• 03 Eylül 2019, Salı 22:34
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Kime Güvenelim?

Kime Güvenelim?

Doğrusu ne?

Bazıları özelden, bazıları açıktan soruyor.

Abi; İslami konularda nereye güveneceğiz?

Televizyonlarda her kanalda bir hoca çıkıp en doğrusunu anlattığını söylüyor.

İnterneti açıyoruz bir sürü sayfa çıkıyor bir konuya ilişkin, hepsi de diğerinin insanları ifsat ettiğini yazıyor.

Kafamız karışıyor.

Bizim derinlemesine bir dini eğitimiz yok, bu saatten sonrada islami ilimleri tahsil için ekmek derdinden vaktimiz yok.

Ama, hem kendimiz hem çocuklarımız için en doğrusunu, en güzelini bilmek ve elden geldiği kadar yapmak, yaşamak istiyoruz.

Evet son yıllarda herkesin kafasını karıştıran bir mesele.

Bu sorunun cevabı olarak isim isim şunları takip edin, şu kitapları okuyun , ya da tam tersi şunlardan uzak durun, bu kitapları evinize sokmayın gibi bir şey demeyeceğim.

Bu kolaycılık olur ve yazmaklada bitmez, hem nehyedilen hem tavsiye edilen.

Kısa ve öz tarif edeceğim yöntemi.

“Geleneksel İslam”ı takip edin.

Alimler ve arifler eliyle ilk asırdan beri bize intikal eden “Anayol İslam”ı takip edin.

O yoldan, o kaynaktan aktarılarak beslenen bu anayol İslam’a Ehl-i Sünnet caddesi deniyor.

Hangi asırda olursa olsun, hayatımıza giren hangi yenilik olursa olsun bizim o konuda takip edeceğimiz usul, sabitelere atıfta bulunarak, ehli kimselerin yapacağı yorumlara itimat etmektir.

Mevlanaya atfetilen pergel metaforunda olduğu gibi; bir ayağı sabit olan pergelin açısını sabit olan iğneli ayak tayin eder.İhya veya tecdid de işte bu dairede aslına uygun olur.

Ama iki ayağı da sabit olmayan, iğneli ayak bir kaynağa bağlı olmayan pergel gibi, İslam’ın ana kaynaklarından beslenmeyen hareketler, ihya ve tecdid değil, tahrip olur.

Resulullah’tan günümüze, işte Allah yolunun yolcuları tarafından aktarılarak ve günün şartlarına uygun yorumlanarak gelen bu Geleneğe bağlı olan kişilerin sözlerini dinleyin, kitaplarını okuyun.

Ana caddeden ayrılan, ifrata ve tefrite kaçan yollar bu yoldan değildir.

Asırlar boyu farklı olmayı yeğleyip yoldan çıkan, ilmine güvenip, aşikar olana baş kaldıran, para ya da güç için geleneği zedeleyenler çıkmış ama tarih onları dünya da ziyanda diye yazmıştır.

Bugün de, geleneği küçümseyen, orta yolda olmayı sözde aşağılayan akımlar ve kişiler bol miktarda var.

Onların cerbezeli sözlerine itibar etmeyin.

“Ben, ben” diyen kibir budalalarına rağbet etmeyin.

Sanki 1400 yıllık İslam müktesabatında hiçbir alimin aklına gelmemiş gibi sözler sarf eden bu şahısların peşine takılıp sonsuz olan hayatı mahvetmeyin.

En uygun olan yol;

“Dosdoğru orta yolda..” olmaktır…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık