• 22 Nisan 2018, Pazar 13:07
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Kim Sahi Bu M.İkbal?

Kim Sahi Bu M.İkbal?

Adamın biri  gazete köşesinde 2 gündür Muhammed İkbal'i göklere çıkartıyor.

Tabi, insanda itikat mesele değilse, müslüman görünen, ismi müslüman olan, bir de cerbezeli iki şair patlatanı adam sanıyoruz.

Kardeşim; itikadı düzgün olmayanın eninde sonunda sapıtması kaçınılmaz.

Bugün bile siyaset sahnelerinde bunun benzerlerini çok görüyoruz.

Yalnız Kuran diyen, İndirilen din-uydurulan din saçmalıklarını topluma yedirmeye çalışan sözde hoca bozuntuları da benimle aynı siyasi partiye oy verebiliyor.

Hatta bunların, siyasette ve devlet yönetiminde ateşli taraftarları oluyor.

Hatta hatta güzel işler yapmış gibi görüniyorlar zaman zaman.

Ama bir gün bir bakıyorsunuz ki; itikadı ehl-i sünnet olmayınca, yaptıkları onca hasenatı berhava edebiliyorlar.

O yüzden eskiden din büyükleri, öncelikle itikadı düzeltmek lazım geldiğini söylemişlerdir.

Edison'da faydalı iş yapmıştır.

Ama, onun elektriği bulan aklı, hak olan İslam'ı bulmaya yetmemiştir.

Aslolan ahireti kurtarmamıza sebep olacak itikadı düzeltmektir.

Ayrıca siyaset; insanlara hizmet amacıyla olmalıdır.

İşte ne yazık ki;  büyük şairler, yazarlar, kahramanlar diye anlatılan kişiler hakkında biraz okumak, ne yaptıklarına, neye sebep olduklarına bakmak gerekiyor.

Maalesef 150 yıldır bu topraklarda hem dini açıdan hem milli açıdan at izi it izine karıştırıldı.

Cemaleddin Efgani ve Muhammed Abduh'ların yaydıkları fikirlerin zararlarını İslam toplumlarının her yerinde görmek mümkün ne yazık ki.

Bunlar siyaset adamı, fikir adamı, yazar filan diye her gün karşımıza çıkıyor.

İşte bu yüzden ey ehl-i sünnetin temiz çocukalrı.

Size kahraman ve hak aşığı diye yutturulan her ismi alıp bağrınıza basıp, sonra da ölesiye savunmayın.

Neler demiş, neler yapmış, görünüşte kime hizmet etmiş, müslümanlara ne fayda sağlamış inceleyin.

Gelelim Muhammed İkbal'e..Kısaca bakalım hayatına. 

Alois Seprenger'in en başarılı talebesi Kuraniyyun hareketinin ilk kurucusu Seyyid Ahmed Khan'ın uzun yıllar rahle-i tedrisinde kalan İkbal, İngiltere'de eğitim aldı.

İngilizlerin Hint alt kıtasını bölerek yönetme fikrinin, bağımsız Pakistan adına en büyük savunucularından oldu.

Gandhi'nin; "Bizi İngilizler bölmek istiyor, ayrılmayın" diye defalarca uyarmasına, yalvarmasına rağmen, Pakista bağımsızlığının şiirleriyle en büyük destekçisi oldu.

İngiltere Kraliçesi tarafından "sir" olarak ilan edildi.

1938 yılında öldü.

Pakistan'ın bağımsızlığını göremedi.

Hint alt kıtasının en büyük İslam Devleti Hindistan olacakken, şimdi orada fakirlikle boğuşan Bengaldeş ve sorunlarla yaşayan Pakistan diye iki müslüman devlet var.

Bunların ayrılmasına rağmen şu an dünyada ki en büyük müslüman nüfus yine de Hindistan'da yaşıyor.

Ve Hindistan-Pakistan arasında keşmir sorununu da İngilizler öylece bıraktı ki, orada huzur ve istikrar hiç olmasın diye.

Ezcümle; bağımsızlık şarkıları güzeldir güzeldir de, meyvaları acı olur.Pakistan bağımsızlığından beri kan ve göz yaşı dinmedi.

O bölgeye huzur hiç gelmedi.

Bir şeye sebep olduğunuzda bunun sonuçlarını da görüp faydalı ya da zararlı olup olmadığına bakmak gerekiyor.

Pakistan ve Bengaldeş ayrılmasa, bugün Hindistan en büyük islam Devletiydi.

Keşmir diye bir sorunu yoktu.

Bölgede ki diğer sorunlara mahal verilmemiş olacaktı.

Ama şu var tabi ki;

İngilizler bu kadar büyük bir nüfusu yekpare sömürmeye ve idare etmeye devam edemezlerdi.

Pakistan'ın başına bir başka "sir" ü devlet başkanı olarak atayamazlardı.

Yeni kurulan şeriat devleti Pakistan'ın başına, anadili Urduca'yı bile bilmeyen, İngiltere'de Hukuk eğitimi almış ve orada avukatlık yapan rafizi Muhammed Ali Cinnah'ı nasıl atayabilecekti.

Ahh ah...

Ne kadar benziyor değil mi bizim coğrafyada ki oyunlara...

Çok değil, 20-30 sene önce de aynı oyunları ve tezgahları bu bölgede sergilemişlerdi.

Orta Doğu'da da Osmanlı'dan sonra bir sürü bağımsız devlet oldu..

Peki söyler misiniz  hangisi bağımsız!

Yine onun çok sevilen ama bana göre göndermelerin en çirkiniyle dolu dizeleriyle bitireyim satırlarımı...

Qalb-i mâ, ez Hind’u Rûm’u Şâm nist,/Merz-i bûm’u mâ, be’cuz İslâm nist..’

(Bizim kalbimizde Hind, Rûm veya Şâm diyarlarının sevgisi yoktur; Bizim için, İslâm’dan başka sınır da yoktur, vatan da..)

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Gokboru Gencosmanoglu Gokboru Gencosmanoglu 22.04.2018 16:28

Gercekten cok derin , kaliteli bir yazi. Kaleminizden suur ve ve bilgi damliyor.

m oz m oz 22.04.2018 17:47

sağolun varolun, kraliçe eli ile boşuna sir ünvanı verilmiyor ki, adam bayağı iş yapmış olmalı

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık