yapmış ve Amerika’da vefat etmiş çok tartışmalı biri.

Tarihselcilik fikrinin en azgın Müslüman savunucusu olmuştur.

Rönesans aydınlanma çağının kiliseye karşı aklı merkeze koyarak başlattığı başkaldırının en belirgin ayaklarından biri Hristiyanlık’ın ve devamında İncil’in çağına hitap ettiğinin baz alınması fikriydi.

Tabi burada ellerini en güçlü kılan, İncil daha çok ahlaki konuları içeren, yaşayan, insan- insan, insan-devlet ilişkileri konusunda va’z etmeyen bir metne sahipti.

İşte 18. Yy.dan itibaren Sömürgelerde Müslüman ahaliyi tanıyabilmek, yeni sömürgelerde halkı hristiyanlaştırabilmek gibi değişik amaçlarla oryantalizm gelişti.

Ve bunlar İslam’ın temel değerlerini kendi akılcı ve kilise/İncil eleştirilerinde olduğu gibi tarihselci bakışla, önce hadisleri daha sonra Kuran-ı Kerim’i yorum bilime tabi tuttular.

Bu işin öncüsü olarar Montgomery Watt ve Rudi Paret sayılır.

Daha başka oryantilistlerinde savunduğu temelde “tarihselci” bakışın aslında tek amacı vardır.

Batı’lı oryantalistler Kuran-ı Kerim’i vahiy olarak kabul etmezler.

Tarihselcilik bakışı da işte Kuran’ı “muhammedin yazdığı” bir eser olarak sunma gayretinin bir parçasıdır.

İşte Fazlurrahman bu tarihselcilik akımının Müslüman dünyasında ki savunucusu olmuş bu konuyu sistematik hale getirip kitaplar yayınlamıştır.

Türkiye, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerde ki akademik çevrelerde pek itibar görmüştür.

Genel olarak ve kabaca şöyle diyebilirim.

“1-Kuranı meydana getiren ayetlerin bir kısmı sorunludur.Bunlar geçmiş kavimlere ait kıssslar.

2-Kuranı Kerimin ahlakla ilgili ayetleri evrensel ve bütün zamanlara hitap eder, mükemmeldir.

3-Kuran-ı Kerim’in ahkam ayetleri yani hüküm bildiren ayetleri o günün şartlarına uygundur.Bugün bu ayetlerle hükmetmek sorunludur.”

Ehli sünnet inancını taşıyan bir Müslüman,  Kuran’ı Kerim’in bütün zamanlara hitap ettiğine inanır.

Bunun aksini söyleyen önceki diyanet İşleri başkanlarından Ali Bardakoğlu’da olsa vız gelir tırıs gider.

Yahut Görmez.

Neyse bu konu da biraz bilgi olsun diye yazdıkalrımdan sonra, girişte bahsettiğimiz oğluyla ilgili anekdotu aslında bizim coğrafyamızda veya Müslüman dünyasının bazı bölgelerinde zaman zaman duymaktayız.

Üstelik farklı bölgelerde, farklı fikri akımların savunucusu olmuş bu isimleri ortak noktada birleştiren neydi?

Yani Fazlurrahman gibi bir modernist/reformistle, bazıalrının söylemiyle haydi zikredeyim gelenekselci/ nakilci bir ekole sahip Said-i Nursi’yi aynı noktada buluşturan nasıl bir güç?

Çünkü Said-i Nursi’nin sahip olduğu diğer çizgilere baktığınızda, “eziyet ve cefa içinde ölen hristiyanların şehit sayılabileceği” ehl-i sünnetin geleneksel bakışıyla ters.

Hatta imandan çıkaracak bir bakış tarzı.

Ehl-i sğünnete göre cennet; eziyetin, ibadetin karşılığı değil, imanın karşılığıdır.

Zerre kadar imkanı olan günahlarının bedelini ödedikten sonra cennete girecektir.

Cennetteki nimetlerin azlığı/fazlalığı bahsettiğimiz şeylerin karşılığıdır.

Peki Ehl-i necat'ı başka kimler savundu?

Farklı söylemlerle bunu ifade eden isimlerden bazılarını aşağıda yazdım.
Efgani.
Said-i Nursi.
F.Gülen.
Tahir-ül Kadir
Kısaca bunun diğer adi neydi?
"Dinler arası diyalog"


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık