• 16 Eylül 2018, Pazar 20:23
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

İsmail Safa, Elif Şafak, Fetö…

İsmail Safa, Elif Şafak, Fetö…

 

Geçenlerde bir İngiliz gazetesi için yazı kaleme alan romancı Elif Şafak “Batı’nın Türkiye’de ki direnişe destek vermesi gerektiğini, yani müdahale etmesini “ istedi.

Tabi bu ülkede epey gürültü koparmaya yetti.

Aslında Elif Şafak; Batı’nın Türkiye’ye müdahale etmesini isteyen ilk “aydın” değil.Büyük ihtimalle de son olmayacak.

Öncelikle Batı değerleriyle büyüyen, eğitim alan ve kendi topraklarının değerlerine yabancı bir nesli 200 senedir ilmek ilmek yetiştirdiler.

Daha iyi eğitim alsın, daha iyi okullarda okusun, yabancı lisan bilsin, Üniversiteyi Amerika’da ki prestijli bir okulda okusun diye aileler yabancı okullara yüklü miktarda paralar ödeyerek kaydettirdiler.

O çocuklar Batı değerlerini savunan, dinine, örfüne düşman birer birey olarak gelip Türkiye’de köşe başı tuttular.

Başımıza bela oldular.

İşte 118 sene önce yine böyle biri İngiliz Elçiliği kapısına gidip;

“Rodezya’ya müdahale ettiğiniz gibi Osmanlı yurduna da müdahale edip şu müstebit Abdülhamid’den bizi kurtarın “ diye yalvardı.

Üstelik bu şahıs yabancı okullarda okumamış, Mekke’de babası vilayet mektupçuluğu görevi yaparken doğmuş, babasının erken ölümü üzerine İstanbul’a gelip aynı maaş devamıyla Daruşşafaka’da okumuş biri.

Ama o da mason localarında kurulan Abdülhamid düşmanı İttihat Ve Terakki Cemiyeti’nin ilk kurucularından olmuş ve bu kini ölünceye kadar devam ettirmiş biri.

İsmail Safa.

Ünlü Peyami Safa’nın babası.

İşte bu olay üzerine İsmail Safa’yı Sivas’a sürerler.

Peyami Safa 2 yaşındadır.

Ve babası çok geçmeden 34 yaşında orada vefat eder.

Peyami Safa bu sürgün dolaysıyla ömrünün sonuna kadar Sultan Abdülhamid’e düşman olarak yaşar.

Hatta Necip Fazıl:

“Sultan o kadar alicenap ki senin baabnı sadece sürgün ettirmiş, ben olsam astırırdım” der.

Aslında Sultan Abdülhamid Han’ı işte bu merhameti sonunda tahttan eder zaten…

İşte 118 sene önce Elif Şafak gibi İngiliz’lerden müdahale etmelerini talep eden İsmail Safa’nın oğlu ünlü yazar-romancı Peyami Safa’nın bu düşmanlığına bir örnek olmak üzere bir olayı da yeri gelmişken nakledeyim.

Osmanlı ailesine mensup kadınların yurda dönebilmelerine ilişkin müsaade çıkınca 1952’den itibaren bazıları döndü.

Tabi bunlar döndü ama hiçbir işleri yok, servetleri yok zor durumdaydılar.

İşte o günlerde Abdülhamid’in kızı Ayşe Osmanoğlu ile o günlerin revaçta dergisi Hayat’ta “Babam Abdülhamid” adında bir yazı dizisi başlattılar.Bunun karşılığında da Ayşe Sultan’a bir ücret tensip edilecekti.

Milliyet Gazetesi başyazarı olan Peyami Safa, Sultan Abdülhamid’in nasıl müstebit, nasıl bir kızıl sultan olduğuna ilişkin örnekler döşeyip, bir de bunu anlatan kızına telif ücreti ödemeye nasıl cüret edersiniz diye veryansın etti.

Elif Şafak’ın müdahale arzusu bana bunları hatırlattı nedense.

Ha Peyami Safa’da oluşan düşmanlığın benzeri Erdoğan nefreti; maalesef Fetö Örgütü mensubu olarak görevden uzaklaştırılan kişilerde ve çocuklarında ölünceye kadar devam edecek.

Anne ve babalarının nerede durduğu onları zerre kadar ilgilendirmeyecek, gadre ve zulme uğradıkları edebiyatını yapacaklar hep…

Babalarımız Amerika’nın Türkiye’ye müdahalesine alt yapı oluşturan CIA kuruluşu bir örgütün bilmeden yardakçısı ve yaltakçısı oldu demeyip, Peyami Safa gibi hep haklı görecekler.

Tarih tekerrür derler ya gerçekten öyle.

İbret alınsa da öyle alınmasa da…

İşte anlattığım örneklerle bizden bir kesit…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Adem Adem 17.09.2018 19:16

Vay hainler vay , hiç bir ülke içinde bukadar hain barindirmamistir, İlber Ortaylı nın dediği gibi kendini elit sayan ezikler abd grenkartaldım diye sevinen embesiller demesi boşuna değildir

FtmGk FtmGk 23.10.2018 08:12

İsmail Safa'nın marifetini(!) AÖF Türk Dili ve Edebiyatı, sanırım Tanzimat Dön. T. Ed. kitabında okumuş ve 3 gün kendime gelememiştim. 'Tamam, tarih tekerrür eder de, bu kadar mı eder' demiştim. Oğlundan da farklı bir şey beklenemezdi zaten, "armut dibine düşmüş". Ama konuyu günümüz, Fetö ve Erdoğan ile bağdaştırmanızdaki tespit mükemmel!

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık