• 24 Mart 2018, Cumartesi 0:49
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Kenevir Yasağı Tamamen Kalkmalı

Kenevir Yasağı Tamamen Kalkmalı

Bir bitki düşünün:

Tekstilde, kozmetikte, ilaç sanayiinde, inşaatlarda, asfaltlamada, yani petrol ile elde edilen bütün alanlarda kullanılsın.

Hem geri dönüşümlü, hem doğa dostu olsun.

Ama ekilmesi yasak olsun.

Kenevirden bahsediyorum.

İnsanlığın ilk ürettiği kağıdın hammaddesinden, ilk ağrı kesiciden, ilk kot yaptığı üründen yani…

1 dönümü 25 dönüm ormandan daha fazla oksijen üreten kenevirden.

1 dönüm kenevirden 4 dönüm ağaçtan elde edilen kağıt üretiliyor.

Ağaç 3 kez kağıda dönüştülebilirken kenevir 8 kez dönüşüyor.

Kenevir 4 ayda yetişir, ağaç ise 25-50 yılda.

Tam bir radyasyon temizleyicidir.

Ekildiği alanda hiçbir tarımsal ilaca gerek duyulmaz.

Peki bu ürün bir dönem bütün dünyada neden yasaklandı.

İşte onun için petrol ve tekstil makinalarının yaygınlaşması, plastiğin keşfedildiği yıllara gitmemiz gerekecek.

1920’lere…

W. R. Hearst, 1900’lü yıllarda Amerika’da gazete, dergilerin ve medyanın sahibiydi. Ormanları vardı ve kağıt üretiyordu. Eğer kenevirden kağıt yapılırsa, milyonlarını kaybedebilirdi.

Rockefeller, dünyanın en zengin adamıydı. Petrol şirketi vardı. Bio yakıt olan kenevir yağı da, elbette onun en büyük düşmanıydı.

Mellon, Dupont şirketinin ana hissedarıydı ve petrol ürünlerinden plastik üretmek için patente sahipti. Ve kenevir endüstrisi, onun pazarını tehdit ediyordu.

Sonra ise, Mellon ABD Başkanı Hoover’in hazine bakanı oldu. Bu bahsettiğimiz büyük isimler yaptıkları toplantılarda, kenevirin bir düşman olduğuna karar verdiler. Ve onu ortadan kaldırdılar. Medya aracılığıyla, marihuana sözcüğüyle birlikte keneviri, insanların beynine, zehirli bir uyuşturucu olarak kazıdılar. Kenevir ilaçları piyasadan çekildi, bunun yerini bugün kullanılan kimyasal ilaçlar aldı.

Kağıt üretimi için, ormanlar katledildi.

Tarım ilaçları ile zehirlenme ve kanser arttı.

Aynı şekilde Türkiye’de de esrar üretimini engelleyeceğiz diyerek kenevir üretimini yasakladılar.Ama bu yasak hiçbir zaman tam manasıyla uygulanmadı.

Esrar üretimi için gerekli olan kenevir kaçak olarak üretildi veya başka ülkelerden getirilen esrar her zaman satıldı.

Daha doğrusu bu iş uyuşturucu ticareti yapan barıonların ve son yıllarda da PKK’nın elinde kaldı.

PKK’nın en büyük finans kaynaklarından biri esrar ticareti oldu.Türkiye’nin her yerinde kenevir üretimi yapılabilir.Ama Diyarbakır bölgesinde yılda 2 kez ürün almak mümkün.İşte bu yüzden Diyarbakır tarafları her zaman örgütün desteğiyle gizli açık ekim alanı oldu.

Devlet yasaklamakla sadece bu üründen elde edeceği gelirden, istihdama katkısından oldu.Yoksa yine birileri bunu illegal olarak üretti ve sattı.

Ayrıca yapılan propagandalara rağmen, esrar sigara ve alkol kadar insan sağlığını tehdit eden bir ürün olmadığı artık klinik deneylerle ortaya konulmuş oldu.

Elbette her şeyin fazlası zarardır.

2014 yılından itibaren Türkiye’de “Tıbbi amaçlı” olarak 19 il’de kontrollü üretime izin verildi.

Dünya’nın bir çok ülkesi de gittikçe bu ürünün üretimiyle ilgili yasakları esnetmeye başladılar.

Türk devletinin de yapması gereken, sıkı denetimlerle bu ürünün üretimini yaygınlaştırmak olmalı.

Petrole dayalı ürünler yani bütün plastik ürünlerin yerini alabilecek bu bitki üzerinde ki bu peşin hükümlü yargılamayı devletin kaldırarak, bu bitkiyi “stratejik ürün” ilan ederek üretimini, sanayileşmesini teşvik etmesi gerekir.

Bakın yarın bu konuda da ilk olarak dün yasaklayan Amerika üretimine izin verir ve teknolojisini geliştirerek bizim gibi ülkeler mamül satar.

Onun için bir an önce bu bitkinin üretimi yanında teknolojisinin de geliştirilmesi ve bu alanda Dünya’da ön almak gerekir.

Kimyasal gaz salınımları, atmosferin gittikçe zehirlenmesi, ozon tabakasının delinmesi gibi bir dizi insanlığın önünde ki belalar daha da başımıza iş açmadan Dünya’nın bu tür ürünlere yönelmesi gerekiyor.

Son ırmak kurumadan, son ağaç çürümeden, son balık ölmeden bunu engelleyecek tedbirleri almak insanlığın en önemli görevi olmalı…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık