• 06 Eylül 2017, Çarşamba 0:10
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

HER ŞEYİMİZ ÇARPIK

HER ŞEYİ ÇARPIK ÜLKE

Bizim devlet yapımızda ki terslik sanki bilerek kurgulanmış gibi.
Mecelle gibi bir şaheserden sonra oluşturulan genç Cumhuriyetin laik kanunları, kırk yamalı bohça gibi.
Sanayisi olmayan bir Ülke'nin sanayileşmesi için önce devlet öncülük etmiş.
Sanayi dediysek, patiska ve basma üretmek için...

Bu arada yeni rejim İTC kalıntısı varsa onlara diyetini parsayı üleşerek ödemiş.

Kendi zenginini oluşturmak için devletin bütün imkanlarını emirlerine amade etmiş.

Hint alt kıta Müslümanlarının toplayıp Halife-i Ruyi Zemin’e gönderdikleri paraları İş Bankası diye bir özel banka ile iç edip, bir de bu banka eliyle kendi adamlarının zenginleşmesi için ön ayak olmuşlar.
1946'dan sonra ABD ile sözde müttefiklik ama özde "kulluk" dönemimiz başlamış.
"Baba ne uçak yapması, senin daha milletinin ayağında çarık senin neyine gerek öyle uçak fabrikası filan, al sana uçaksa uçak" deyip koşmuş yardıma.
Devlette basmış tekmeyi Demirağ'a.Anasından doğduğuna pişman etmişler adamı.
Elindeki arazisini de alıp alay eder gibi, "Atatürk Hava limanı" yapmış devlet bir de..
Amerika demiş ki; " gel ben 1 koyayım sen 9 koy bir banka kuralım.Senin sanayileşmen için özel sektöre destek verelim.Ama kredilerin kime verileceğini ben ve masonlar tayin etsin.."
1972'de TÜSİAD denilen vampir örgütü kuran adı sanayici ama aslında Batı taşeronu taklitçi ne kadar iş adamı varsa hepsinin palazlanmasını sağlamışlar...
Devletin elinde ki tesisler de iktidarların çiftliği haline gelmiş...
Ne kadar işe yaramaz, iş yapmaz, çalışmayan hepsi doldurulmuş istif gibi.
Bir de her tür iktidar döneminde alınan elemanların siyasi görüşleri bu kurumların güvenliklerini tehlikeye sokacak nitelikte.
Komünisti de doldurmuşlar, PKK'lıyı da..
O kadar adam yığmışlar ki;
Hatta demişler ki bazılarına; aman sen iş yerine uğrama, oturtacak bir sandalyelik yer bile yok, git ay başında bankamatikten maaşını al...
Almışlar utanmadan sıkılmadan yıllarca...
Sonra satılmaya başlayınca bu işletmeler bazılarının nasırına basılmış gibi feryatlar yükseldi.

Ama yine de iyi ki satıldı.

Komünist dönem sonrası Romanya ve Bulgaristan eski fabrikaları ve devasa arazilerini sembolik fiyatlara talip olan işletmelere sattı.

Hem devlet zarardan kurtuldu, hem istihdam alanları açıldı, hem de gelir elde etmeye başladı.

Bizim KİT adı verilen bu Kamu İktisadi Teşekkülleri her sene devasa zararlar eder, hazine karşılardı.

Yani millet karşılardı.

Allahtan çoğu satıldı da bu kamburlardan kurtulduk.

Size bu konuda yıllar önce Elazığ dönüşü uçakta yan yana oturduğum Sabancı Grubuna ait mühendislerin söylediklerini aktarayım kısaca.

Bir şehirde ki çimento fabrikası ile ilgili Holding için rapor hazırlamaya gelmişler.

“Devletin elinde ki çimento fabrikalarının teknolojileri çok eski.Makina ve ekipman tamamen yenilenmeden onlardan verim almak mümkün değil.Kamuoyu baskısı yüzünden ucuza da satamıyorlar.Biz grup olarak orayı almaya kalksak, Elazığ’a sıfırdan bir fabrika kurmaktan çok çok daha fazla bir maliyeti olacak.Haliyle biz Hükümet istediği için teklif veriyoruz ama asla alma taraftarı değiliz”

Bu bahsettiğim hemen hemen tüm sektörler için böyleydi.
Şimdi bazı askeri tesisler kaldı sadece.
Onlar stratejik kurum deniyor...
Satılamaz...
Niye kardeşim...
Dünyanın en büyük silah üreticisi ABD devletine ait silah sanayi yok.
Hepsini özel sektör üretiyor...
O fabrikalarda üretilen son sistem bir silahı başka bir ülke'ye versin de hükümetin izni olmadan ne yapıyorlar gör...
Sanki senin MKEK müdürün devletin diye bilgileri vermeye kalkmadı?
Şu an; devletin MKEK kurumu eliyle üretim yaptığı fabrikaların verimliliğiyle, özel sektörün üretimi arasında ki korkunç farkı raporlara yansıtabilecek bir baba yiğit var mı acaba?
Sanmıyorum...
O zaman özelleştirin..
Masonundan tutta Fetö örgütü mensubu ve PKK'lı olduklarını göğüslerini gere gere söyleyen pisliklerin kol gezdiği MKEK gibi bir yeri özelleştir, hem devlet zarar etmesin hem silah sanayiin güçlensin...

Ayrıca bu tür stratejik bir kurumda işçi veya mühendis olarak çalıştırdığın kişi, devletin güvenlik güçleriyle çatışan bir terör örgütünün mensubu olabilir mi?

ROKETSAN, HAVELSAN, ASELSAN…

Bu kurumlar belki bir dönem için devletin denetiminde olması bir ihtiyaç hatta zaruretti.Ama bugün dünyada ki uygulamara bakmak gerek.

Bir sürü kokular geliyor.

Özel sektörün Savunma Sanayi için üretime başlaması hem bu alandaki yerlilik oranını, hem ihracat yapma imkanını getirecek, kalite ve kantite artacak.

Gemi sanayi, Silah üretiminde ve diğer ağır ekipmanların üretiminde bazı yerli firmalar ciddi yatırımlar yaptılar ve üretimler yapıyorlar.
Silahlı İHA üretimini özel sektör yapıyor.
Eskişehir deki devlete ait kurum değil...

Velhasıl:
Sen güvenliği ve denetimi sağla...
Kanunlarını bu konularda ki özel durumlara göre çıkart...
Bu hususta gevşek davrananı affetme...
Bak bizim silah sanayinde ki millilik ve gelişmişliğimiz nasıl sıçrama gösteriyor.

Bölgede ve Dünya’da büyük oyuncu olmak istiyorsan, seni dikkate alsınlar, ağırlığın olsun istiyorsan savunma sanayinde güçlü olmak zorundasın.

Bunun yolu; Amerika’nın, Fransa’nın ürettiği silahlara milyarlarca dolar ödeyerek almaktan geçmiyor.

Kendi silah sanayini geliştirmekten, uzun menzilli sistemleri üretmekten geçiyor.

Ne demiş atalarımız:

“Hazır ol cenge istiyorsan sulhu salah”
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık