• 01 Ağustos 2018, Çarşamba 21:14
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

İnsan Yetiştirebiliyor muyuz?

İnsan Yetiştirebiliyor muyuz?

Osmanlı İmparatorluğunda 1873-1908 yılları arasında faaliyet gösteren çok sayıda “Hususi “ mektep vardır.Bunlardan bugüne kadar yaşayan ve ilk kurulanı Daruşşafaka’dır.

“Yoksul ve yetim Müslüman çocuklarının eğitim alması için kurulan Daruşşafaka kesintisiz olarak bu gayeye yönelik eğitim hayatını devam ettirmektedir.

Başka okullarda vardır.

Mekteb-i Tefeyyüz.

Okulun amacına bakarmısınız?

“Öğrenciye fikir ve vicdan olacak terbiye-i esasiye vererek, itaate, intizama, nezafete, nezakete, iyi ahlaka, dini vazifeye ve çalışma gayretine alıştırmak amacındadır” der.

Numune-i İrfan Hamidi Mektebi ise;

“Evlad-ı memleketin terbiye ve maneviyatlarına itina ile mülkümüze rıza-ı ali vecihle nafi’ (faydalı) ve haluk(iyi huylu, insaniyetli) adamlar yetiştirmek amacındadır” diyor.

Peki okulların gayreti bu yöndeydi ama Maarif nezareti ne diyordu o yıllarda:

“Kur’an-ı Kerim’in iyi okunmasına, akaid-i diniyyenin tedris ve telkinine önem verilmesi…”

Osmanlı Batı ile arasında açılan makası daraltmak adına her alanda gücünün yettiği kadar atılımlar yapmaya çalıştı.

Eğitimde zayıf kaldığını düşünenler; Osmanlı’nın son yüzyılında karşılaştığı problemleri gözden geçirdiklerinde, onca yokluğa, sıkıntıya ve maniaya rağmen yine de çok atılım yapıldığını, yetişen neslin donanımlı olduğunu görürüz.

Bilhassa Sultan Abdülhamid döneminde okullaşma oranı fevkalede yüksektir.

Lakin sanayileşen Batı ve Amerika için hem dinlerini hem mallarını ihraç, sahip oldukları zenginlikleri sömürecekleri yeni koloniler gerekliydi ve Osmanlı bütün yolların kesiştiği noktada önlerindeki tek engeldi.

Onu bertaraf etmek için eski sömürgelere girdikleri gibi ordularıyla değil, okullarıyla geldiler.

Bizim başımızı dertten derde sokup, belimizi doğrultmamıza fırsat vermediler.

Ve açtıkları okullarda sadece gayri müslim vatandaşlarımızı değil, Müslüman çocuklarının da beynini yıkadılar, devşirdiler.

Osmanlı bu okulların yıkıcı etkisini fark ettiğinde geç kalmış, artık onların önüne geçemez olmuştu.

Onun yerine, Müslüman çocuklarının bu okullara gitmesini adli tedbirlerle engellemeye çalıştı.

Açtığı okulların bir kısmında bu okullardaki ders programlarını taklid ederek, bir kısım zabitan ve amiranın çocuklarını bu okullara gizlice göndermesinin önüne geçmeye baktı.

Ama aynı zamanda bu açılan okullarda dinini, örfünü, ahlakını öğrenen insanlar yetiştirmeyi amaçladı.

Ne yazık ki; Cumhuriyet döneminde pozitivist düşünce hem sosyal hayatta hem eğitim hayatında hakim oldu ve yukarıda bahsedilen ilkelere uygun talebe yetiştirmek yerine Kemalist ideoloji denilen ne felsefi ne sosyolojik altyapısı olmayan bir garabet insan tipi inşaa edilmeye çalışıldı.

1924’den itibaren Amerikalı eğitimci J.Dewey’e inşaa ettirilen bu dinsiz, köksüz alt yapı, 1948 yılından itibaren tamamen Amerikan kontrolüne geçti.

Herkesin bildiklerini tekrar etmeden sonunu bağlamak istiyorum sözün.

200 Üniversite açtık.

Binlerce lise var.

Her çocuk eğitim alıyor.

Ama biz; insan yetiştirebiliyor muyuz?

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Özcan Akdu Özcan Akdu 02.08.2018 15:00

27 yıllık eğitimciyim. Bakınca maziye ben bile insan olma yolunda değil mişim. Acı ve acıtıcı... Yeniden başladım hayata. İnsan olma yoluna koyuldum. Kaybolmam inşallah.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık