• 21 Eylül 2017, Perşembe 23:36
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

İSTİHBARAT SAVAŞLARI

İSTİHBARAT SAVAŞLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la beraber BM Genel Kurul görüşmeleri dolaysıyla Newyork’ta bulunan Dış İşleri Bakanı Çavuşoğlu Almonitor’la yaptığı ropörtaj sırasında Kuzey Irak’da 2 MİT görevlisinin PKK tarafından kaçırıldığını belirtti.

Tabi olayın nasıl olduğu, MİT elemanlarının PKK tuzağına nasıl düştüğü filan önemli ama, o bölgede kaybettiğimiz istihbaratçı sayımız resmi olarak açıklanmadığı, karşı istihbarat olarak açıklayan ülkeler veya örgütler tarafından ifşa edildiğinde haberdar olabiliyoruz.

2012 yıllarında da 12 istihbaratçımızı Irak ve Suriye’de örgütler, tabi geri planda “dost” görünümlü düşman devletlerce şehit edildiler.

Son olayın oluş şekline bakarsak yine stratejik dostumuz Amerika’nın bizi sattığını görüyoruz.

Terör örgütü elebaşılarından Cemil Bayık’ın bel fıtığı tedavisi için Süleymaniye’de bir hastanede tedavi olmak için geleceğini istihbarat eden MİT; onu kaldırmak için 2 elemanın ı bölgeye yollar.

2 MİT elemanının ne amaçla bölgeye geldiğini çeşitli yöntemlerle haber alan CIA; Talabaninin oğlunun başında olduğu KYB istihbaratı üzerinden PKK’ya haber verir.KYB istihbaratı ve PKK tarafından pusuya düşürülen 2 MİT elemanı PKK’nın eline düşer.

Ankara bu olay üzerine KYB’nin Ankara ofisini kapatır ve temsilciyi sınırdışı eder.

Şimdi bu olaydan almamız gereken dersler var…

Elbette devlet yetkilileri ve MİT kendi üzerlerine düşenleri yapıyordur.

Ama bugünlerde referandum dolaysıyla suyu çok ısınan Kuzey Irak Federe Devleti’nin aslında nasıl bir kaotik yapıda olduğunu anlamaya da yardımcı olur.

Barzani bilhassa Erbil ve bağlı şehirlerde daha çok nüfuza sahip.

Talabani ise MİT elemanlarının operasyon yapacağı Süleymaniye ve çevresinde.

Tabi bölgenin diğer büyükçe hareketleri Goran ve PKK…

Talabani o bölgenin en kaypak siyasetçisi olarak gösterilir.

Yılan onunla torbaya girse feryat figan ağlar derler.

Ha diğerleri çok mu temiz.O bölgede temiz, saf, dürüst ve ilkeli olanların ayakta kalma şansı yok.

Yüzyıllardır aşiretleriyle varlıklarını sürdüren bu aileler, kah Türkiye’ye, kah Irak merkezi yönetimine, kah İran’a göz kırparak, daha sonra da sırtlarını sıvazlayan uluslar arası güçlere gerdan kırarakl ayakta kaldılar.

Ama PKK’ya MİT elemanlarını satan KYB hareketi bunların en kaypağı..Onun için buradan çıkarmamız gereken ilk ders bu.

İkinci olarak bizim MİT içindeki hala bazı ülkelere çalışan elemanların tespiti.

Malumunuzdur, 1962-71 yılalrı arasında 2 defa MİT müsteşarı olmuş olan Fuat Doğu’nun kayda geçen sözünü hepiniz bilirsiniz:

“Ben bağımsız bir istihbarat teşkilatının başkanı değil, CIA’nın Türkiye şubesinin başındaydım.”

Kurulduğu günden itibaren personel maaşlarını bile CIA’nın verdiği bir teşkilat içinde acaba yeterince karşı istihbarat çalışmaları yapıldı mı?

Ayrıca; Fetö yapılanması o uzun yıllar içinde ne kadar sızdı bu teşkilata.

Yine Türkiye’yi idare eden kadroların fikri, dini yapıları gereği zaman zaman komşu ülkelerin dini ve mezhebi ve siyasi birlikteliği olan kişilerde bu teşkilatta görev aldı.

Buna en güzel örnek; Esed yönetimine karşı savaşan ve Hatay’da bulunduğu kamptan kaçırılarak Esed güçlerine teslim edilen Albay Hüseyin Hamruş olayıdır.

MİT Hatay bölge elemanı olan Önder S. Albay Hamruş’u kaçırdığını kabul etmiş ama bunu iddia edildiği gibi para karşılığı yaptığını kabul etmemiştir.Ben de şahsen 100 $ için bunu yapacağına ihtimal vermiyorum.

BU eleman Esed yönetimine duyduğu sempati yüzünden bunu yaptı.Şunu unutmayın, Hatay bölgesinde çok miktarda Nusayri Türk vatandaşı vardır.Gezi eylemlerinde ölenlerin bir kısmının bunlardan olması tesadüf değildir.

Hakan Fidan’ın MİT elemanı olmasıyla baya merhale kazanmış olsakta; MİT’in hala yeterince yerli ve milli olduğunu sanmıyorum.İçinde yılların tortusu CIA kalıntılarının olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca; laik, eşitlikçi, adil ve Kemalist bakış tarzıyla kuruma bir zamanlar alınan kişilerin bir kısmında yerlilik ve milli bakışın yeterli olabileceğine ihtimal vermiyorum.

Bazı devlet görevleri diplomayla, eğitimle ve liyakat denen her yöne çekilebilecek bir tanımlamayla yapılmaz.

Fedakarlık, devlete ve millete bağlılık, devleti yönetenlerin aldığı kararları sorgusuz sualsiz yerine getirmek, gerektiğinde canını verecek kadar bu Ülke’yi sevmeyi gerektirir.

Vatan için ölme duygusunu hiçbir okul diplomayla veremez.

O ruh işidir.

Çerkeslerin kullanılması bilinçlidir ağrlıklı olarak İttihat Terakki’den beri aslında.

Dağ insanları hem gözüpek hem de ağızları sıkı olur…

Ama devir değişti, düze inince ne mertlik kaldı ne sır saklama…

MİT’in 2 elemanının kaçırılması olayı teşkilat içindeki sızıntıları tespit etmede umarım ders olur, ve bizim dost görünen en büyük düşmana karşı daha temkinli daha dikkatli davranmamızı sağlar…

Ve sağ salim ailelerine kavuşmaları dileğiyle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık