• 03 Kasım 2018, Cumartesi 4:53
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Kaşıkçı Cinayeti ve Ülkeler Arası Savaş

Kaşıkçı Cinayeti ve Ülkeler Arası Komplo

 

"Hiç kimse bir daha bir NATO müttefikinin toprağında böyle bir suç işlemeye cüret etmemelidir. Eğer bu uyarıyı göz ardı edenler olursa, çok ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacaklardır."

-Recep Tayyip Erdoğan-

 

Yukarıda bir kısmını alıntıladığım yazı Başkan Erdoğan imzasıyla Washington Post gazetesinde çıktı.Bu da en yetkili ağızdan Cemal Kaşıkçı olayının içinde Amerika’nın varlşığını dillendirmektir.

Artık hangi servisiyle bu işin Abd bu işin içindedir bilemiyorum.Onu da belki ilerleyen zamanlarda Sayın Erdoğan gerekli görürse açıklar.

Olayın en başından beri Türkiye cinayeti Dünya kamuoyuna çok soğukkanlı bir biçimde sundu ve katılımını sağladı. Kendi topraklarında aslında Türkiye’yi bir karanlık operasyonun içine çekerek karalamayı, bu arada Veliaht Prensin karizmasını çizen bir muhaliften kurtulmayı ve bu olay bahanesiyle Salman Bin Muhammed’i tam kucağa oturtmayı planlayanların başına geçirmekle kalmamış bu kozu çok iyi yöneterek kendi isteklerini dikte ettirmeyi başarmıştır.

Sayın Erdoğan’ın Washington Post’ta çıkan yazısından öğrendiğimiz, işin boyutunun sadece Prens Salman’la sınırlı kalmadığı, Trump’un damadı ve Prensin kankası Kushner’in de olayın içinde aktif olarak yer aldığını gösteriyor.

Türkçesi Kaşıkçı cinayetini Salman’la birlikte hareket eden aslen Suud’lu ama ruhlarını Amerika’ya satmış, Amerika’lı yetkililerin bizzat içinde olduğu bir ekip tarafından işlendiği belli.

Peki bu ekip kim.

Amerika’da ki silah ve petrol lobilerinin devlet içindeki yürütücüleri.

Salman’la irtibatı Trump’un Yahudi damadı Kushner üzerinden yürüttüler.

Önce Salman’ı veliahd ilan ettirdiler.Sonra onu parlatmaya kalkıştılar.

Ayrıca bölgede sahip oldukları selefi Vehhabi katı yorumu sebebiyle sünni dünyanın desteğini alamayan Arabistan’ı, İran karşısında ki konuma oturtabilmek için “Ilımlı İslam’ modeline geçmesi ftezi atıldı ve bunun ilanı bizzat Veliahd tarafından yapıldı.

Ayrıca İsrail ile ilişkiler, kadınlara tanınan haklar, Las Vegas benzeri bir bölgenin inşaası için gerekli fıkhı alt yapının oluşturulması fikri filan hepsi Batı’da Prensin karizmasını da artıran olumlu gelişmeler olarak sunuldu.

Ama bu arada Kaşıkçı onun çıplak yüzünü Dünya’ya haykırmaya başladı. Aslında ne demokrat, ne de ılımlı biri olmadığını bir bir anlattı.

Bu da Prensin ve Prense yatırım yapan Amerika’da ki bu ekibin morallerini bozdu ve ölüm emri verildi.

Çünkü Amerika’da ki bu ekibe 10 yılda 350 milyar dolarlık silah satmak yetmiyordu.

Onlar Suudilerin elindekilerin hepsini kontrol etmeyi arzu ediyorlardı.

Aramco’nun %5’nin halka arzı bile hangi borsa üzerinden yapılacak 2 yıldır karar verilemiyordu.

Londra ve NY borsaları üzerinden devletler arası çekişme yaşanıyordu.Trump Aramco hisselerinin NY borsaları üzerinden olması arzusunu gizlemiyordu bile.İşte Veliahd Salman’la işler belli düzeyde kotarılmışken pişmiş aşa su katan Kaşıkçı’nın ortadan kaldırılması gerekiyordu.

Bugün Aramco’nun %5’i yarın tamamı demekti.Borsaya kote edilmesi durumunda yaklaşık değerinin 10 trilyon dolar olacağı tahmin edilen bir şirketten bahsediyoruz.

Böyle bir kavgada bir Kaşıkçı’nın ne hükmü olurdu…

Ama işte burada bir acemilik yaptılar.

Her zaman her türlü operasyonu yaptıkları Türkiye bu sefer olaya baştan sona şahit olmuş, kaydetmiş ve bunu dünya kamuoyuna gün gün, doz doz vermeye başlamıştı.

Hatırlar mısınız Erdoğan’ın olayla ilgili ilk konuştuğu Grup toplantısında Kral Salman için “ Hadim-ül Haremeyni Şerifeyn Kral Selman “ diye defalarca üzerinde vurgulamış ve bu sözler toplumun bir kısmınca yadırganmıştı.

Bugün anlıyoruz ki; olaya başından beri vakıf olan Erdoğan Kral Selman’ı olayın dışında tutmaya gayret etmiş, kendisine ve ülkesine karşı Amerika menşeli ve oğlunun başında bulunduğu bir ekip tarafından komplo yapıldığını söylemişti.

Başını Veliahd Prensin çektiği ve Amerika, Mısır ve BAE eksenli bir Türkiye aleyhtarı kumpas yürütülüyordu. Bu olay sebebiyle bu kumpasın en büyük halkası ya ekarte edilecek ya da susturulacak. Türkiye’nin menfaati bunu gerektiriyor ve devlet aklı da bu konuda bugüne kadar gayet güzel götürdü.

Öyle görünüyor ki Türkiye bu sefer Brunson’dan daha fazla koz eline geçirdi ve bu işi dünya kamuoyunun da desteğiyle sonuna kadar götürecek.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık