• 28 Eylül 2018, Cuma 20:05
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Kibrit Kutusu Camiler ve Talan Edilen Vakıflar

Kibrit Kutusu Camiler ve Talan Edilen Vakıflar

Bir müddettir kafamda camilerle ilgili iki satır bir şeyler yazmak geçiyordu.

Kibrit kutusu gibi camilerle tabiki.

Osmanlı’nın mescidlerine bile bakıyorum da geriye doğru açılan bir avlu hatta çoğunda medrese talebeleri için odacıklar var.

Ama bugün mahalle aralarında minaresi kendinden devasa camiler sanki kibrit kutusu.

Yani 3 kat oluyor ama orta katta namaz kıldıran imamı da, imamı göreni de görmeyen diğer katlar şeklinde.

Halbuki bilinir ki, imamet için sesten ziyade görmek önemli.

Ses önemli olsa, açarsın volümü herkes evden uyar imama halleder bu işi.

İmamı ya da imamı göreni görmek asıl olduğu için cemaatle namazda, Osmanlı cami ve mescitleri kat kat değil, avlulu yapılmıştır.

Ama bugün halkın kendi imkanlarıyla yaptıkları da, Diyanet İnşaatın yaptığı veya yıkıp –yeniden yaptığı camilerde buna dikkat edilmiyor.

Geçen Beylikdüzü’nde bir camide Cuma namazına gelenler, bir nedenden kapalı olan alt kat için neredeyse kavga çıkaracaklardı.

Yaklaşık 200 kişi alan o bölmede kılınan Cuma namazı namazın sıhhat şartına uymuyor ama, vatandaş bunu bilmediği için fahri görevli arkadaşa neredeyse hücum edeceklerdi.

Diyanet yeni yaptığı veya yenilediği camilerin müsait olanlarına bile işletme yapmıyor.

Her cuma neredeyse millete namaz kıldıkları için haraç keseceğinize, ya da görevlilerinizi dilenci yapacağınıza; şehirlerdeki camilerin müsait olanların alt katlarının cepheye bakan kısımlarını iş yeri  olarak niye kiraya vermiyorsunuz?

Neredeyse bütün camiler müsait.

Ha bunun için verilecek iş kollarını tespit eder, uygunsuz haller yapanları kapı dışarı edersin.

Hem bahsettiğim gibi halktan para toplamaz, hem de devletin sırtından bir yük almış olursunuz.

Alevisi, ateisti, deisti de zırt pırt Diyanet bütçesine ilişkin ileri geri konuşmaz.

Osmanlı dükkan mı yapmış diyeceklere ;

Osmanlı dükkan yapmamış, zira o camiyi yaparken muhakkak bir akar bağlamış.

***

 

Osmanlı akar bağlamış derken, yaptığı cami, han hamam, kütüphane, şifahane gibi eserleri onlara akar getirecek emlakla birlikte vakfeylemiş.

Amma lakin yeni Cumhuriyet kuranlar, pozitivist oldukları, dine sıcak bakmadıkları için öncelikle 1924-27 arası bu Osmanlı vakıf arazilerine el koyup talan ettiler.

Daha sonra 1926-1972 arasında 3000 civarında meccit ve cami arsası, mescit ve cami sattılar.

494 cami arsası

722 mescit arsası

598 cami

995 mescit

Satıldı bu yıllar arasında.

1950 yılına kadar bahsi geçen cami ve mescitlerin %84 ü satıldı.

Daha sonra ki dönemde satış yapılmış olmasına karşın en çok kamulaştırma yapılarak yola gitti.

Bu satılan arsaları ve yapıları halkın mütedeyyin kesimi almadı.

“Vakıf arazisine dokunulmaz” genel düsturuyla yetişen insanlar varlıkları olsa da almadılar.

Daha çok bu emtiaları alanlar seküler CHF mensupları ve bazı yerlerde gayri müslimler aldı.

Mesela Edirne’de satılan 7 camiden ikisini alan gayrimüslim vatandaşlarımız.

En düşük fiyata satılan; 1940 yılında 2.5 liraya satılan Eskişehir Servilihisar semtinde ki Melikşah Mescididir.

Bundan sonra 5 Liraya satılan Harput Çelebi Mescidi ve Tokat Sultanhamamı önündeki mescittir.

Ayrıca; bu dönemde çok eser müze yapılmıştır.Hepinizin bildiği gibi İstanbul’da; Ayasofya, Kariye Cami, Perizat Hatun, İmrahor, Mesihpaşa camileri müze yapılmıştır.Perizat Hatun yola gitmiş, İmrahor, Kariye ve Ayasofya Camileri halen müze, diğerleri tekrar ibadete açılmıştır.

Anadolu’da da;Konya ve Eskişehir Alaaddin, Sivas ve Malatya Ulu cami, G.Antep Mehmet Nuri Paşa ve Handaniyye camileri, Ankara Abdül Kadiri İsfehani mescidi de müze yapılmıştır.Bunların hepsi daha sonra farklı tarihlerde ibadete açılmıştır.

Lakin Trabzon Ayasofya cami de 2013 yılında ibadete açılabildi..

Yine İznik Ayasofya Cami de geçen yıllara kadar müze olarak hizmet vermiş, şimdi ibadete açıktır.

İşin garibi ilk etapta müze yapılan camilerin ekseriyeti kiliseden kılıç hakkı olarak camiye çevrilenlerdir.

Ayasofya adını taşıyan 4 camiden 2 si halen müze olarak faaliyet göstermektedir.

***

 

Osmanlı ve Selçuklu vakfıyesi bu cami/mescitlerin önce akarları talan edilmiş, bilahare 1935 yılında bunların tespiti ve korunmasına ilişkin bir kanun düzenlenmiş ve kanuna uygun şekilde bu cami/mescitlerin; cemaatinin kalmaması, fiziki durumlarına ilişkin görüşlerin alınması ile satılşlarının yapılmasına karar verilmiştir.

Bu yapıların fiziki durumlarına karar veren o şehirdeki öğretmenler olmuştur.

Cemaatin yok olarak kabul edilmesi için ayrı bir garabettir.

Müslümanların vakıfları ve ibadethaneleri yok pahasına birilerine peşkeş çekilirken, tehcir, mübadele varlık vergisi gibi sebeplerle ülkeden giden gayri Müslimlere ait kiliselere ve sinagoglara dokunulmamıştır.

300 bin cami ve mescit satılırken, bahsi geçen yıllar arasında satılan toplam, 3 arsa 3 te kilise olmak üzere adedi 6’dır.

Evet evet yazıyla da yazayım, altı adet.

Bu ülkenin inanan insanlarının birikmiş mallarına böyle çöktüler.

Allah iyi der mi?

Demez…

Bafra’da 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla 8 cami satılır.

Birinin yerini tespit edebildim.

Turan Usta Pide’nin olduğu Cami sokak…

A-101’in olduğu arsa da cami varmış.

Bana anlatıldığına göre burayı alanların hepsi iflas etmiş, batmış.

Vakıf malına uzanan el unmaz.

Dünya’da da ahirette de…

Sözlerimi Ayasofya Vakfiyesinde ki Fatih Sultan Mehmet Han’ın bedduasıyla bitireyim:

“Kim bu vakfiyeyi değiştirirse; bir maddesini tebdil eder; onu ibdal veya ta'dile koşar, fasid bir te'ville veya dalavereyle vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kasdeder, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder veya bunları yapana yol gösterir ve yardım eder veya kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkar veya sahte evrak düzenleyerek mütevellilik hakkı gibi şeyler ister, yahut onu kendi batıl defterine kaydeder veya yalandan hesabına geçirirse haram işlemiş olur. Günah kazanır. Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların ebediyyen Ianeti onun üzerine olsun. Azapları hafiflemesin, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunu işittikten sonra değiştirirse günahı değiştirenleredir. Allah İşitendir, Bilendir."

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Taylan Atasoy Taylan Atasoy 29.09.2018 19:21

Abi , ankara kocatepe cami altını , içki satan , solak çağdaş market e verdiler . haa diyecekler ki kocatepe şube içki satmıyor ! Anla iste diyanetin halini ağabey .

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık