• 09 Ekim 2017, Pazartesi 23:59
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

İDLİB'İN ÖNEMİ

Türkiye; Astana görüşmelerinde varılan mutabakat sonucu garantör ülke olarak İdlib'e ÖSO ön kuvvetleriyle bir harekat başlattı.

Henüz Türk görev güçleri girmedi. Bugün itibariyle "keşif" güçleri girdi.

İdlib aslında uzun zamandır Suriye'nin en karışık bölgesi.

Çeşitli bölgelerden oraya sığınmış olanlarla beraber yaklaşık 2 milyon insanın neredeyse sıkıştığı bir bölge.

Esed'e muhalif bütün grupların kilim gibi yerler kaptığı, birbirlerini kedi köpek gibi yediği bir yer.

Ve bunları bahane eden Rus hava kuvvetlerinin her gün devam eden hava harekatlarında can veren masum siviller.

Ateşkese rağmen Esed yani dolaysıyla Rus hava kuvvetleri hiç saldırıyı kesmedi. Çünkü çeşitli mihraklarca kontrol edilen veya nerelerce kontrol edildiği belli olmayan sözde mücahit(!) grupların dangalaklıklarının sınırı yok.

Ve bahane arayan Rus ayısı için bundan iyi eğitim ve silah test imkanı yok. Ha ölen Müslüman ve çocuk kadın sivillermiş, bu konuda ne Rus için ne Amerikalı için bir şey fark etmiyor.

İşte bu insani duruma bir dur demek isteyen, İdlib'de yaşayan 2 milyon insanın yarın Amerika destekli, PYD/PKK güçlerince bir taarruzla o bölgeden Türkiye'ye doğru hareketlenmesinin vereceği yüke de engel olmak isteyen Türkiye, uzun zamandır "güvenli bölge" oluşturma gayretiyle çabalayıp duruyordu.

Şunu unutmayalım; milli hırsla demiyorum ama gerek Irak, gerekse Suriye'deki insani drama kayıtsız kalamadığı için en fazla ekonomik yük Türkiye'nin sırtında. 

Kendi halkına vermesi gerekeni, mecburi ıskanla muhacir olarak ülkemize sığınmış olan Suriyelilere vererek zaten yeterince fedakarlık yapıyor.

O bakımdan yeni göçleri engellemek için yerinde müdahale ederek hem sivil kaybına engel olmaya, hem de orada hakim konumda olan irili ufaklı bir sürü örgütü Suriyeli olmayan unsurlarını dışarıya çıkartıp, yerli unsurlarla da milis kolluk güçleri şeklinde ıslah etmeyi amaçlıyor.

Tabi bu arada herkesin gayet iyi farkında olduğu gibi, Cerablus hareketiyle PYD'nin denize inme arzusunun belini kırdı, burada da önüne set çekmeyi amaçlıyor.

Lazkiye ile İdlib arasındaki yabancı unsurları sahadan çıkarttığında gelecekte ya Türkiye kontrolündeki yerli unsurlar olacak, ya da güçlenmiş Suriye devletine devredilecek.

Her halükarda Amerika'nın uzun zamandır oluşturmaya çalıştığı yapı berhava edilmiş olacak.

Amerika'yı hırçınlaştıran, bugüne kadar görülmedik tepkiler veremeye sevk eden de bu gelişmeler.

1947'den beri her istediğini yaptırdığı Türkiye'de artık emir eri gibi davranmayı bırak, karşı koyan, direnç gösteren bir yapı var.

5 yıl önce mevcut hükümetle; daha açık konuşalım Erdoğan'la, Orta Doğu'da ve Türkiye'de istediği gibi at koşturamayacağını gören ve bunu değiştirmek için bütün metaryelleri kullanmasına rağmen bir türlü uzaklaştıramayan Amerika gittikçe hırçınlaşıyor ve hatalar yapmaya başlıyor.

1947'den beri istediği gibi sevk ettiği ve uydusu gibi yönetip sömürdüğü Türkiye'ye, PYD/PKK'yı tercih eden Amerika, kendisi için sonun başlangıcının düğmesine bastı ve Türkiye için farkında olmadan cilalı maskenin altındaki sırtlan dişlerini göstererek iyilik etti.

Ve sonun başlangıcı olacak inşallah....


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık