• 11 Kasım 2020, Çarşamba 19:18
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Her Uğur Türk, Her Ahmet Müslüman mı?

Her Uğur Türk, Her Ahmet Müslüman mı?

Bugün Müthiş Türk bilim adamı filan diye verilen BİONTEK isimli Almanya merkezli firmayla alakalı internette bilgi kırıntıları ararken eşi kadının sözleri çarptı gözüme.

“İnsanlara faydalı olabilmek için rahibe olmak istedim bir ara.” Diyordu verdiği bir ropörtajda.

Kendisi doktor, babası doktor olan biri, doktor, hemşire değilde neden “rahibe” olmak istesin ki?

Çok küçük yaşta babası Almanya’ya yerleşmiş ve eğitimini orada almış, kendi diniyle (tabi değiştirmedilerse) kendi külştürüyle bağı kopmuş, Alman vatandaşlığına geçmiş biri İslam büyüklerini düşünecek değil tabi ki.

Türkiye’de her hemşire, Kırım Harbi sırasında gelip İngiliz askerlere hemşire/rahibelik yapan Florance Nightingale olmak istemez miydi.

Ya da rahibe Teresa.

19 ve 20. Yy. Batı figürlerini siz Türk çocuklarına, ya da Türkiye’de ki eğitimin parçası olarak okullarda bunu imgelerseniz elbette çocuklarda onlardan olmak isteyeceklerdir.

Ticaret kadınına örnek daha 5yy. da Hazreti hatice, hemşirelere örnek olarak Hz.Aişe annelerimizi örneklemez, onlara öğretmezseniz, işte Hristiyan figürleri sizin beyninize mıh gibi çakarlar.

 

Türk ve Müslüman mı?

 

Bu arada Pfizer’in aşısını Alan üretimi, şirket ortaklarından ve CEO’su Türk isimli iki kişi diye muhtemelen yeni yılın ilk aylarında bize kaka/zarlayacaklar.

Tabi şirketin Pfizer lisansı ve Bill Gates ortaklığı gözardı edilip, Türkiye’de her akşam arzı endam eden Pfizer ilişkili bir Prof’un da yaygaralarıyla bize pazarlanacak.

Pazarlanmakla kalınmayıp, ki o güne kadar korku ve dehşet senaryolarını medyadaki bazı adamları eliyle paranoya sonucunda mecbur tutacaklar.

Aşı olmayana sağlık hizmeti yok diyecekler,

aşı olmayan şehirler arası yolculuk yapamayacak diyecekler,

aşı olmayanlar kamu hizmetinden yararlanmayacak diyecekler.

Bugün yaptırmam diyen insanları öyle bir mecbur edecekler ki; hem de olanların kurduğu baskıyla.

Maske maske deniyor.

Verilen korku ile polisten çok vatandaş “maskeni tak” diyor.

Maske neden mamul?

Poliüretan.

Poliüretan neydi?

Petrol.

Poliüretan çeşitli kimyasal illemlerle ağzımızda soluduğumuz maske denilen bez haline geliyor.

Karbondioksit soluduğunuz yetmezmiş gibi, petrol türevini kendimize ve çocuklarımıza ısı ve neme(ağzımızdan çıkan tükrük) maruz bırakıyoruz.

İşte yarın bu aşılar geldiğinde de aşı olanlar olmayanlara baskı kuracak.

Neyse biz devam edelim.

BİONTEK firması kurucu ortaklarında olduğu gibi biz her ismi Uğur olanı Türk, her Mehmet olanı Müslüman sanıyoruz.

Kriptoları geçtim, daha önce de defalarca yazdık; bu ülkenin her şehrinde apartman kiliseler var.

Bilhassa eğitimli insanlar; seküler eğitim sonucu ya inandıkalrı, ya da bir menfaat beklentisiyle din değiştiriyorlar.

Ayrıca ülkemizde Sebatayistler, Hazar Yahudileri, Kırım Yahudileri, Kripto Ermeniler, Kripto Rumlar, Süryaniler aynen bizim gibi isim kullanıyorlar.

En ünlü yazarımız Refik Halid.

En ünlü düşünce adamımız Ahmed Ağaoğlu.

Yine eskilerden ünlü yazar, Ahmet Emin Yalman.

Bakınız hepsi Türk ve Müslüman isimli değil mi?

Süryani Ortodoks Patriğinin adı Yusuf Çetin.

Yine İsveç’te bir dönem bakanlık yapmış olan Süryani İbrahim Baylan.

Ha bu arada Yörük Türkü Müslüman bir anne babadan doğan benim kardeşimin adı da İbrahim Baylan!

Bunlar haydi gizli açık başka dinden olanlar.

Peki; Cem Özdemir ve Avrupa’da bir çok devlette siyaset yapan PKK’lılar da Türk ve Müslüman isimli.

Bütün bu örneklerden sonra diyebilirim ki; dikkatli ol.Her gördüğünü Mülüman ve Türk.

Her Ahmed ve Mehmed’i de Türkiye sevdalısı sanma.

Kimleri kimleri devşirmediler ki.

200 senedir misyoner okullarında, kiliselerinde kimleri devşirmediler ki?

Makamla, parayla, kadınla, gelecek vaadiyle…

 

Yazının başında bahsettiğim, bir Müslüman çocuğunun rahibe olma isteğine dönelim tekrar.

2 yüzyıldır çalışmaların sonucu medreselerimizi gericilik yuvası diye kapatıp, seküler okullar açtık, tarikat ve dergahları kokuşmuşluk yeri diye kapılarına kilit vurup, mason derneklerine ve kumar oynanan Orient clüplere yol verdik.

Bunun sonucunda Cumhuriyet dönemi aydını diye bir garabet türettik.

Üniversiteleri, bürokrasiyi, zenginlikleri bunlara teslim ettik k, bu mutlu azınlık gibi olmak isteyen geri kalan %90’lık saf Anadolu’lu zamanlara bunlar gibi olmaya öykünerek kendiliğinden geçmişten gelen başını söküp atsın.

Kendi kimliğini inkar etsin.

Dinsiz olmakla kalmasın, Batı ile Doğu arasına sıkışmış ne halt olduğu belli olmayan bir garabete dönsün.

Döndü nitekim.

Dergahlarda daha çocukken öğrendiği 32 farz yerine modern zamanların putları ve ikonlarına secde etmek öğretildi.

Arabın dilinden diye aşağıladıkalrı zikir ve ilahiler yerine; İngiliz ve Fransız pop şarkıcıların parçalarını söylettiler.

Ve sonuçta işte 5.yy da medeniyet kurmuş İslam’ın sembol isimleri yerine, 20 yy Avrupa’sının misyoner rahibelerini öğrettiler.

Sekülerler böyle yetişti de sözde din adamları farklı mı oldu.

Galiba en büyük sorunda oradan kaynaklandı.

Hz.Aişe’ye iftira atan, Hazreti Ebu Hureyre’ye ciğer için kedi besleyen diyen, mallarını defalarca infak etmiş olan Hz.Ebubekir ve Hz.Osman’a aç gözlü diye iftira atan “sözde din alimleri” yine bu zamanda çıkmadı mı?

Elin gavuruna kızmak yerine bizim öncelikle bu tipleri ifşa edip maskelerini düşürmemiz gerekmiyor mu?

Barbar Avrupa bir birlerini boğazlarken, karılarını esir pazarında en yüksek fiyatı verene satarken, benim ceddim 1000 yıl önce nefis bir medeniyeti inşaa ediyordu.

Ama maalesef içimizde ki sözde din adamı demeye dilim varmayan şerefsizler kendi dinlerine, oryantalistlerden daha çok saldırır oldu.

Oryantalistler; kendi dinleri için, kendi dinlerini yaymak için, sömügeci devletlerinin menfaatleri için İslam memleketlerinde İslamiyeti zayıflatmak için gece gündüz çalıştılar.

Onu anlarım.

Sözde İlahiyatçı filan denilen bu garabetler; hangi menfaat ve din için saldırıyor İslam’a?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık