• 03 Ocak 2018, Çarşamba 0:12
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

İRAN'DA NELER DÖNÜYOR

İRAN’DA NELER DÖNÜYOR

 

İran’da yumurta zamlarını protestoyla başlayan sokaklardaki olaylar 5 gündür devam ediyor.

Her geçen gün daha fazla şehre yayılıyor, ölü ve yaralı sayısı da gittikçe artıyor.

Kitle psikolojisi ve ona etki eden etmenler değişkendir.Olayların nereye savrulacağını kestirmek zordur.Ama İran olaylarının şu ana kadar süren sürecinden çıkaracağımız yorum bizim bakış açımız kadardır.

Ben dikkati başka bir yere çekerek başlamak istiyorum.

Bazıları hatırlayacaktır, Putin’in danışmanlarından Alexander Dugin 15 Temmuz öncesi Türkiye’ye gelmiş ve bazı görüşmeler yapmıştı.

O arada kendi geliştirmiş olduğu Rusya’nın “Avrasya tezini” anlatmıştı röportajında da.

Çok şey anlatmıştı ama bugün İran olaylarını anlamakta yararı olacak bir yönü hatırlatmak istiyorum.

“Biz Rusya olarak İslam dünyası ile iyi ilişkiler içinde olmayı arzu ediyoruz.Bu ilişkileri de, İslam’ın şia yorumunu benimseyenlere ulaşmada İran, sünni yorumuna inanalarla da Türkiey üzerinden ilişki geliştirmek istiyoruz” mealinde bir şeyler söylemişti.

O günlerde pek dikkat çekmemişti ama, büyük devletlerin politikaları uzun planlamalar sonrası oluşturulur.

Rusya bunu acaba Amerika’nın Orta Doğu’da uzun zamandır almaya çalıştığı pozisyonu çözümleyerek mi aldı, yoksa Rusya’nın politikasına karşı Amerika’mı yeni bir süreci başlattı tartışılır.

Ama bilinen bir şey var; bölgenin iki büyük devleti Türkiye ve İran.

Amerika; Orta Doğu’ya müdahele edebilmenin gerekçesi olarak bir düşmana ihtiyacı var.Hem kendi menfaatleri hem de İsrail’in güvenliği için bölgede ki devletler arasında huzursuzluk olması gerekir.

Bunun için de, uzun zamandır Amerika mahfillerinde seslendirilen “Mezhep çatışmasına” ihtiyaç var.

İran şia ayağı için gerekli düşmanlık görevini yeterince hatat fazlasıyla, saldırgan yayılmacı politikayla gösteriyor.

Suriye, Irak, Lübnan, Bahreyn, Yemen gibi ülkelerde fiilen yürüttüğü veya desteklediği güçlerle bunu fevkalede yerine getiriyor.

Bunun karşısına dikilmeye çalışılan sünni temsilci Türkiye üzerine yüklenen “stratejik mütetfik” görevini yerine getirip, mezhep çatışmasının karşıt kutbunun liderliğini üstlenmedi.

Üstelik Cumhurbaşkanı Erdoğan uluslar arası her konuşmasında İslam üzerine vurgu yapıp, mezhep çatışmasının bizi felakete sürükleyeceğini vurguladı.

Yani Amerika’nın kendisini itmeye çalıştığı bu felaket uçurumuna atlamayacağını gösterdi.

1.Körfez savaşı, Irak tezkeresi ve sonrasında Ordu’daki tasfiyeleri engelleme, MİT operasyonuna ve diğer Fetö eliyle yapılmaya çalışılan yargı darbelerine karşı koymakla, hem Erdoğan hem onun yönetimindeki Türkiye Amerika için ortaklıktan “Tali Düşmanlığa” terfi etti.

Bu yüzden Türkiye yerine Amerika Suudi Arabistan’ı sünni dünyanın lideri yapmaya karar verdi.

Ama orada da bir sorun vardı.Katı Vehahbi yorum ve bunun İslam dünyasında ki karşıtlığı…

Yani sünni dünyanın desteğini vehhabiliği savunurken arkasına alması mümkün değildi.

Ona da çare buldular.

“Ilımlı islam” olmaya karar verdiler.

Yeter ki Amerika’nın Orta Doğu planları işlesindi.

Suud rejimi ılımlı İslam’a geçiş yaparak sünni dünyanın gönlünü kazanacak, içeride de, muhalif olma ihtimali olan aile bireylerinin sadakatları tesis edilecekti.

Bu arada şia dünyasının kalbi İran’da da muhaliflerin de safdışı edilmeleri gerekiyordu.

Ve yumurta zammı protesto edilerek olaylar başladı.

Peki hiç aklınıza geliyor mu; bu kadar Abd karşıtı bir toplumda Trump ve diğer Amerika’lı yetkililerin protestoculara destek vermesi kimin işine yarar?

Aklı olan susar değil mi?

Yine bölgede sosyal platformlardaki desteklerin Suud ve BAE ağırlıklı olması da bu soru işaretlerini çoğaltıyor.

Ayrıca uzun yıllardır oradaki Türkler üzerinde sekülerleşme yoğun.

Mollaların yolsuzlukları, Türklerin Fars hakim toplumca tahkir edilmesi Türk gençleri arasında şia yorumuna tepki dinsizliğe sevkeden bir yol  olmuş.

Tabi bu arada Amerika’nın çok az da olsa çalışmaları işte bu Türkler üzerine.

Bu olaylarda görüyoruz ki, Tebriz başta olmak üzere Türkler olaylara katılmıyor.

Bu da olayları körüklemekte Abd kendi ifadesi hilafına çok etkili değil.

Ama büyük devlet havası atmak için sanki arkasında varmış gibi düşündürtmeyi yeğliyor.

Amiyane anlatımla, namın yürüsün tarzı…

Ha körfezden ve Suud bölgesinden sosyal medya desteği verebilir.

Bazı yerel ajanlarınca desteklemelerde yapıyordur.

Ama İran Türkiye kadar açık toplum değil.

Ezcümle; Suud ve İran liderliklerinde geleceğin mezhep savaşlarının alt yapısını oluşturuyorlar.

Canları cehenneme diyeceğim de, ateş ne yazık bize de sarıyor sonra…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık