• 05 Temmuz 2019, Cuma 0:56
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Kendi geçmişine küfredenler!

KENDİ GEÇMİŞİNE KÜFREDENLER

Son günlerde artan çeşitli ortamlarda ki kapalı kadınlara yönelik; taciz, tehdit dilinin altında yatan bir kaç neden var.
1-Büyükşehirlerin bazılarını alan ve 17 yıldır yenile yenile duygularını zoraki bastıran Kemalist, seçkinci ve kendini bu ülkenin kurucu partisi gören CHP'li bazı şizofrenlerin dışa vuran hezeyanları.
2-Dine dair gördükleri her şeyden nefret eden ciddi bir kitle var ne yazık ki.Tabi din deyince nefret ettikleri İSLAM.Aynı kişiler, rahibe, ya da kipalı bir yahudi gördüğünde çok kibar olabiliyor.
Ama İslam'a dair bir obje gördüğünde su görmüş kuduz köpek misali ağızlarından salyalar akarak havlamaya başlıyorlar..
3-AK Parti iktidarıyla 80 yıldır seküler-Kamalist kadronun tahakkümündeki bazıu alanlara kapalılarında girmesi tahammül edilmez bir durum olarak görülüyor bazıalrı için.
Atatürk Cumhuriyeti lafı bunun tezahürüdür." O bizim gibilerin istifadesi için kurdu bu devleti, sizler ancak askerlik yapar, evlerimizde ve fabrikalarımızda hizmet edersiniz bize " mantığı hakimdi bazılarında.
İşin garibi; kapalı kadınlara bunca tepki koyan bu insanalrın 100 sene önce nineleri de kapalıydı.
Tabi bazılarının büyükanneleri, Selanik ve Makedonya gizli randevuevlerinde sermayeyse bilemem.
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda ilk yaptığı icraatlardan biri kılık kıyafet devrimi oldu.(Ağustos/1925)
O güne kadar erkekleri genelde fesli ya da köylerde sarıklı, kadınlarda kapalıydı.
Ama devlette çalışabilmenin, iş alabilmenin, işlerini yürütebilmenin şartlarından biri başına fötr, karına tayyör giydirip başını açmak zorundaydı insanlar.
Devlete mal satan, inşaat yapan, velhasıl ticaret yapan herkesin bir şekilde eşini kızını da açıp "şehir klüplerine, balo salonlarına" getirmeleri mecbudiydi.
Bazı devlet memurları bizzat yerel yöneticiler tarafından ikaz edilirdi.
Hatta bazı din görevlileri fötr takmış bu yüzden alay konusu bile olmuşlardır.
Akif'in damadı Ömer Rıza Doğrul "güllü fötr" takarmış.(Hoş alkolünde dibini vururmuş köfte)
Meşhur alim Konya Yüksek İslam Enstitütüsü müdürlerinden Ahmet Davutoğlu Hoca 1970'li yılların başına kadar taktığı fötrü bir talebesinin ikazı üzerine utanarak çıkarmış;
"Korku ruhumuza sirayet etmiş" diyerek itirafta bulunmuş.
Köylerden insanlar şehirde devlet dairesine gideceği zaman konu komşudan fötr alır, ya da şehirde kiralayan yerlerden bir ton paraya kiralayıp öyle gidermiş.
Bu ülke bilhassa 1925-60 arası adeta kılık kıyafette cinnet dönemi yaşamış, bunun sonucu açık giyinmek, tabi misyoner okullarında okuyan kızlar(Amerikan Kız, Nötr Dame siion, St.Benua, İngiliz Kız mektepleri ve Sebatayist ailelerin öncülüğünde kadın ve kızlarımızın bu dönemde açılması sağlanmış, daha sonra bu kabul edilerek, Müslüman-Türk kadının normal giyimi giyimi gibi kabul görmüştür.
Sağda solda bilhassa 1930-40'lı yılların açık kadın resimlerini paylaşan ve "ne kadar modernlermiş" diye iç çeken insanları görünce gülmeden duramıyorum.
Ah be kabuğunu beğenmeyen salak;
Ninen,
karadenizliyse altta etek üstte şal,
Erzurum Bayburtluysa Erham,
Çoğu Anadolunun kadınında altta Şalvar, üstte pıta, yazma olurdu.
Balkan göçmeniyse de altta siyah etek, üstte çarşaf, baştaysa ak cember.
Kendi kültürüne, örfüne, tarihine ve dinine bu kadar yabancı, hatta yabancı olmayı bırak düşman, dünya üzerinde başka bir millet var mı acaba?
Kendi 3 nesil önceki dedesini, ninesini beğenmeyen soysuzlar için denebilecek ne gibi bir kelime olabilir?
Bunlarla aynı topraklarda olmaktan iğreniyorum inanın...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık